Şırnak’ta sivil toplum kuruluşların öncülüğünde kadını, erkeği, genci yaşlısı binlerce kişi, terör örgütü PKK'nın Gara'da 13 vatandaşı şehit etmesinin ardından tepki yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve binlerce Şırnaklı vatandaşlar katıldı. Ellerinde Türk bayraklarıyla, ‘Şırnak teröre karşı tek ses, tek yürek’ pankartı ve büyük Türk bayrağıyla yürüyüşe başladı. Yürüyüş esnasında vatandaşlar 'Şehitler ölmez vatan bölünmez', 'Kürt Türk kardeştir PKK kalleştir', 'Kahrolsun PKK' sloganları attı.

Şırnak Cumhuriyet Meydanında başlayan yürüyüş Şırnak Sanat Sokağında son buldu. Burada grup adına basın açıklamasını Memur-Sen Şırnak İl Başkanı Abdullah Çatı okuldu. Çatı, Mehmetçiğin Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesine bölücü terör örgütünün faaliyetlerini sonlandırmak maksadıyla düzenlediği Pençe Kartal-2 harekat bölgesinde icra edilen operasyonlar neticesinde arındırılan terör ininde 13 vatandaşın teröristler tarafından kalleşçe şehit edildiği haberinin yürekle ateş düşürdüğünü söyledi. Çatı, “Vesayetin emir eri terör örgütü PKK’yı lanetleyip, 6 yıl önce PKK tarafından kaçırılarak Kuzey Irak’ta alıkonulan alçakça, kalleşçe şehit edilen 13 canımızı anmak ve birlikteliğimizi tüm dünyaya göstermek için buradayız. Şırnak’tan Gara'da şehit düşen vatan evlatlarının ailelerine selam olsun, Şırnak tek yürek devletinin yanında terörün karşısındadır. Emperyalizm için maşalık vazifesini yürüten terör örgütü, kanlı ellerini uzatmaya cüret ettiği her yerde ardında bir vahşet bıraktı. Ülkemizde ve bölgemizde refaha, özgürlüğe ve kardeşliğe göz diken eli kanlı terör örgütünün ve onun başka sahalardaki uzantıları ile taşeronluğunu ettikleri tapınağın yegane amacı bizi ölüme mahkum etmek istemeleridir. Kadim medeniyetin ortak varisleri, Selahaddin Eyyubi'nin torunları, Ahmed-i Hanilerin meftunları olarak Türkiye’de bir arada özgürlük, refah ve barış içinde yaşamak isteyen herkesi PKK katliamlarına karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz ve diyoruz ki ey PKK ektiğiniz fitne ile birlikte sizi de bu topraklardan söküp atacağız. Söz insan haklarından, demokrasiden ve hak-hukuktan açıldığında riyakarca mangalda kül bırakmayanların geçmişte olduğu gibi bugünkü vahşet sonrası da dut yemiş bülbül gibi susmaları yahut gerçeği eğip bükmeye çalışmaları bir kez daha maskelerini düşürmüştür. 13 silahsız masum insanın alçakça infazından, demokrasi, hak, özgürlük kılıfı altında ülkemizdeki terör örgütleriyle onların siyasi ve sivil görünümlü uzantılarına sınırsız destek verenler. Ülkemiz içinde terör örgütleriyle ve onların uzantılarıyla aralarına hiçbir mesafe koyamayanlar. Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin kararlarını hiçe sayıp, terör örgütlerinin propaganda aygıtlarına dönüşen sosyal medya mecraları sorumludur. 6 yıl önce PKK tarafından kaçırılan Kuzey Irak’ta alıkonulan 13 evladımız, alçakça, kalleşçe şehit edildi. Bunun üzerine hala PKK’yı aklamaya çalışan sivil görünümlü alçaklar var. PKK ile aynı açıklamaları yapmaktan utanmayan aynı yalanlara sahip çıkan haysiyetsizler var. PKK terör örgütünün bu cinayetlerini kınamayanlar suça ortaktırlar buradan ilan ediyoruz. Aynı zamanda Türkiye ile ilgili her konuda yorum yapan ve çeşitli vesilelerle haksız şekilde ülkemize tepki gösteren uluslararası sendikal örgütlerin, AB kurumlarının, ülkemizdeki elçiliklerin ve insan hakları örgütlerinin bu katliamları görmezden gelmelerini de kınıyoruz. Daha önce PKK’nın katliamlarına sessiz kalan, demokrasi ve insan haklarını savunduğunu iddia eden sendikaları, baroları, meslek örgütlerini, siyasi partileri, akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları, oyuncuları, insan hakları örgütlerini de PKK’nın katliamlarına karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz, ancak PKK’nın katliamlarına karşı ses çıkararak tutarlı olabileceklerini buradan bildirmek istiyoruz” dedi.

“Teröre karşı operasyonları başarıyla gerçekleştiren kahraman ordumuza selam olsun”
Temsil ettiğini iddia ettiği Kürt vatandaşların eğitim, sağlık, barınma, çalışma gibi haklarını engellemeye yönelik bir strateji izleyen PKK ile mücadelenin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşam hakkını koruma mücadelesi olduğunu aktaran Çatı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu mücadelede özellikle komşuları ve gelişmiş ülkeler tarafından yalnız bırakılan Türkiye’ye akıl almaz suçlamalar yöneltilmekte, Türkiye’nin kendi vatandaşına şiddet uygulayan bir ülke olarak gösterilme çabası dikkat çekmektedir. PKK terör örgütü, Türkiye için 40 yıllık bir terör ve şiddet problemi olmasına rağmen, birçok Avrupa ülkesi terör örgütü üyelerine kendi ülkelerinde koruma sağlamış, taraftar toplamalarına imkân vermiştir. Gerek söz konusu ülkeler gerekse de bu ülkelerdeki medya ve düşünce kuruluşları ile sivil toplum örgütleri PKK’yı temize çıkarıp meşrulaştırmaya yönelik ciddi bir imaj çalışması yürütmektedirler. Tüm bunların yanı sıra özellikle ülkemizden bazı sendikaların, meslek kuruluşlarının ve insan hakları örgütlerinin PKK’nın yaptığı katliamları gizleyen, örgütün faaliyetlerini meşrulaştıran ve Türkiye’nin terörle mücadelesini saptıran kara propaganda yaptıkları bilinmektedir. Uluslararası sendikal örgütlerin, AB kurumlarının, ülkemizde her konuda yorum yapan elçiliklerin, insan hakları örgütlerinin ve siyasi uzantı HDP'nin PKK’nın katliamlarını görmezden gelmelerini kınıyoruz. Ne bölge insanıyla ne Türkiye ile uzaktan yakından ilgisi kalmadığı kesinleşen terör örgütünün başını tamamen ezmek boynumuzun borcu haline gelmiştir. Bu terör örgütünün son mensubunu da etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İnşallah o günler yakındır. PKK terör örgütünün bu ilk katliamı da değildir. Bölücü terör örgütü 1984 yılından bugüne kadar 30 bin sivil insanımızı aynı şekilde katletmiştir. Anne karnındaki çocuktan kundaktaki bebeğe, çobandan imama, eğitimciden sağlıkçıya, esnafa her kesimden insanımız bulunmaktadır. Terör örgütünün ve vekalet ettikleri emperyalizmin asıl amacı ehlileştirilmiş, başını önüne eğmiş, emir alan bir Türkiye safsatasıdır. Ama bu çabaları nafiledir. Milletimiz genciyle yaşlısıyla işçisiyle devletinin ve güvenlik güçlerimizin yanında kalacaktır. Ülkemiz zalimler, katiller için bir kabus olmayı sürdürecek, masumlar, mağdurlar ve İslam ümmeti içinse güvenilir bir liman olmaya devam edecektir. Terör örgütlerinin sırtını sıvazlayan, silah ve mühimmat yardımlarıyla terör örgütleriyle stratejik ortaklık kuran, bu şekilde Türkiye'nin yoluna taş koymaya çalışan küresel şer şebekelerinin inadına gün, terör örgütlerinin heveslerini kursaklarında bırakma günüdür. Gün, terör örgütlerine silah dahil lojistik destek veren yabancı güçlerin oyunlarını bozma günüdür. Gün, eli kanlı terör örgütü PKK ve diğer terör örgütlerinin reklamlarını yapan medya ve tüm oluşumlarına karşı birlik olma günüdür. Dünyadaki tüm mazlumların ve mağdurların umudu olan büyük Türkiye Cumhuriyetine, bugüne kadar teröre karşı yapılan tüm operasyonları başarıyla gerçekleştiren kahraman ordumuza selam olsun. Hendeklere gömülen terör örgütünün bu alçak saldırıları milletimizi asla yıldıramayacaktır. Ülkemiz zalimler ve katiller için bir kâbus olmayı sürdürecek; masumlar, mağdurlar ve İslam ümmeti içinse güvenilir bir liman olmaya devam edecektir. İman ediyoruz ki; 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' Şırnak halkı olarak teröre karşı yapılan tüm operasyonların sonuna kadar destekçisiyiz. Hesap sorulmadan, zulmün kalbine hançer sokulmadan, dökülen şehit kanlarının bedeli ödetilmeden vazgeçmeyi düşünmeyeceğiz. Şırnak Sivil Toplum Örgütleri olarak mukaddes vatan yolunda toprağa düşen aziz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret, aziz milletimize ve şehitlerimizin kederli ailelerine sabır diliyoruz.”
Basın açıklamasının ardından grup, ellerinde Türk bayrakları ile slogan atıp dağıldı.