İzmir'de yaşayan İ.D, 1981 yılında eşini, 1985'te kendisini evlat edinen babasını, 1986'da da öz babasını kaybetti. Hem öz babasının hem de eşinin emekli sandığı iştirakçisi olması nedeniyle ilk olarak eşinden sonra da babasından ölüm aylığı aldı.

İ.D, 2004 yılında eşinden aldığı aylıktan feragat ederek, kendisini evlat edinen babasından yetim aylığı almak için başvurdu. Başvuru kabul edildi.

SGK, 2013 yılında çıkardığı genelge ile İ.D.'nin gelirinin brüt asgari ücretten yüksek olması nedeniyle, 21 bin 262 lira borç tahakkuk ettirip, aylıklardan 4'te 1 oranında kesinti yapılmasına karar verdi.

MAAŞINDAN KESİNTİ YAPILINCA SOLUĞU MAHKEMEDE ALDI

Karara İ.D, itiraz etti ancak reddedildi. Bunun üzerine İ.D, avukatı aracılığıyla SGK'ya karşı İzmir 16. İş Mahkemesinde dava açtı.

Dosyayı inceleyen mahkeme, genelge gereğince geçmişe yönelik borç tahakkuk ettirilmesi ve aylıklardan kesinti yapılmasına yönelik işlemin iptaline ve yapılan kesintilerin davacıya yasal faiziyle iadesine karar verdi. Mahkeme, gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

"SGK tarafından yeni yasal düzenleme olmadığı halde hak sahibi kız çocukları için 2013'te bir genelge yayınlanmıştır. Buna göre, 'ölüm tarihleri itibariyle 4/1-(b) sigortalılar ile hak sahiplerinin tüm gelirlerden elde ettiği aylık tutarının brüt asgari ücret tutarının altında olup olmadığı Sosyal Güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir' düzenlemesi yapılmıştır. Ancak 2017'de genelgeden cayılarak 01.10.1972-03.10.2000 ve 08.08.2001-01.08.2003 dönemlerinde ölenlerin kız çocuklarına gelir testi yapılmadan, kendi sigortalıkları veya kendi sigortalıkları sebebiyle gelir ve aylık almamaları halinde, ölüm aylıklarının bağlanmasını bildirmiş olup, SGK bu son işlemi ile kız çocuklarına bağladıkları aylıkları yasaya aykırı olarak kestiğini veya bağlamadığını kabul etmiştir."

Kararda ilgili kanun maddesince Sosyal Güvenlik Kanunları kapsamında çalışmayan ve gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanmasının mümkün olduğuna, dul kalan davacının babasından dolayı yetim aylığı alma hakkı olduğu da kaydedildi.

Davacı İ.D'nin avukatı Ersan Karatekin AA muhabirine yaptığı açıklamada işlemin iptal olmasıyla mutlu olduklarını ve müvekkiline yapılan kesintilerin ödeneceğini belirtti.

"2 BABADAN DA MAAŞ ALMASINA ENGEL YOK"

SGK'nın genelgeyi gerekçe sunarak aylığı iptal ettiğini dile getiren Karatekin, şunları kaydetti:

"Maaşlardan biri brüt asgari ücreti geçtiği için SGK kendisini evlat edinen babasından aldığı maaşı iptal ediyor. Sosyal güvenlik mevzuatına göre hem öz babasından hem de kendisini evlat edinen babasından maaş almasına bir engel yok. İşlemin iptali için açtığımız davada mahkeme müvekkilin hem öz babasından hem de kendisini evlat edinen babasından maaşlardan biri brüt asgari ücreti geçse bile 2 maaşı da alabileceğine karar verdi. Benzer durumda olan kişiler, evli olmayan kadınlar hem öz ebeveyninden hem de kendilerini evlat edinen ebeveynlerinden maaşlardan birisinin brüt asgari ücreti geçip geçmemesi fark etmeksizin maaş alabilirler. Önemli olan ebeveynlerin sigortalık türleri ve vefat tarihleri. Ebeveynlerden birisi Emekli-Sandığı iştirakçisi diğeri Bağ-Kur emeklisi olarak vefat ettiyse ve vefat tarihleri 2008 yılından önce ise ikisinin üzerinden de maaş bağlanabilir."

Yargıtay'dan emsal 'kızlık soyadı' kararı: Kusur sayılmadı Yargıtay'dan emsal 'kızlık soyadı' kararı: Kusur sayılmadı Yargıtay, emsal bir karara imza atarak, kadının sosyal medya hesaplarında kızlık soyadını kullanmasının 'güven sarsıcı davranışın kanıtı' olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti.

Yargıtay'dan emsal miras kararı Yargıtay'dan emsal miras kararı Milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, evi terk ederek ailesi ile tüm sosyal ilişkilerini sonlandıran, anne ve babası hastalandığında dahi ziyarete gelmeyen, onların hatırını bile sormayan evladın vasiyetname ile mirasçılıktan çıkartılabileceğine hükmetti.