Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Özsoy, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, toprağın kolayca kaybedilebilecek kıt bir kaynak olduğunu söyledi. Toprağın dinamik, üç boyutlu ve canlı doğal bir ortam olduğunu ve tüm karasal varlıklara durak yeri ve besin kaynağı olduğunu vurgulayan Özsoy, şöyle konuştu: “Toprak, tüm canlılar için mutlak gereklidir ve doğada eş değeri yoktur. Toprak, belli iklim ve bitki örtüsü altında ancak çok uzun sürelerde oluşabilir. Dünyada karalar, 13 milyar hektar yer kaplar. Bunun ancak 1,4 milyar hektarı tarıma uygundur. Son 150 yılda dünya çapında üst (bereketli) toprağın yarısı maalesef kaybedilmiştir.” Özsoy, yenilenemez bir kaynak olan toprağın korunmasının gıda güvenliğinin ve insanlığın geleceğinin anahtarı olduğunu anlatarak, şöyle dedi: “Gıdalarımızın yüzde 95’i topraktan gelmektedir. Toprakların sağlıklı olabilmesi için toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin iyi olması gerekir. Toprağın biyolojik özelliklerinde toprak canlıları ve organik madde kilit faktördür. Toprak organik maddece zengin ve biyolojik aktivitesi iyiyse toprak o kadar sağlıklıdır.”

Türkiye’de 4 milyon hektar gitti
Özsoy, Türkiye’de çıkarılmış yönetmelik, kanun ve planlara rağmen tarım arazilerinin, amaç dışı ve yanlış kullanım, erozyon ile kirlenme gibi sebeplerle giderek azaldığını, tarımsal potansiyeli yüksek verimli ova topraklarının yok edildiğini vurguladı. TÜİK verilerine göre, Türkiye tarım arazisi varlığının 1990 yılında 27,8 milyon hektardan 2014’te 23,9 milyon hektara gerilediğini dile getiren Özsoy, şunları kaydetti: Ülkemizde tarım arazileri azalırken nüfus artmaktadır. Türkiye’de kişi başına düşen tarım arazisi miktarı 1990 yılında 4,9 dekar/kişi, 2014 itibarıyla 3,07 dekar/kişi olarak belirtilmiştir. 2005-2010 arasında günde 183,5 hektar verimli tarım toprağını kaybettik. Bir başka ifade ile dakikada 1,27 dekar araziyi bir daha dönüşü olmamak üzere yitirdik.