Susuzluğa dayanıklı bir ağaç olan badem ağacının gövdesine aşıldığı diğer meyvelerin de böylelikle susuz yetiştiğini belirten Yalçın, bu yöntemle aynı zamanda kısıtlı arazisi olanlara bir ağaçta 5 meyve yeme imkanı sunuyor. 
Erik, kaysı, şeftali gibi meyve ağaçlarının kısa ömürlü olduğunu belirten ancak badem ağacına aşılanan bu meyve ağaçlarının daha uzun ömürlü olduğunu söyleyen Yalçın, bu yöntemi herkese tavsiye ediyor. 
Aşı denemelerinin sadece badem ağacıyla sınırlı olmadığını da belirten Yalçın, sakızlak ağacına Antep Fıstığı aşılamış. Tropikal meyveler üzerinde çalışan Yalçın, “Geçimimi ağaçlara aşı yaparak sağlıyorum. Bu işi dedemden öğrendim. Çığlık Mahallesi sulama suyunun olduğu bir mahalle. Bu mahallede bulunan bahçemde 200 kadar badem ağacım vardı. Diğer meyveleri defalarca diktim ama hiçbiri dayanamadı. Bunun üzerine ben de susuzluğa dayanıklı badem ağaçlarına benzer gen taşıyan meyveleri aşıladım. 10 yılı aşkın bir süredir bahçemde badem ağacından erik, kayısı, şeftali, nektarin ve badem yiyorum. Bu yöntemle kısa ömürlü olan erik, kayısı, şeftali ve nektarin ağaçlarının da ömrünü uzatmış oldum. 15-20 yıldır meyve yediğim ağaçlar var. Aynı zamanda bu yöntem küçük arazileri olan, evinin önünde sınırlı alanı olan kişilerin bir ağaçtan 5 farklı meyve almasına imkan sağlıyor. Benden bu yöntemi öğrenmek isteyen olursa seve seve öğretirim, sonuçta ben ölünce bunu yapan kalmayacak” dedi. 
Süleyman Yalçın’ın bulduğu yöntem en çok eşi Ayşe Yalçın’a yaramış. Manava gitmeye ihtiyaç duymayan Ayşe Yalçın, “Bahçemizde su sıkıntısı var. Daha önce farklı ağaçlar diktik ama kurudu. Eşim badem ağaçlarına farklı meyveleri aşılamayı keşfedince rahat ettik. Şimdi badem ağacının altına gittiğimde erik, şeftali, kayısı ve nektari toplayabiliyorum. Bu çok güzel bir şey” diye konuştu.