İzmir’de yaşayan Hüsnü Kutluay, 2014 yılında eşinden boşandı ancak şimdi 10 yaşında olan oğlu K.K.’yı mahkeme kararına rağmen göremediği için yıllarca icra ile gördü. Kendisi gibi pek çok mağdur babanın ve babalarını göremeyen çocukların sesini duyurmak için Babasız Bırakılan Çocuklar, Çocuksuz Babalar Derneğini kuran Kutluay, bu derneğin başkan yardımcılığını üstleniyor. Kutluay, eski eşi ile devam eden velayet davası ile meşgulken çocuğunu darp ettiği gerekçesiyle verilen uzaklaştırma kararını görünce şoke olduğunu belirtti. Oğlunu darp etmediğini iddia eden Kutluay, kararı trajikomik olduğunu ifade ederek, evladının ve diğer çocukların hakkını korumak için dernek kurmuş bir baba olduğunu, darp iddiasının trajikomik olduğunu söyledi. Kutluay, çocuğunun yaşadığı ev ile kendi evi arasında 100 metre mesafe olduğunu, uzaklaştırma kararı nedeniyle sokağını değiştirdiğini kaydetti. 

"İftira atıldı” 
Eski eşiyle fiilen 2012’de, hukuken de 2014 yılının sonunda boşandıklarını kaydeden Kutluay, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: 
"2014 yılından bu yana da mahkemenin verdiği karar yerine getirilmediği için oğlumu ancak icra ile görebiliyordum. Geçen Nisan ayında yaşadığım bir iftira sonucunda oğluma karşı uzaklaştırma kararı alındı. Artık icra yoluyla bile oğlumu göremeyecek duruma geldim. Oğlumu darp ettiğim yönünde, bugüne kadar hiç gerçekleşmeyen bir iddia ortaya çıktı. Devam eden velayet sürecinde karşı taraf lehine delil elde etmek için karşı taraf böyle bir iftiraya başvurdu. Bu uzaklaştırma kararı, evladımla olan kişisel ilişkime engel oldu.” 

“Kendimi savunamadım” 
Mahkemeye bir darp raporu sunulduğunu kaydeden Kutluay, “Ellerinde bir darp raporu var. İşin kötüsü evladıma da baskı yapıldığını düşünüyorum. Oğlum da darp edildiği ile ilgili beyanda bulunmuş. Belli ki gerçekte olmayan böyle bir şeyi ifade etmek zorunda kalmış. Oğluma kızgın değilim. Muhtemelen maruz kaldığı baskıdan dolayı böyle bir şey yaptı. Ben onu çok seviyorum. Darbın nasıl oluştuğu ile ilgili bir fikrim yok. Bir tespit olduğu doğru ancak bu benim tarafımdan yapılmış bir şey değil. Mahkemeye sunduğum itiraz, tanık gibi konular dikkate alınmadan uzaklaştırma kararı devam ediyor. Kendimi savunamadım” ifadelerini kullandı. 

“Rapor var ama darp bana ait değil” 
Darp raporunun, oğlu ile yaptığı görüşme sonrası alındığını belirten Kutluay, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Oğlumla görüşme sonrasında alınmış bir rapor var ama tespit edilen darp izleri benim tarafımdan yapılmış değil. Ben 2014 yılından beri evladımı görebilmek için icra yollarına başvurmak zorunda kalan, bu iş için her seferinde 400 lira para harcayan, bugüne kadar 20 bin liranın üzerinde masraf yapmış, evladımın ve diğer çocukların hakkını korumak için dernek kurmuş bir babayım. Kendi evladıma böyle bir şey yapmam düşünülecek bir durum değil.” 
Nisan ayından bu yana oğlunu göremediğini söyleyen Kutluay, “Evladımla bayram yaşayamadım. Zaten bugüne dek bir kere olsun evladımla bayram namazına gitmedim. Onun karne törenine gidemedim, Babalar Günü’nü yaşayamıyorum. Bu olay, tüm yaşadıklarımızın üzerine tuz biber oldu. İşin ilginci bu kararı tedbir olarak aldılar. Çocuk bir yakınıyla yanıma gelebilir. Böyle bir tedbir alınabilecekken ilişkiyi tamamen ortadan kaldırmak kabul edilebilecek bir durum değil. Bu tedbir değil bir ceza. Yapmadığım bir şey yüzünden evladım da ben de cezalandırılıyoruz. Buruk bir Babalar Günü geçiriyorum” dedi. 

“Asıl oğlumuz zarar görüyor” 
Yetkililere seslenen Kutluay, “Elinizi biraz vicdanınıza koyun. Ben suçlu değilim. İşlemediğim bir suç yüzünden cezalandırılıyorum. Bana savunma hakkı vermiyorsunuz. Evladım hangi şartlar altında bu ifadeyi verdi, incelenmeli. Bu ülkenin vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum ama maruz kaldığımız bu durumlar son derece yıpratıcı” derken, eski eşine de “Sen onun annesisin, ben de babasıyım. Bu, dünyada değiştiremeyeceğimiz bir gerçek. Biz geçinememiş olabiliriz ama bu senin anne, benim de baba olduğum gerçeğini değiştirmez. Evladımızı medeni bir şekilde büyütmek varken bu iftiraları atmanın hiçbir gereği yok. Bu durum asıl oğlumuza zarar veriyor” diye seslendi. 

“Ziyaretçi bile değilim” 
Üzerinde "I am a father not a visitor” yazılı tişört giyen Kutluay, şöyle konuştu: 
“Türkçe anlatamadık, bir de İngilizce söyleyelim dedik. Biz babayız, ziyaretçi değiliz. Yasalar bizi ziyaretçi olarak görmekte, babalık vasfımızı hiçe saymakta. Bu tişörtleri giyerek farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Ben şu anda bir ziyaretçi bile değilim. Bunu bile bana çok gördüler. Babasız Bırakılan Çocuklar, Çocuksuz Babalar Derneği Başkan Yardımcısıyım. Bu dernek, çocuk haklarını savunmak üzerine kurulmuş ve bu anlamda sivil toplum farkındalık ödülü almış bir dernek. Bugüne kadar hakkımda hiçbir sabıka yokken birden böyle bir şeyle karşılaştım. Canım, ciğerim, evladım, o benim her şeyim. Bu trajikomik bir vaka. Ne diyeyim bilemiyorum. Kelimenin bittiği yerdeyim.” 

“Evlerimiz arasında 100 metre var, sokağımı değiştiriyorum” 
Konuyla ilgili Anayasa Mahkemesine başvuracağını belirten Kutluay, “Yapmadığın bir şeyi ispat etmek zor ama benim tanıklarım var. Darbın ne zaman yapılmış olduğu, ne zaman gerçekleşmiş olduğu, ne şekilde yapılmış olduğu incelenmiş olsa zaten bu konunun benimle alakası olmadığı anlaşılacak. Rapor tutmak kolay ama bu olay nasıl olmuş incelenmesi lazım. Oğlumla evlerimiz arasında 100 metre var ama yanına yaklaşmam yasak. Sokağımı değiştiriyorum. Eskiden de eski eşime rahatsızlık vermemek için sadece bana teslim edilen zamanlarda bulundukları sokağa giriyordum. Mahalle bakkalından bile alışveriş yapmıyorum” ifadelerine yer verdi.