Rahmetli Mehmed Şevket Eygi 1933 Zonguldak doğumlu bir Anadolu çocuğu. Kibar zarif sanatkâr bir insandı. Kalem ve kelâm ehliydi. Sadık ve samimiydi, yanlışınızı da söyleyecek kadar da dobra.
Abdi İpekçi, Mümtaz Soysal ve Cemal Süreya ile birlikte okur. Galatasaray Lisesinde Enver Tekand, Orhan Şaik Gökyay, Nihat Sami Banarlı ve Ahmet Kutsi Tecer gibi hocalar vardır o yıllarda.
Ardından mülkiye. Ankara Siyasal... Yani bir nevi imalat hatası diyebilirsiniz ona.
Dışişleri Bakanlığı’nın imtihanı derece ile kazanır ama monşerler almazlar aralarına. Diplomat olamaz, Diyanet İşlerinde mütercimlik kadrosu düşer payına.
Bu arada Büyük Doğu’da yazmaya başlar.
Fransızcası ana dili gibidir, Avrupa basınını yakinen takip eder. Le monde, Figaro hadiselere nasıl bakıyor acaba?
Süheyl Ünver, Uğur Derman’la oturur kalkar. Mahir İz’le sohbetler yapar. Yazma eserler alır, hatlar, tezhipler, ebrular....
Rejimin baskıcı yıllarında gazete çıkaracak kadar gözü karadır.  35 bin satan Yeni istiklal  (1960-67) soluk olur mütedeyyin Müslümanlara.
Nizamadden Nazif Tepedelenlioğlu, Şukufe Nihal hanımefendi gibi yazarlar…
Günlük Bugün Gazetesi ile yakaladığı tiraj ise hakim zümreyi panikletir adeta. “Buyurun sabah namazına” dedi mi, yüz bin kişi saf tutar Sultanahmed meydanında.
Arkasında sermaye ve reklam desteği yoktur, gazete günübirlik paralarla döner anca. Yeşilay binasının alt katında mütevazı bir büro, kağıt, matbaa, dağıtım, maaşlar... Sıkıntı had safhada.
Ardından Babıalide Sabah ile çıkar yola.
Kitap kulvarını da boş bırakmaz, Bedir yayınevinin çıkardığı İhyâ-u Ulûmid-Din evlere girer. Gençler İmam-ı Gazali ile tanışırlar.
Derin devletin baskısı hissedilir bir şekilde artınca yurt dışına çıkar, sürgün onu olgunlaştırır, Suudilerin hakiki yüzünü görür mesela.
Üslubu kibardır, kırıp dökmez yine de “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik”ten bir kulp takarlar. Davalar, cezalar...
Halbuki tenkitleri karşı cenahtan ziyade yanındakilere yapar, çuvaldızı dostlara…
Mal, para, şöhret sevgisi ve gıybet illeti üzerine yazar.
Selefilere ve şiaya karşıdır, döner dolaşır Ehl-i sünnet’in kıymetini anlatır okurlarına.  
Önce namaz der, cebinizde takke olsun, edep ile çıkın Allah’ın huzuruna.
Sabetaycılar, Resmi tarih yalanları, cami kıyımları gibi mevzuları işler kitaplarında.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmed Şevket Eygi’nin İstanbul Fatih Camii’ndeki cenaze namazına katıldı. Burada kısa bir konuşma yapan Erdoğan “Zengin bir kütüphanesi vardı. Kitaplarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki kütüphaneye hibe etti” dedi. Eygi, ikindi namazına müteakiben kılınan cenaze namazı sonrası defnedildi.

NELER YAZMIŞTI?
∂  Mutlak gerçek ve doğrular İslam’ın tekelinde midir?.. Yüzde yüz saf, katışıksız haliyle tekelindedir. Başka dinlerde de ondan parçalar olabilir anca.
∂ Yeryüzünde gerçek barış, selamet, huzur, adalet ve güvenlik, İslam ahkamının (hükümlerinin) aslına uygun şekilde uygulanması ile mümkün olabilir. İslam’ın evrensel ve ebedî hüküm ve gerçeklerinde reform, değişim yapılamaz.
∂ Batı medeniyeti Allah ile olan bağlarını kopartmış, baş kaldırmıştır. Evet ilimde, teknikte çok ilerlemiş, akıl almaz icatlar ve keşifler yapmıştır ama dünyayı da yaşanmaz hâle getirmiştir. Batı barış değil savaş medeniyetidir. Sömürgecidir, emperyalisttir, aşırı kapitalisttir, bencildir, hedonisttir.
∂ İslam düşmanları, İslam’ı ve ümmeti büsbütün kazıyıp yok edemeyeceklerini anlattıkları için, suya sabuna dokunmaz light ve ılımlı reforme edilmiş, beşerî bir hümanizma veya ideoloji hâline gelmiş, adı var kendi yok yeni bir İslam türetmek istiyor.
∂ Parayı put haline getirmeyeceksin. Kanaatin, elindekiyle yetinmenin büyük bir hazine olduğunu kabul edeceksin. Para şehvetine kapılmayacaksın. Kendine örnek olarak, Aşere-i Mübeşşere’den Abdurrahman b. Avf’ı alacaksın.
∂ Halkın, icazetsiz kişiler tarafından yapılmış Kur’ân tercümelerini, meallerini, tefsirlerini okuyup, kendi re’y ve hevalarıyla hüküm çıkartmalarına, bilgiçlik taslamalarına karşıyım.
∂ “Men fessere’l-Kur’ane bi’re’yihi fekad kefer” hadisi bütün Müslümanlara, bilhassa gençlere anlatılmalı.
∂ Vefatımda kedim sağ olursa, dostlarımdan biri ona sahip çıkıp baksın. Öldüğünde cesedini beyaz bir beze sarıp temiz bir yere gömsün. Mütevazı bir hayvandır. Az yer, çok sevgi ister. Bu iyiliği yapacak olana şimdiden dua ediyorum.