Ömer Temür - Bir iş aşkla nasıl yapılırın en güzel örneği Cemil Şahin. Osmanlı ve Selçuklu sevdalısı kubbe ve minare fotoğrafçısı. Bir gün İstanbul'da bir gün Edirne'de bir gün Bursa'da. Nerede ecdadın bir yadigârı var orada. Kubbeler sanki onun evi. Çektiği fotoğraflarla tarihî camilerin günümüze kadar uzanan ihtişamını gözler önüne seriyor. 
Öyle duygu yüklü öyle içten ki; "Deklanşöre her bastığımda sanki geçmişe bir yolculuk yapıyorum" diyor. Mimar Sinan'a ise ayrı bir hayranlığı var. 
O büyük üstadı kendine örnek alan Şahin, Süleymaniye ve Selimiye Camilerindeki birçok gizli sırrı da ortaya çıkarmış. Aşkla şevkle yapılan işler başarıyı da beraberinde getirmiş. Bugüne kadar 18 sergiye imza atan Şahin'in Çamlıca Camii fotoğrafları PTT tarafından da anma pulu olarak basılmış. Cemil Şahin'le minare fotoğrafçılığını, Osmanlı mimarisi ve Çamlıca Camii’ni konuştuk:

TARİH KİTABINDAKİ O FOTOĞRAF
¥ Kubbe ve minare fotoğrafçısı olmak nereden aklınıza geldi?

Ortaokul yıllarında resim çizmeye çok meraklıydım. Gazete ve dergilerdeki fotoğraflara bakmayı severdim. Hiç unutmuyorum tarih kitabında Selimiye Camii’nin bir fotoğrafı vardı. Çok kötü çekilmişti. 'Hoca’m Selimiye'nin başka fotoğrafı yok mu?’ dedim. ‘Ancak bu kadar çekebilmişler başka da fotoğraf yok’ dedi. O fotoğraf beni bugüne kadar getirdi. 

¥ Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz? 
On yıldır kubbe ve minare fotoğrafı çekiyorum. İlk başladığımda çok zorluk çektim. Belediyelere, vakıflara gidiyor, hep elim hep boş dönüyordum. İzin alabilmek için tam bir sene uğraştım. Bir gün Sultanahmet Camii’ne gittim. Caminin fotoğrafını nasıl çekebilirim derken, caminin karşısındaki bir binanın çatısına çıktım. Çatıya tripodu kurdum. Akşam saatleriydi. O sırada genç bir arkadaş geldi, 'Cemil Bey çektiğiniz fotoğraflardan biz de alabilir miyiz?" diye sordu. Meğer çekim yaptığım kafenin sahibiymiş. Mehmet Kardeş’imizle muhabbet öyle sardı ki, gecenin 12'sine kadar çekim yaptım. 

¥ Peki, kubbeye ilk defa nasıl çıktınız? 
Kafenin sahibi olan Mehmet Bey, camilere olan ilgimi görünce “Yarın 4'te tekrar buraya gel, seni babamla tanıştıracağım, o seni Fatih Camii’ne çıkarır” dedi. Nasıl olur böyle bir şey imkânsız diyordum kendi kendime. Çok heyecanlıydım. Ertesi gün saat dörtte Mehmet Kardeş’im aldı beni babasının evine götürdü. Ev tam da Fatih Camii’nin karşısında. Osmanlı tüm ihtişamıyla önümde duruyordu. Gece 12'ye kadar o evde fotoğraf çektim. 

CUMA NAMAZINI KUBBEDE KILDIM
¥ Şimdi daha da meraklandım? 

Tam evden çıkıyorum, 'yarın gel seni kubbeye çıkaracağım' dedi. Ertesi gün de cuma namazı var. Geldim, görevliye kubbeye çıksın, fotoğraf çeksin dedi. İşte ilk defa o zaman kubbeye çıktım. Yukarıdan aşağıya baktığımda elim ayağım boşaldı. Bir anda ağlamaya başladım. Çok duygulanmıştım. Kubbede iki rekât şükür namazı kıldım. Tabii cuma namazı kılınacak. Onun fotosunu almam lazım. Yukarı çıkarken seccademi de yanıma almıştım. İmam namaza durunca bende makineyi otomatiğe alıp kubbede namaza durdum. İlk fotoğrafımı Osmanlının ilk selatin camiinde bir cuma vakti, İstanbul'un fetih yıl dönümü olan 29 Mayıs 2008'de çektim. Ben bir ay boyunca o minareden hiç ayrılmadım. 

¥ Bundan etkilenmemek mümkün değil.
 Sonra ne mi oldu? Bana izin vermeyen merciler beni bir ay sonra çağırdı. Yanımda Sultanahmet Camii’nin fotoğraflarını çerçeveletip gittim. Çok beğendiler. 'Bugüne kadar böyle fotoğraf çeken görmedik' dediler. 'Bizden ne istiyorsun' diye sordular. Sadece izin istiyorum dedim. Bu şekilde başladım ve hâlâ da devam ediyorum. Bu süreçte şunu gördüm; eğer sen aşkla istersen Allah da sana veriyor. 

KUR’ÂN’DAKİ SANATI GÖRÜYORSUNUZ
¥ Yeni bir projeniz var mı? 

Evet tabii ki. Dün Fatih Camii’nin minaresine çıkıp 1.453 fotoğraf çektim ve bunları yakın yayımlayacağım. Ayrıca Fotoğraflarla İstanbul adında bir kitabım var. İkincisi için çalışmalara başladım. On dokuz Osmanlı camiinin 19 tane fotoğrafı olacak. 

¥ Camiler sana ne hissettiriyor?
Kubbeye hiç abdestsiz çıkmadım. Sırtında 15  kilogram yük, elinde tripot. Ağır adımlarla çıkıyorsun sizi kuşlar karşılıyor. Kur’ân-ı kerimdeki ayetlerin nasıl ince ince işlendiğini görüyorsunuz.  O anda bütün yorgunluğum gidiyor. Aç susuz sekiz saat çekim yaptığım günler oldu. Oradaki lezzeti başka bir yerde alamadım.

BENİ EN ÇOK SELİMİYE ETKİLEDİ
¥ Bugüne kadar kaç camiye çıktınız? 

İstanbul, Edirne, Bilecik, Bursa, Kütahya, Ankara, Üsküp, Tekirdağ, Çanakkale... Osmanlı ve Selçuklu camilerinin neredeyse tamamına çıktım. Camilere birden fazla çıkıyorum. Mesela Selimiye'ye 10 senede 26 defa çıktım. Bana her çıkışımda farklı duygular veriyor.

¥ Sizi en çok hangileri etkiledi?  
En fazla etkileyen Selimiye oldu. Ardından Fatih, Süleymaniye ve Sultanahmet geliyor. Ancak camilerin hepsi çok güzel, birbirinden ayırmak mümkün değil. Mesela Fatih Camii ilk selatin camiidir. Ne diyor Mehmet Akif Ersoy: Minare ve kubbeler göğe kazınan Allah lafzıdır. Uzaktan baktığınızda da Allah lafzının geometrik olarak görebilirsiniz.

AYASOFYA'YI KENDİ ELLERİMLE ÖLÇTÜM
¥ Ayasofya'ya çıktınız mı?

Evet, bir defa çıktım. Selimiye'nin Ayasofya'yı geçtiğini kendi ellerimle ölçtüm. Canlı şahidiyim.

¥ Merak ettim, bugüne kadar kaç fotoğraf çektiniz? 
Fotoğraf sayısını bilmiyorum ama 14 TB'lik bir arşivim var.


Çamlıca Camii Türkiye'nin Batı'ya bir güç gösterisidir
¥ Biliyorsun günümüzdeki camiler betonarme ve biraz da tekdüze. Türkiye'nin kendisine has bir mimarisi var mı? 

Yeni camilerde ruh var mı? Oraya girmeyelim bence. Eleştirilecek çok şey var. 

¥ Peki, Çamlıca Camii’nde mimariden söz edebilir miyiz? 
Çamlıca kesinlikle sıradan bir cami değildir. Selçuklu ve Osmanlı karışımı bir cami. İçerisindeki motifler, Osmanlı ve Selçuklu motifleridir. Her döneme vurulan bir mühür var aslında. Fatih Camii, İstanbul fethedildikten sonraki ilk selatin camiidir. Fetih sonrası İstanbul'a vurulan ilk mühürdür. Selimiye, Sultanahmet... Yani her dönemin mührü var. Çamlıca da Türkiye Cumhuriyeti'nin sembol camisidir. 

¥ Çamlıca, sembol olarak ne anlam ifade ediyor? 
Türkiye şu an en güçlü olduğu bir dönemde. Etrafınız düşmanlarla çevrili. Ekonomik ve siyasi sürekli saldırılar geliyor. Çamlıca Camii dünyaya bir meydan okumadır. Türkiye'nin gücünü göstermektir. Selimiye ile Osmanlı, Batı’ya güç gösterisinde bulunuyordu. Çamlıca Camii de Türkiye'nin dünyaya güç gösterisidir. Mesela caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi İstanbul'da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul'u simgeliyor. Üç şerefeli dört minaresi Malazgirt Zaferi'ne ithafen 107, 1 metre, iki şerefeli iki minaresi ise 90 metre yüksekliğinde yapıldı. Kubbenin iç yüzeyine, 16 Türk devletine ithafen Allah'ın isimlerinden 16'sı, Haşr suresinin son iki ayetinden istifade edilerek yazıldı.

¥ Açıldığında siz de orada mıydınız?
Evet. O gün benim için unutulmaz bir gündü. Çamlıca Camii fotoğrafım anma pulu oldu. Pulu görünce ağladım. Bundan güzel ödül olur mu? Başkan Erdoğan benim çektiğim fotoğrafı seçti. PTT de anma pulu olarak bastı. Bu, benim için en büyük bir lütuftu. Ayrıca Çamlıca Camii’nin kapılarını bana açan İstanbul Çamlıca Camii ve Eğitim Kültür Hizmetleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk Bey'e teşekkür etmek istiyorum. Caminin yapım aşamalarında hep beraberdik. Bana çok destek oldu.

Revaktaki kavuk
¥ Kubbeler ve minarelere çıktığınızda sizi etkileyen bir şey oldu mu?

Süleymaniye Camii’ne ilk çıktığımda tek tek basamakları saydım. 115 basamaktı. Bu olamaz diye düşündüm. Dört defa inip çıktım, 114 basamak. 114 de Kur’ân-ı kerimdeki sure sayısı. Çok şaşırmıştım. Selimiye'ye çıkarken de basamakları saydım. Tam 99 basamak. Kubbe Allah'ın tek olduğunu, 99 ise Allah'ın isimlerini temsil ediyor. Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii’nin kubbesindeki camları saydım. Sağdaki, soldaki ve karşımdaki camların hepsi 19 adet ve çift katlı. 19 nedir? Besmelenin harf adedi. Her birinde 38 cam var. Üç tarafı da topladığınızda 114 çıkıyor. 
Mimar Sinan, yaptığı bu yapılara şifre koymuş. Mimar Sinan, bir mühendis olduğu kadar aynı zamanda ulemadan. 

¥ Gerçekten çok ilginç
Hatta bir şey daha söyleyeyim. Selimiye Camii’nde kavuk var. Sultanahmet ve Süleymaniye'de de bunun bariz örnekleri var. Revakın üstündeki yer kavuk şeklinde. Bunu ilk defa ben ortaya çıkardım. 

İmam, kendi camiini tanımadı
¥ Hiç ilginç bir anınız oldu mu? 

Evet hatırladığımda gülümsediğim bir hatıram var. Bir caminin kubbesinden fotoğraf çektim, imama "Bu hangi caminin fotoğrafı" diye sorum. Selimiye, Sultanahmet, Süleymaniye diye saymaya başladı. Şaka yapıyor zannettim. Sordum 'Hoca’m bu camide kaç yıldır görev yapıyorsunuz'. '15 yıl' dedi. '15 yıl kubbeye çıkıp da aşağı bakmak hiç aklınıza gelmedi mi' dedim. 'Biz namaz kıldırıyoruz' dedi.