Davanın taraflarından İhsan Koçak, 58 yıllık yargılama sürecini anlattı.

İLK DAVA 1963'TE AÇILDI
Davanın, memleketi olan Bala'nın Süleymanlı köyünün Kabayazı mevkisindeki bir arazinin tapusunun ailesi adına tesciline, Hazine, köy tüzel kişiliği ve 7 köylü tarafından itiraz nedeniyle 1963'te açıldığını bildiren Koçak, davada ilk kararın 1981'de çıktığını ancak bu kararın 1993'te Yargıtayca bozulduğunu ifade etti.

Bozma sonrasında yeniden başlanan yargılamada 2013'te davanın Gölbaşı Kadastro Mahkemesine nakledildiğini bildiren Koçak, "2021'e kadar çeşitli keşifler yapıldı, bilirkişiler dinlendi. Yargıtayın bozma kararı üzerine yapılan tamamlama keşifleri sonucunda davada 2021'de bizim lehimize karar verildi." dedi.

Koçak, sık sık hakim değişmesi, yazışmaların çok uzun sürmesi, ilk açıldığı tarihte davaya taraf olanların mirasçılarının yerinin tespitinin zorluğu gibi nedenlerle yargılamanın çok uzun sürdüğünü ifade etti.

Yargılama aşamasında, dosyadaki ihtilafı bilebilecek 1940'larda yaşamış kişilerin arandığını ancak bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşıldığını dile getiren Koçak, bu sebeple tekrar tekrar keşifler yapılmak durumunda kalındığını kaydetti.

Koçak, avukatların da zaman zaman mevcut durumun devamından fayda görülmesi nedeniyle davayı uzatmak için çabalarının olduğunu belirtti.

"DAVA İÇİN İKİ ARSA SATTIM"
Davanın başlangıcında mülk sahipleri olarak babası, amcası ve halasının, davacılar olarak da 7 kişiyle Hazine ve köy tüzel kişiliğinin bulunduğunu aktaran Koçak, yargılama boyunca ölen kişilerin mirasçılarıyla birlikte gelinen aşamada davaya taraf olanların sayısının 100'ü aştığını bildirdi.

İhsan Koçak, yargılama boyunca dosyaya 18-19 kadar hakimin baktığını, kendilerinin 8 avukat değiştirdiğini ve masraflar için iki arsa sattığını bildirdi.

Kendisi daha çok küçükken babasının vefat ettiğini, bu nedenle davayla önce dedesinin, ardından kendisinin ilgilendiğini anlatan Koçak, "Dedem vefat etti, ben de 68 yaşıma girdim. 58 yıldır bu davanın peşindeyiz. Maddi manevi çok yıprandık." dedi.

Davanın yükünü çocuklarına bırakmamak için takip ettiğini dile getiren Koçak, "Allah da işimizi rast getirdi, hakkaniyetle karar verildi. Annemin, amcamın ve 110 yaşında ölen halamın vasiyeti 'Adalet yolundan ayrılmayın, hukuka inanın'dı. Tamamen hukuka güvenerek adaletin er geç tecelli edeceğine inandık. Çok şükür adalet yerini buldu. Ama geciken adalet de adalet değil. Bu kanaatteyim. Gerçekten insanın ömrünü alıyor. Herkes uğraşamaz." ifadelerini kullandı.