İRFAN ÖZFATURA

İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın yaklaşan Kurban Bayramı ile ilgili olarak gazetemize açıklamalarda bulundu: Bu sene bereketli bir Ramazan-ı şerif geçirdik, rahmet, mağfiret ayında dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimize iftar ve iaşe desteği sağladık. Kazanlar kaynadı, sofralar kuruldu, çocuklar giydirildi, gıda kolileri ile muhtaçların kapıları çalındı. Dost ülkelerdeki insanlar farklı alfabeler kullandıkları için afişlerdeki “İhlas Vakfı” yazısını okuyamadılar bile, akıllarında sadece bayrağımız kaldı. Kim bilir belki de "hiç unutmam o gün Türkler gelmişti" diye anlatacaklar torunlarına.

> Şimdi de "Yaradan’a Kurban Yetimlere Bayram" sloganı ile çıkıyorsunuz yola.

Biliyorsunuz Afrikalıların ömrü bize nazaran daha kısa. Kirli su, kifayetsiz beslenme ve sari hastalıklar yüzünden genç yaşta vefat ediyorlar. Yetimler akrabaların yanına sığınabilirse ne âlâ. Yoksa organ mafyası, gece kulüpleri, köle tacirleri ve misyonerler yavruların peşine düşüyor.

> Ne yapmak lâzım bu durumda?

Biz İhlas Vakfı olarak yetimhaneler kuruyor, temiz bir yatak ve yemek sağlıyoruz onlara. Yetimhanelerde okuma yazma, Kur'ân-ı kerim, tarih, coğrafya, matematik, hayat bilgisi öğreniyorlar. Muhitlerinden kopmuyor, savrulmuyorlar sağa sola. Zeki, istekli ve gayretli olanları destekliyor, yüksek tahsil için getiriyoruz yurdumuza. Sadece Afganistanda 117 külliyemiz var, su kuyusu, mescid, kız dersliği erkek dersliği vs. Bunlarda 12.600 yavrumuz okuyor. 13 de talebe yurdumuz var ayrıca.

> Peki onca çocuğu beslemek kolay mı?

Kolay değil tabii, kurban etleri ihtiyacımızı nispeten karşılıyor. Çocuk sevindirmek gibisi var mı, hangimiz olmak istemeyiz başı okşanmış bir yetimin duasında.

> Kurban Bayramı’na az kaldı, hazır mısınız?

Arkadaşlarımız bir ay evvel gidip hayvanları seçtiler, kurbanlık vasfına haiz olanları ayırdılar. Bu konuda ince eleyip sık dokuyoruz. Kuyruğu kopuk, boynuzu kırık, kör topal olanları eliyoruz. Bazı danalar ise iri görünmelerine rağmen bebekler daha. Hâlbuki dinen iki yaşını doldurmuş olmaları lâzım. Yaşını dişlerine bakarak anlamak mümkün, tecrübeli arkadaşlarımız var bu hususta. Malûm Anadolu'da “kapak atma” diye bir tabir vardır, bilen anlar kolayca.

> Burayı biraz açsanız?

Eğer hayvanı kendiniz beslemişseniz yaşını zaten bilirsiniz. Ama dışarıdan alacaksanız, simsara kulak asmayacak, hayvanın ağzına bakacaksınız mutlaka. Eğer alt çenedeki ön iki süt dişi düşmüş ve yerine iki iri daimî diş (kazma gibidir âdeta) gelmişse o hayvan iki yaşını aşmıştır. Diyelim adamın 500 hayvanı var hepsini alırsanız fiyat makul, ama seçerseniz üstüne fark koyuyorlar. Arkadaşlarımız ayırdıkları hayvanların kulaklarına küpe takıp, sprey boya ile işaretliyor. Bayrama kadar yine çobanı bakıyor onlara.

> Bu sene fiyatlar nasıl acaba?

Bir hisse için yurt içinde 2.590 lira, yurt dışında 1.590 lira.

> Hangi ülkelerde olacaksınız?

Tabii ki önce vatanımızda, hem fakir fukaraya dağıtılacak hem de yurtlarımız için dondurulup saklanacak. Yurt dışında sadece 5 ülkede faaliyet göstereceğiz, Afganistan, Sudan, Somali, Çad ve Uganda.

> Eskiden daha geniş bir coğrafyada kesim yapıyordunuz.

Bu sene bayram yaza geldi, belli noktalara güç teksif ettik ki etler bozulmadan, deriler kokuşmadan yerini bulsun. Zamana karşı yarışacağız nasip olursa...

UNUTULANI İHYA "İYD-İ ADHA!"

> Eskiden Afrika'da kurban bayramları bu kadar renkli olmazdı.

Biliyorsunuz Hanefi mezhebinde kurban kesmek vacip. Diğer hak mezheplerde ise sünnet-i seniyye. Afrika’daki kardeşlerimiz genelde Şafii, Maliki ve Hanbeli olduğu için mükellefiyetleri yok, keserlerse ecrine nail oluyorlar.

> Zaten aralarında nisap miktarı malı parası olan da parmakla sayılıyor.

Sorma... Müminler bayram namazında kucaklaşıyor tebrikleşiyor, sessizce dönüyorlardı yuvalarına. Taa ki Türk hayır kuruluşları girene kadar. Artık onlar da bayram heyecanı yaşıyor. Hayvan pazarları açılıyor, kurbanlıklar seçiliyor, çoluk çocuk gülüş çığrış oturuyor sofraya.

> Evet yeni bir hareket, neşe, heyecan.

Çocuk o günü diğer günlerden farklı yaşasın ki “iyd-i adha” kelimesi unutulmasın. Bu yüzden bizi hasretle bekliyorlar, gözleri kalıyor yollarda.

> Et sık yiyebildikleri bir gıda değil sanırım.

Nerdee? Bazı köylerde çocuk hayatı boyunca poşu (darı bulamacı) yiyor. Besleyici değil ama su ile şişiyor tok tutuyor. Bu yüzden göbekleri önde gidiyor. Geçen sene kesim yerinde bir bağırtı cayırtı kopmuş, meğer polisler et çaldı diye bir çocuğu yakalamışlar. Et dedikleri de bir sığır kuyruğu, yenilecek nesi varsa? Arkadaşlar "ellemeyin" deyip kurtarmış, iyi yerlerinden kesip bir poşet tutuşturmuşlar çocuğa.

VEKALET ÖNEMLİ

Kurban kesmek bir ibadet. Bu yüzden hassasiyet gösteriyoruz fazlasıyla. “Yatır parayı tamam” demiyor, iştirakçilerin fıkıh kitaplarına uygun bir vekalet vermelerini sağlıyoruz evvela. Bağışçılarımız sözlü ya da yazılı olarak “Allah rızası için üzerime vacib olan kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye, kestirmeye, etini ve derisini dilediğine vermeye seni (veya filancayı) umumi vekil tayin ettim” diyor.

> İsimler net olacak öyle mi?

Elbette dijital ortamda “vekil ettim” (birinci tekil şahıs, dili geçmiş zaman) lafzı yazılmadıkça, ya da tasdik edilmedikçe bir sonraki adıma geçilmiyor.

> Aaa ne güzel, garantili.

Arkadaşlarımız o vekalete istinaden aldıkları sığırı bayram günü seve okşaya yatırıyor üzmüyorlar. 7 iştirakçinin adlarını okuyor, kasaba hitaben "şu şu şahısların vacip olan bayram kurbanını kesmen için seni vekil tayin ettim" diyor. Kasap kabültü (kabul ettim) diye cevap veriyor. Ve "Bismillahi allahuekber" denilerek bıçak vuruluyor.

> Keşke görebilseydik.

Görüyorsunuz zaten, videosunu çekiyor ve cep telefonunuza yolluyoruz mutlaka. Tamam bizi seçenler İhlas Vakfına güveniyor ama "nasıl bir hayvandı, nasıl bir yerde kesildi, kimlere verildi" bilmeye görmeye hakları var.

> Emanetçilik zor tabii.

Ve çok veballi, arkadaşlar işleri sonuna kadar takip ediyor, son poşet teslim edilmeden ayrılmıyor, kan, atık bırakmıyorlar sahada.

> Diyelim benim nisab miktarı (96 gr altın değerinde) param, ticari malım, takılarım yok. Ama kesmek de istiyorum, özeniyorum.

Şer'an zengin olmayanlar adak, akika için de vekalet verebilir. Mesela elli altmış yaşına gelmiş ciddi bir hastalık görmemiş, şükür kurbanı kesebilir.

> Şükredecek öyle çok şeyimiz var ki...

Biliyorsunuz Resulullah Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) bir tane kendisi için kurban keserdi, bir tane de ümmeti için. Ümmeti de onun için kesebilir, hasıl olan sevabı mübarek mutahhar mücella ruhuna hediye edebilir.

> Sadece bu dönem mi kesim yapıyorsunuz?

Hayır senenin her mevsimi yardımcı oluyoruz dostlara. www.ihlasvakfi. org.tr adresinden mufassal bilgi var. Muhtemel sorularınız için telefonla da (0212 451 49 00) arayabilirsiniz rahatlıkla.

İhlas Pazarlama Kütahya temsilciliği yeni binasında İhlas Pazarlama Kütahya temsilciliği yeni binasında İhlas Pazarlama Kütahya Temsilciliğinin yeni binası törenle hizmete açıldı.
İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın: Vekaletsiz kurban kesilemez İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın: Vekaletsiz kurban kesilemez Kurban vekaletiyle ilgili merak edilen soruları cevaplayan İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın, vekaletsiz kurban kesilemeyeceğinin altını çizerek, "Vakıf veya derneklerin kurban vekaletini alan vazifelileri vardır. İşte bu vazifelilere 'vekalet' verilir. O kimse de, vekalet sahibi adına vekaleten hayvanı satın alır ve o kişi adına kurbanı kestirir" dedi.