Duygu YILMAZ

Koronavirüsün hayatımıza girmesiyle birlikte birçoğumuz bakteri ve mikroplara karşı artık daha da bilinçli. Düzenli el yıkama, hijyen kurallarına uyma konusunda güzel alışkanlıklar kazanıldı. Ancak günümüzün çoğunu geçirdiğimiz yuvamızdaki gizli tehlikeleri çoğu insan ya bilmiyor ya da unutuyor. İlk tehlike huzur içinde gözlerimizi kapattığımız yatağımızda! Gece uyku öncesi yüzünüzü bir güzel yıkadınız, nemlendiricinizi sürdünüz ve kafanızı yastığa koydunuz. Peki yatağınızın yeterince temiz olduğundan emin misiniz?

Siz nevresimleri değiştireli daha beş gün oldu mis gibi de kokuyor diye düşünebilirsiniz. Fakat yatağınız özellikle de yastık kılıfınız ölü hücreler, yağ, çevreye bağlı kirlilikler, ter ve daha fazlasıyla birlikte bakterilerin çoğalması için en uygun zemini hazırlıyor. Yastık kılıfınızda klozetten bile daha fazla bakteri olabilir. Bakteri miktarı elbette yenileriyle değiştirmeme sürenize göre artış gösteriyor. Uzmanların önerisi kılıfları en fazla üçüncü gününde, nevresim takımınızı ise en geç birinci haftanın sonunda yenisiyle değiştirmek. Kirli olanları etiketine uygun olacak şekilde en yüksek ısıda yıkamanız ve yine yüksek ısıda ütülemeniz gerek. Unutmayın cildinizdeki sivilcelenme gibi bir türlü kurtulamadığınız şikâyetinizin kaynağı yatağınızda saklı olabilir.

Diğer dikkat etmeniz gereken eşyalar ise şöyle;

Diş fırçası: Aslında herkesin bildiği ama buna rağmen büyük bir çoğunluğun süresine uymadığı eşyaların başında diş fırçası geliyor. Mantar, bakteri ve mikropların en kolay üreyebildikleri yerlerden biri diş fırçaları. Kullandıktan sonra bol su ile kıllarının arasındaki macun ve artık maddelerden özenle arındırmanız gerek. Sonrasında ise kolay kuruyacak pozisyonda bırakmalısınız, çünkü nem de bakterilere davetiye çıkaracaktır. Uzmanlar üç aylık sürenin sonunda yeni bir diş fırçasına geçilmesini önerirken, gribal enfeksiyon sonrasında da yine yeni fırçaya geçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kesme tahtaları: Evde en çok görmezden gelinen ise şüphesiz kesme tahtaları. Çoğu insan neredeyse kullanılamaz hâle gelene kadar yenilemeye gerek duymuyor. Yemek yaparken en çok kullanılan eşya olan kesme tahtalarında her bıçak darbesinde oyuk ve kesikler oluşuyor. İşte bu oyuk ve kesikler de yine bakteri ve mikropların yuvası hâline geliyor. Bu sebeple belirli aralıklarla yeni bir kesme tahtası satın almalısınız. Öte yandan ahşap kesme tahtalarınızı bulaşık makinesinde yıkamamalı ve kurulamadan kaldırmamanız gerekiyor. En önemlisi ise sebze ve etlerinizi aynı kesme tahtasında kesmemelisiniz. Etten akacak suların kesme tahtasındaki oyuklardan sızacağını unutmayın!

Bulaşık süngeri: Mutfakta en çok kullanılan bir diğer ürün ise tabii ki bulaşık süngerleri. Hijyen istiyorsanız ocağı sildiğiniz süngerle bardağı köpürttüğünüz sünger aynı olmamalı. Zira bu şekilde mikropları hemen her yere taşımış olursunuz. Süngerinizi yüksek ısıda bir süre bekleterek günlük temizlemeli ve yaklaşık üç haftanın sonunda ise yenisiyle değiştirmelisiniz.

Banyo lifi: Kirlerden arınmak için banyoya girdiniz ve lifinizi güzelce köpürttünüz. Peki banyo lifiniz ne kadar temiz hiç düşündünüz mü? Uzun süre aynı lifi kullandığınızda aynı diş fırçalarında olduğu gibi bakteri, mantar ve mikroplar misafiriniz oluyor.

KIŞIN ALDIĞINIZ NEMLENDİRİCİ YAZA UYGUN MU?

Cilt bakımı konusunda insanlar günümüzde daha da bilinçlendi. Cildin yaz kış nem ihtiyacının olduğu artık hemen herkes tarafından biliniyor. Ancak kullanılan nemlendiriciyi bir kıyafet gibi düşünmek de yarar var. Satın aldığınız bir nemlendiriciyi bitene kadar kullanmak isteyebilirsiniz fakat içeriğinin de mevsime uygun olması gerektiğini göz ardı etmemelisiniz. Sıcağıyla bunaltan bu yaz günlerinde tercihiniz kışa göre daha hafif, ince yapılı bir ürün olmalı. Serum ve losyonlar da size istediğinizi verecektir. Bunların yanı sıra yaz nemlendiricinizin güneşten koruyucu özelliği de bulunmasında fayda var. Sıcakla birlikte kuruluk baş göstereceği için de su bazlı bir ürün cildinize iyi gelecektir. Öte yandan seçtiğiniz nemlendiricinin yağlı bir his bırakmaması da gerekiyor.

MANDAL TOKALAR YENİDEN GERİ DÖNDÜ

1990’lı yıllarda oldukça popüler olan mandal tokalar, hemen hemen her topuz modelinde ilk akla gelen aksesuarlardan biriydi. İşte o rengârenk, şekil şekil, boy boy mandal tokalar ünlü isimlerin kullanmasıyla tekrar hayatımıza girdi ve oldukça da sevildi! Pratik ve kullanışlı olmasıyla kullanıcıyı kısa sürede cezbeden bu aksesuar ile eşofmanlarla geçireceğiniz bir günde dağınık olan saçlarınızı hızlıca toparlayabilirsiniz. Ya da tam tersi taşlarla süslenmiş bir mandal toka ile saçlarınızı ensede sıkı bir biçimde topuz yaparak şık bir görünüme kavuşabilirsiniz. Kısacası kolay kullanımı ve her kombine uyum sağlamasıyla yine uzun bir dönem saçlarda retro havası esecek gibi duruyor!

Bağırsakları temizliyor, böbreklerdeki kumu döküyor… Ancak dikkat: Ana öğünden hemen sonra yemeyin Bağırsakları temizliyor, böbreklerdeki kumu döküyor… Ancak dikkat: Ana öğünden hemen sonra yemeyin Yaz mevsimiyle birlikte tezgahlarında yerini almaya başlayan şeftalinin faydaları saymakla bitmiyor. Vitamin ve mineral zenginliğinin yanı sıra hoş kokusu ve lezzetli tadı olan şeftali sağlık için yararlı. Öyle ki bu harika meyve sinirleri yatıştırıyor, hazımsızlık problemlerine iyi geliyor. Diyetisyen Salih Gürel, şeftalinin faydalarını sıralıyor ancak yemekten en az iki saat sonra yenilmesini tavsiye ediyor. İşte nedeni…