BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Manavdan hıyar mı seçiyoruz, Ankara’ya başkan mı?

Fuat Uğur
Facebook
Mansur Yavaş hakkında sahte senet düzenlemekten dolayı verilmiş 500 bin liralık para cezası kararı yeni değil. Aylar öncesinden belli ama o konuşmayı hep reddetti. Biz Medya Kritik programında, Türkgün adlı gazetede yayınlanan bu iddiaları iki ay önce gündeme getirmiştik. O zaman da aynını yaptı. Soruların hiçbirine yanıt veremedi.
Ve seçime bir ay kala Sabah gazetesi skandalı yeniden duyurup Türkiye’nin gündemine sokunca muhterem beş gün kadar bekledikten sonra basın toplantısı yaptı. Sürekli olarak “Mağdurum da mağdurum” dedi. Basın toplantısının sonunda da gazetecilerden soru kabul etmedi.
Şimdi Cumhuriyet’i, Sözcü’sü, Halk TV’si ve FOX’u ağız birliği etmişçesine Mansur Yavaş’ı aklamaya çalışıyor ve ben hayretle izliyorum. Sözcü’nün yazarları görev emri almışçasına hepsi birden Mansur Yavaş için hazır ola geçti. Bremen mızıkacıları gibiler. Söyledikleri ortak terane şu:
“Tam seçimler yaklaşırken bu iddiaları ortaya atıp Mansur Yavaş’ı yıpratmaya çalışıyorlar. Düelloda bile mertlik vardır, ayıp değil mi?”
 
AYIP OLUYOR, SÖYLEMEYELİM, KONUŞMAYALIM
Demek ki bu görüşü dikkate alırsak “Şimdi seçim yarışı var madem, Mansur Yavaş’ın sahte senet düzenlemekten 500 bin lira para cezası ödemeye mahkûm edildiğine dair Yargıtay ve Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş kararı görmezden gelelim. Yavaş’ın ilişkisi olduğu ve daha sonra parasal anlaşmazlığa düştüğü iş adamı Necmettin Kesgin’i telefon mesajları göndererek tehdit etmesini de konuşmayalım. Ayıp olur” mu diyeceğiz?
Sözcü yazarlarının ne içtiğini merak ediyorum. Nasıl bir kafa yapıyorsa kendilerinde.
Beyler Ankara'ya belediye başkanı seçiyoruz, pazardan hıyar değil.
Dua edin, Allah’tan gündeme geldi de koskoca başkente belediye başkanı olmak için adaylığını koyan biri hakkında bilgi sahibi olduk.
Şimdi Mansur Yavaş özelinde değil, onu tenzih ederek genel konuşuyorum:
Eğer bu mantıkla gidilirse ve ayıp olur, seçim öncesinde bu türden konuları gündeme getirmeyelim saçmalığına yakayı kaptırırsak ülkeyi ite uğursuza, ipten kazıktan kurtulmuş sahtekârlara ve hırsızlara teslim ederiz.
Tersine iyi ki Mansur Yavaş hakkındaki iddialar, mahkeme kararları, kanıtlar ve belgeler aylar öncesinden gündeme geldi. Bunların ortaya çıkması evvela CHP’yi memnun etmeli. Seçimden sonra iş işten geçiyor çünkü. Misal Hillary Clinton ile Donald Trump yarışa girdiğinde ne oldu? Her iki aday hakkında da belgeler ve iddialar havada uçuştu. Bunlardan bazıları hakkında hâlâ tartışmalar devam ediyor. Kimse dedi mi orada “Ayıp oluyor bunları seçim sonrası konuşursunuz” diye.
Dolayısıyla Mansur Yavaş eğer bu ülkenin başkentine başkan olmak için adaylığını koymuşsa, hakkındaki iddialara cevap vermek durumunda. Yok veremiyorsa en azından “Yaptım bir hata” deyip Devlet Bahçeli’nin dediği gibi “yavaştan yavaştan” başkan adaylığından ayrılmak durumunda.
 
MANSUR YAVAŞ’A OKKALI SORULAR
Şimdi soruları(*) buradan tekrar edelim:
1 - Sahte bir senedi icra takibine koymanız nedeniyle Yargıtay’ca onanmış hapis ve para cezanız var mı yok mu?
2 - İhtilaflı olduğunuz Necmettin Kesgin ile ne tür bir alacak verecek ilişkiniz oldu. Aranızda bir avukatlık sözleşmesi veya bir mal ve hizmet alımı sözleşmesi yaptınız mı? Bu alacak, verdiğiniz hangi hizmetin karşılığıdır?
3 - Necmettin Kesgin isimli vatandaş, daha önce yakın arkadaş olduğunuzu söylüyor. Bunun birçok şahidi olduğunu ifade ediyor ve “Aramızdaki dostluk benden haksız yere para tahsil etmek istemesiyle bozuldu. Beni uzun zaman telefon mesajlarıyla tehdit etti” diyor. Kesgin’i telefonla tehdit ettiniz mi etmediniz mi? Çünkü Necmettin Kesgin’in elinde tehdit mesajlarının çıktısı var.
 4 - Yargıtay’da iş takibi yaptığınız mı? Yaptıysanız kimin için? Samaş adlı şirket için mi yoksa Necmettin Kesgin için mi?
5 - Ortada iki senetten bahsediliyor. Gerçek olduğu bilinen senette asıl muhatabın Samaş olduğu anlaşılıyor. Asıl senet olarak icraya koyduğunuz senedin ilk muhatabı ve cirantaları Samaş şirketleridir. Peki o zaman, neden Samaş şirketinin değil de Necmettin Kesgin'in üzerine gitmek istediniz ve bunu sahte olduğu mahkemece tescil olunan bir senet üzerinden yaptınız?
6 - Bazı dava dosyalarında avukatlarınızın verdiği dilekçelerde bizim borçlumuz Samaş’tır, Necmettin Kesgin ile bir ilgimiz yoktur, alacağımız yoktur beyanlarınız doğru mudur? Bu ikrarınız doğruysa neden sadece Necmettin Kesgin hakkında icra takibi yaptınız? Samaş hakkında niçin yapmadınız?
7 - Samaş'tan olan alacağınızı tahsil ettiniz mi veya ibralaştınız mı?
8 - Tahsil veya ibralaşma varsa kanuni vergi ödemelerinizi yaptınız mı? Ne kadar vergi ödediniz?
9 - Hakkınızda açılan davada görevi kötüye kullanma suçundan mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığınız ileri sürülmektedir bu doğru mudur? Borcunuz olmadığını söylediğiniz bir kişiden aynı konuyla ilgili neden 2. kez senet aldınız ve aynı bedelli iki senedi neden icraya koydunuz?
10 - Necmettin Kesgin'e ait bilgisayarın sizde olduğu ve bu bilgisayarda bulunan görüntülerden dolayı Necmettin Keskin'i şantajla tehdit ettiğiniz iddia ediliyor. Bu bilgisayar hâlen sizde mi? Necmettin Kesgin'e ait ise size nasıl ve hangi yollarla ulaştı.
11 - Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 esas, 2016/79 karar numaralı dosyasında, 329 bin 736 lira "kötü niyet" tazminatı ve 164 bin 868 lira alacağa istinaden de para cezası verilmesi de mi yalan?
(*)Takvim gazetesinden istifade edildi.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
607009 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/607009.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT