BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yeryüzü, böyle mübarek bir geceye şahit olmamıştır...

Haftanın Sohbeti
M. Said Arvas
Facebook

Hazreti Ali buyurdu ki: "Rabbimiz Ümmet-i Muhammed'e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!"

 
Yarın idrak edeceğimiz Kadir Gecesi, Kur'ân-ı kerimin ilk nazil olduğu gecedir. Yeryüzü, yaratıldığından beri böyle mübarek bir geceye şahit olmamıştır... Rahmet, mağfiret ve ateşten kurtuluş gecesidir. Bundan daha mübarek bir gece yoktur, olamaz da. Bir gece ama, bin aydan daha hayırlı! Nice bin aylar geçmişti fakat bu gecenin verdiklerini verememişti...
Kadir Gecesi bize mahsustur. Ümmet-i Muhammed'e... Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktu. Bize mahsus büyük bir ihsan-ı ilâhidir.
Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, yaratılmışların en şereflisi olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin en hayırlısıdır. Al-i İmran suresi, 110. ayet-i kerimede meâlen şöyle buyuruluyor: "İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a iman edersiniz!"
Hazreti Ali radıyallahü anh buyuruyor ki: 
"Rabbimiz Ümmet-i Muhammed'e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!"
Kadir Gecesi, ramazan ayı içindedir. Son on günün tek gecelerinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Yirmi yedinci gecede olması ise daha da kuvvetli ihtimaldir...
4 Haziran Salı, bayramın birinci günü... Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bugünlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi... Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.
Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır...
Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz.
Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.
Bu vesile ile; yarın kavuşacağımız Kadir Gecesinin ve salı günü idrak edeceğimiz Ramazan-ı şerif bayramının, şimdiden cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...
Yeryüzü, böyle mübarek bir
geceye şahit olmamıştır...
 
Hazreti Ali buyurdu ki: "Rabbimiz Ümmet-i Muhammed'e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!"
 
 
Yarın idrak edeceğimiz Kadir Gecesi, Kur'ân-ı kerimin ilk nazil olduğu gecedir. Yeryüzü, yaratıldığından beri böyle mübarek bir geceye şahit olmamıştır... Rahmet, mağfiret ve ateşten kurtuluş gecesidir. Bundan daha mübarek bir gece yoktur, olamaz da. Bir gece ama, bin aydan daha hayırlı! Nice bin aylar geçmişti fakat bu gecenin verdiklerini verememişti...
Kadir Gecesi bize mahsustur. Ümmet-i Muhammed'e... Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktu. Bize mahsus büyük bir ihsan-ı ilâhidir.
Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, yaratılmışların en şereflisi olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin en hayırlısıdır. Al-i İmran suresi, 110. ayet-i kerimede meâlen şöyle buyuruluyor: "İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a iman edersiniz!"
Hazreti Ali radıyallahü anh buyuruyor ki: 
"Rabbimiz Ümmet-i Muhammed'e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!"
Kadir Gecesi, ramazan ayı içindedir. Son on günün tek gecelerinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Yirmi yedinci gecede olması ise daha da kuvvetli ihtimaldir...
4 Haziran Salı, bayramın birinci günü... Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bugünlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi... Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.
Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır...
Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz.
Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.
Bu vesile ile; yarın kavuşacağımız Kadir Gecesinin ve salı günü idrak edeceğimiz Ramazan-ı şerif bayramının, şimdiden cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608210 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-said-arvas/608210.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT