BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İDLİB; KORKULU BEKLEYİŞ!

İdlib, Suriye’nin kuzeybatısında, Türkiye’nin güneyinde, Hatay’a bitişik talihsiz coğrafyalardan birinin adı.
Kendisiyle birlikte Maarrat’un Numan ve Halep ile Hama kırlığından meydana geliyor. İdlib denen bu bölgede iç savaşta aldığı göçlerle birlikte 3 milyon insan yaşıyor. Ancak bu çaresiz ve yarınsız bir hayattır.
Hey’et Tahrir’ür Şam adlı örgütün İdlib’de elinde bulundurduğu mıntıkalardan yapacağı tahrik edici eylemler ve Rusya destekli rejim kuvvetlerinin bu tahrik, kışkırtmalara cevabı bir “kaç kaç” akınına yol açabilir.
Geçtiğimiz günlerde bahsettiğimiz taraflar arasında çatışmalar oldu. 200’e yakın sivil öldü, 17 okul ve 18 sağlık ocağı tahrip edildi. Şimdi çocuklar, okula gidemiyor.
İdlib, Suriye bakımından beynelmilel M4 ve M5 yolları üzerinde olmasından dolayı büyük ehemmiyet arz etmekte. Türkiye zaviyesinde bir bakımdan önemlidir; diğer bakımdansa tehlikeli bekleyişin adıdır. İdlib, “terör koridoru”nun Akdeniz’e açılmasının önündeki maniadır. Ancak diğer taraftan da buraya vaki bir saldırı üzerine bölgedeki 3 milyonun can havliyle kendilerini Türkiye’ye atmaları mevzubahistir.
Rejim, bu saldırıyı her an yapabilir. Nitekim Hama ve Halep kırlığından bazı yerler, Esad’ın eline geçmiş vaziyette. Söz konusu çatışma ise Türkiye’nin Rusya ile yaptığı siyasi müzakerelerle durmuş vaziyette. Ama; her an her şey olabilir. Lakin bu müzakereler, Tel Rifat dâhil devam edecektir.
İç siyasete bir hayli kapılmış olan Türkiye için ihmali asla mümkün olmayan bir haritayı konuşmaktayız. Ankara, iç seçimle ağır politik atışmalar yaşarken, rejimin İdlib’i muhasaraya alması son derecede ibretlik bir olaydır.
Hâlen Suriye’nin kuzeyinde manzara şudur:
Suriye’nin doğusu ABD himayesindeki PYD/ YPG Ayrılıkçı Kürt unsurlardadır. Fırat’ın batısı Rusya ve İran himayesindeki rejimin kontrolündedir. Kuzeybatı Suriye’deki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Bölgeleri Türkiye destekli Hür Suriye Ordusunun hâkimiyetinde bütün Suriye’nin en huzurlu yerleridir.
İdlib ise “çatışmasızlık bölgesi” adı altında muğlak, meçhul ve korkulu bir hayat yahut azab yaşamakta.
Bazı çatışmasızlık alanları rejimin eline geçtiğine göre İdlib için bu sessiz bekleyiş -Allah korusun- bir gök gürültüsü ve felakete de dönüşebilir. Bu itibarla sür’atle seçim ortam, hava ve gerginliğinden çıkmamız şart ötesi şarttır. Zira tehlike bundan da ibaret değil. Akdeniz’den Basra Körfezi’ne kadar petrol ve ateş yan yanadır.
Vakit çok geç olmadan silkinip kendimize gelme vaktidir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608102 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/608102.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT