BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

İsmail’in konuşmasına başlarken söylediği beyit yufkalaşmış yüreğini daha fazla dağlamaya hıçkırıklara boğulmasına kafi gelmişti. Bir gün götürürler seni evinden, Hakkın kelamını zikret dilinden, Kurtuluş yok Azrail’in elinden, Dünya kadar malın olsa ne fayda...



İsmail’in konuşmasına başlarken söylediği beyit yufkalaşmış yüreğini daha fazla dağlamaya hıçkırıklara boğulmasına kafi gelmişti. Bir gün götürürler seni evinden, Hakkın kelamını zikret dilinden, Kurtuluş yok Azrail’in elinden, Dünya kadar malın olsa ne fayda... -İşte Emine hepimizin akıbeti bu... Hepimiz sonunda toprak olacağız. Dedenin son nefeste söylediklerini duydun mu?.. -Ha evet. Ne demek istedi acaba? -Çok dikkatli olmak lazım. Son nefeste perdeler açılır, kişi hakikatleri görmeye başlar. Kim bilir neler gördü ki, öyle söyledi... -Gel şu sinemayı bırak Emine... -Bilmiyorum İsmail hiçbir şey bilmiyorum lütfen üstüme fazla gelme... -Peki Emine, Allah sabırlar versin...  Kambur Salih’in cenaze namazı ertesi gün kılınırken sürpriz iki konukları vardı. Kara İdris şoför Mehmet’ten Emine’nin dedesinin vefat ettiğini öğrenmiş, eski patronu Sabri Kayral’ı da yanına alarak cenazeye yetişmişti. Kasaba halkı tümüyle cenaze namazına iştirak etti. Kara İdris çok babacan tavırlar sergiliyor, Emine’nin ailesine karşı iyi niyet gösterilerinde bulunuyordu. Fırıncı Ömer’i yanına çağırarak, -Ömer efendi başın sağ olsun, cenaze masrafları için lazım olur... diyerek bir tomar parayı cebine koymuştu. Fırıncı Ömer hayatı boyuna bu kadar parayı bir arada görmemişti. Para cebine girdikten sonra babasının acısını unutmuş, Kara İdris’in önünde el pençe divan durmaya başlamıştı. Yanlarında beraber getirdikleri bir gazete muhabiri, Mine Yıldız ve ailesi ile röportaj yapmış fotoğraflarını çekmişti. Emine eski ve yeni patronlarının taziye için gelmesine çok memnun olmuştu. Bu küçük kasabada onları ağırlayacak yerleri yoktu. Bunun ezikliği içinde olduğunu anlayan Kara İdris cenaze kaldırıldıktan sonra, -Mine hanım tekrar başınız sağ olsun, biz gidelim... deyince Emine, -Olur mu İdris bey! Bizi mahçup ettiniz... Bu kadar yol geldikten sonra yorulmuşsunuzdur, biraz dinlenseniz, zaten ben de gelecektim... demişti. Kara İdris, Emine’nin bu sözlerine ziyadesiyle memnun oldu. Kasaba halkı cenaze defnedildikten sonra Fırıncı Ömer’in evine yemek getirme yarışına girmişti. Cenaze evine yemek götürmek bu kasabada adetti. Yemek bahçede yenilirken Emine eski ve yeni patronları arasına oturmuş yeni çevirecekleri filmleri konuşmaya başlamışlardı bile... İsmail sevdiği kızın daha dedesinin cenazesi toprağa verildiği gün hiçbir şey olmamış gibi sinemayla ilgili projelerine devam etmesine içerlemiş, uzaktan uzağa onu izliyordu. Kara İdris’i hiç gözü tutmamıştı. Gangster tipi vardı. İsmail’in tavrı İdris’in gözünden kaçmamış gıyaben tanıdığı genç öğretmeni çaktırmadan kolaçan ediyordu. Yemeyi gözüne kestirdiği kuzuya hissettirmeden bakan azgın bir kurdu andırıyor, buna rağmen etrafına sahte gülücükler dağıtıyordu. Hele Fırıncı Ömer’in, bir emir eri gibi Kara İdris’in karşısında esas duruşta durup ikide bir “Allah seni başımızdan eksik etmesin” demesini hazmedemiyordu. Bütün bunlardan öte Emine’nin sözlüm dediği insanı yok sayarak erkeklerin arasında etrafına gülücükler dağıtmasına daha fazla tahammül edemeyip orayı terk etmişti. “Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış” kabilinden İsmail’in oradan ayrılmasından Emine’nin haberi bile olmadı. Ancak İstanbul’a dönmek için Kara İdris’in limuzinine binerken İsmail’i hatırladı. -Aaa! İsmail! İsmail nerede onunla vedalaşmadım... Kara İdris onun İsmail’in ismini telaffuz etmesine bile gıcık oluyor fakat kuzu postuna bürünme numarasını devam ettiriyordu. -Nerede ise bulalım hayatım, evine gidelim... O gün saatlerce Yenipınar içinde İsmail’i aradılar bulamadılar. İsmail, Emine ile bu adamlar arasında görüşmek istememiş saklanmıştı. İsmail’i göremeden gitmek Emine’nin içinde bir ukde olarak kalmıştı.  Beyaz perdede “Mine Yıldız” rüzgarı peş peşe esmeye devam ediyordu. Bir film setinden ötekine koşuyor, şöhret basamaklarını hızla tırmanıyordu. Kara İdris, onu gözü gibi sakınıyor, onu memnun edebilmek için bir dediğini iki etmiyordu. Ona son model bir Mercedes araba ile bir villa almış kendi villasına yerleştirmişti. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT