BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sivil toplumun yükselen gücü

Sivil toplumun yükselen gücü

Eğer, dünyayı tehdit eden bu savaş kopmazsa... Eğer... ABD-İngiltere koalisyonu, "erteleme" gibi bir bahane ile Irak'a tecavüzden vazgeçerse bunda sivil toplum kuruluşlarının hakkı da görmezlikten gelinmez.



Eğer, dünyayı tehdit eden bu savaş kopmazsa... Eğer... ABD-İngiltere koalisyonu, "erteleme" gibi bir bahane ile Irak'a tecavüzden vazgeçerse bunda sivil toplum kuruluşlarının hakkı da görmezlikten gelinmez. O halde sivil toplum kuruluşu denen vakıf, dernek, cemiyet şeklinde teşkilatlanmış veya teşkilatsız olsa bile diğerkâm tabiatlarıyla herkes için zorluklara katlanan o fedakâr insanların görülmesi ve takdir edilmesi lazım. İyi işler takdir edildikçe çoğalır. Nerden çıktı bu sivil toplum kuruluşları? Biraz bunun üzerinde durmak lazım. 20. Yüzyıl çağdaş demokrasinin emekleme çağıydı.. Zaten 20. Yüzyıl dediğiniz nedir? İlk yarısı sıcak savaş, ikinci yarısı da soğuk savaşla geçmiş bir dönem. Demokrasi ancak aralarda filizlenmeye çalışıyordu. Demokrasi yoksa otorite vardır. Otoriteyle sivil mevcudiyet ne kadar bağdaşır? Onun için sivil toplumun kendini hissettirmesi geçen asrın son çeyreğinde başladı. Önceleri pek de ciddiye alındığı söylenemez. Bir heves, hobi, meşgale, boş vakitlerde hoşça vakit geçirme gibi görüldü. Hatta snopluk bile sayılabildi. Ama böyle düşünenler zamanla yanıldıklarını anladılar. Bugün sivil toplum kuruluşları, demokrat ülkelerde o demokrasiye motor görevi üstlenmiş durumdalar. Herhalde gerçek muhalefet partileri artık sivil toplum kuruluşları. Savaştan çevreciliğe, insan haklarından her şeye... yığınla ihtilafla alakadar olmakta ve ses de getirmekteler. 21. Yüzyıl demokrasisinde muhalefet ağırlığının parlamentolar dışına kaydığı söylenebilir. Belki iddiası bile mümkün. Bir yanda yaygın medya gücü diğer yanda sokağı ayağa kaldıran sivil toplum kuruluşları. Bu iki kuvvetin yanında meclis içi muhalefetler pek naif kalmakta. Her devir kendi ihtiyacını re'sen cevaplandırmakta. Bu defa da öyle oldu. Birey unsuru ve ortak akıl empoze aklın yerine kaim olmuştur. Sivil toplum kuruluşları, milli ve milletlerarası çapta ânında teşkilatlanıp devreye girmekteler. Zelzeleden muharebeye kadar çaresiz insanın imdadına koşan bu kimselerin mesleği ne olursa olsun onlara teşekkür edilmeli. İşte önümüzdeki son örnek. Eğer bu savaş çıkmayacaksa onun meçhul askerleri var. Eğer savaş çıkmayacaksa... Kan akmayacak, gözyaşı akmayacak, kadınlar dul, evlatlar babasız kalmayacak. Bir kişinin bile hayatını kurtarmak az kahramanlık mı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT