BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ölmeli, ama namazı bırakmamalı

Ölmeli, ama namazı bırakmamalı

Namâz, ibâdetlerin en üstünüdür. Îmândan sonra, en kıymetli ibâdet, namâzdır. Îmân gibi, onun da güzelliği, kendindendir. Başka ibâdetlerin güzelliği ise, kendilerinden değildir...



İbâdetlerin en mühimi namâzdır. Çünkü İslâmın ikinci şartı, dînin direği olan, beş vakit namâzı vaktinde kılmaktır. Namâz, ibâdetlerin en üstünüdür. Îmândan sonra, en kıymetli ibâdet, namâzdır. Îmân gibi, onun da güzelliği, kendindendir. Başka ibâdetlerin güzelliği ise, kendilerinden değildir. Üzüntülü rûhlara lezzet veren namâz, rûhun gıdâsı ve kalbin şifâsıdır. Namâzı doğru kılmaya çok dikkat etmelidir. Kusûrsuz bir abdest almalı, gevşeklik göstermeden, namâza başlamalıdır. Kırâatte, rükü’da, secdelerde, kavmede, celsede ve diğer yerlerinde, en iyi olarak yapmaya uğraşmalıdır. Namâzı vaktin evvelinde kılmalı, gevşeklik yapmamalıdır. Bedenle yapılacak ibâdetlerin en mühimi, namâzdır ki, dînin direğidir. Namâzın edeblerinden bir edebi kaçırmayarak kılmaya gayret etmelidir. Namâz tamâm kılınabildi ise, İslâmın esâs ve büyük temeli kurulmuş ve Cehennemden kurtaran sağlam ip yakalanmış olur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: ÖNCE İ’TİKÂDI DÜZELTMELİ “İnsana önce i’tikâdını, îmânını düzeltmek lâzımdır. Bundan sonra, sâlih, yarar işleri yapmak lâzımdır. İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran yarar şey, namâzdır. Namâzı doğru dürüst kılmakla şereflenen bir kimse, çirkin kötü şeyler yapmaktan korunmuş olur. Ankebût sûresinin 45’inci âyetinde meâlen; (Doğru kılınan namâz, insanı fahşâdan ve münkerden herhâlde uzaklaştırır) buyuruldu. İnsanı kötülüklerden uzaklaştırmayan bir namâz, doğru namâz değildir. Görünüşte namâzdır. Bununla berâber, doğrusunu yapıncaya kadar, görünüşü yapmayı elden bırakmamalıdır. Büyüklerimiz; ‘Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır’ buyurdu. Çünkü insanı dünyâda ve âhirette felâketlerden, sıkıntılardan kurtaracak ancak namâzdır.” Vaktiyle gece gündüz içki içen bir kimse varmış. Her canlı gibi bir gün bu kimse de ölmüş. Hanımı, cenazeyi yıkayıp defnedecek kimse bulamayınca, iki hamal tutup cenazeyi kabristana götürmüş. Evliyâdan bir zât da, o anda kabristanda imiş. O sarhoşun cenaze namazını kılmak için hazırlık yapınca, bu zâtı görenler de gelmişler ve beraberce şarhoşun cenaze namazını kılmışlar. Fakat evliyâ bir zâtın, sarhoş birinin cenaze namazını kılmasına da hayret etmişler ve sebebini sormuşlar. O zât da; -Bu gece rüyamda kabristana gitmemi, orada sahipsiz bir cenazenin namazını kılmamı söylediler. Zira o cenaze affa uğradı dediler demiş. Bunun üzerine o sarhoşun hanımından kocasının iyi yönleri olup olmadığını sormuşlar. Kadıncağız; -Beyim, fâsıktı ve içki içerdi. Fakat namazını hiç terk etmezdi. Sabah namazını hep cemâatle kılardı. Öksüzlere merhamet eder, onların nafakalarını temin ederdi. İçki içip ayıldığı zaman, “Ya Rabbi benim gibi fâsıkı Cehennemin neresine atacaksın” diyerek ağlar, içkiyi bırakamadığına üzülürdü, demiş. Evliyâ zât, bunları dinledikten sonra; -Demek ki affedilmesine bu güzel huyları sebep olmuş buyurmuştur. NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran ibâdet, namazdır. Namaz kılmak, huzur-u ilâhiye çıkmak demektir. Allahü teâlânın huzurunda olduğumuzu ve namazı ne olduğunu bilerek kılmalıyız. Zira kıyâmet günü hesap, evvela imândan, sonra namazdan olacaktır. Tek vakit namazı kaçırmaktansa, bin kerre ölmeyi tercih etmelidir. Nerede ve ne şart altında olursa olsun mutlaka namazı vaktinde kılmalıdır. Netice olarak, ölmeli, ama namazı asla bırakmamalıdır. Zira dinin direği namazdır. Kim namazını terk ederse, dinini yıkmış olur. Her şeyin bir nûru, bir özü vardır. Dînin nûru ve özü beş vakit namâzdır. Namâz aynı zamânda dînin direği ve örtüsüdür. Müslümânlıkla kâfirliği birbirinden ayıran da namâzdır. Her şeyin fesâdı vardır. Dînin fesâdı, namâzı terk etmektir. Namâzını terk eden, dînini terk etmiş demek olur. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi: (Namâz dînin direğidir. Namâz kılan kimse, dînini kuvvetlendirir. Namâz kılmayan, elbette dînini yıkar.)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT