BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adli kalkınma

Adli kalkınma

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ‘bir dâva bir yıl’ dedi. Bir dâva, açıldığı ândan itibaren bir yılda bitecekmiş. Bakanlıkta buna dair çalışmalar olmaktaymış. Bu bir müjdedir.



Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ‘bir dâva bir yıl’ dedi. Bir dâva, açıldığı ândan itibaren bir yılda bitecekmiş. Bakanlıkta buna dair çalışmalar olmaktaymış. Bu bir müjdedir. Hem de inanılması zor bir müjde. Zira bir yıla Yargıtay safhası da dahilmiş. Eğer bunu başarabilirsek hadise, sadece bizim mevcut hantal işleyişi değil, dünya ortalama dâva süresini de aşar. Çünkü ABD dahil dâvaların uzunluğu hemen her memleketin problemidir. Adaletin sür’atlenmesi haliyle uzun tutukluluk sürtüşmelerini de yok edecektir. Yargı mensuplarının özlük hakları iyileştirildi. Adliyeler, lafta değil de gerçekte ‘adalet sarayı’ oldu. Çatısı akan, ortasına çamaşır leğeni konmuş fakat kapısında ‘adliye sarayı’ yazan zamanlar çok uzak değil. Şimdi sıra asıl olması gerekende. O da bu konuştuğumuz mevzudur, yani dâvaların sürüncemede kalmadan hızlıca bitirilmesi... Gecikmenin temel sebeplerinden biri mahkemelerdeki kadro azlığıdır. Herhalde buna çare bulunuyor. Mahkemeler, tam kadro çalıştığında masa üstlerinde dosya tepeleri olmayacaktır. Barolarda bir yığılmanın varlığı gerçektir. Buralardan adli sınıfa kaydırma yapmanın çekici şartlarına bakmalıdır. Ayrıca her ihtilaf mahkemeye taşınmamalı. Bazı hukuki ihtilaflar Avukat bürolarında, bazıları tapuda, bazıları nüfus memurluğunda bazıları noterde halledilebilir. Mahkemeye temel dâvalar gitmeli. Anlaşmalı boşanma dâvası neden hakime gitsin? Keza jüri sistemini araştırmalı, üstünde düşünmelidir. Ombudsmanlık ne oldu, niçin gündemden düştü? Adaliye kadrolarındaki eksikliğin telafisinden başka istinaf mahkemeleri de kurulmalıdır. Böylece her dâvanın Ankara’ya yollanması gibi bir gariplikten kurtuluruz. Ayrıca bir hakim, hakkını vereceği kadar dâvaya bakarak hukukçu olmanın mesleki hazzını yaşayabilir. Günde altmış dâvaya bakarak adalet dağıtmak imkânsızdır. Bu sayı bir hafta için bile çok büyüktür. Duvarlara vecize yazmakla adalet mülke yani devlete temel olamaz. Adaletin temel olması için hükmün adil, ibret verici ve sür’atli olması şarttır. Adli kalkınma olmadıktan sonra ekonomik kalkınma tek başına yetmez.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT