BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ya gözlerimi kör ederse?”

“Ya gözlerimi kör ederse?”

“Mardin’e geldiğimizde annem çaresizdi. Ben çocuğum, gözlerim için ağlıyorum. Mardin’de o yıllarda göz doktoru yok. Dediler ki, bu rahatsızlık gözleri kör edebilir!..”



Aradan neredeyse yarım asır geçmiş. Ama dün gibi aklımdadır o gece... O, gözlerimin kan revan içinde kaldığı gece... 1960’lı yıllardı... Batman Siirt’e bağlı bir ilçeydi. Babalığım o yıllarda Raman Petrollerinde görevliydi. Biz de annemle birlikte Mardin’den Batman’a gitmiştik. İlkokul dördüncü sınıfta olmalıydım. On yaşlarında falan... Bir yıl kaldık... Sonra tekrar Mardin’e döndük. Nasıl oldu nereden kaptım bilemiyorum ama bu arada gözüm rahatsızlandı. Müthiş ağrıyordu. Göz kapaklarımın içi iltihaplı kabarcıklarla dolmuştu. Sivilceye benzer kabarcıklardan göz kapaklarımı kapatamıyordum. Meğer bulaşıcı bir hastalıkmış olan trahom imiş. 1960’lı yıllarda özellikle bizim oralarda çokça da yaygınmış. Tabii refah seviyesi yükseldikçe bu hastalığın görülme sıklığı da azalmış. Diyarbakır, Gaziantep ve Kilis’te 1930’da kurulan Trahom Hastaneleri en son 1981’de kapatılmış. Mardin’e geldiğimizde annem çaresizdi. Ben çocuğum, gözlerim için ağlıyorum. Mardin’de o yıllarda göz doktoru yok. Dediler ki, bu rahatsızlık gözleri kör edebilir. -Hiç bekletmeden Diyarbakır’a gidin. Gözünü kurtarın! “Ne yapsak ne etsek” derken tam hatırlamıyorum ama bir komşumuz mu dedi, kim akıl ettiyse bizi Atiye Teyzeye götürmeye karar verdiler. Atiye Teyze “ocak”mış. -Ocak ne diyeceksiniz? Eskiden halk arasında yöresel tedavi yapma yeteneği gelişmiş kimselere “ocak” denirdi. Bunlar ya ana babasından ya kocasından ya ablasından ne bileyim bir yakınından öğrenir ve bu yöntem ile çevresine bir bakıma sağlık hizmeti sunardı. Atiye Teyzem de böyle ocaklardan bir tanesiymiş. Hiç okuması yazması yoktu. Hatta rahmetlinin kızı sağlık memuru olmuştu da onun hastalara iğne yapmak için gidip de aldığı üç beş kuruşla geçinirlerdi. Rahmetli kendisine tedavi için gelen hastalardan beş kuruş para da almazdı. O gün akşam davet mi edildik, biz mi gittik bilmiyorum. Ama Atiyye Teyzenin evine vardık. Sıradan bir Mardin eviydi işte. Fakat nasıl kalabalık? Gelenin gidenin sayısı belli değil. Niye geliyorlar? Herkes derdine şifa için geliyor. Okuma yazması bile olmayan kadına hem de... Kimler gelmiyor ki? Bademcik rahatsızlığı olanlar, migreni, baş ağrısı, ishal, karın ağrısı vb. Nasırlı kocaman elleriyle hiç ilaç milaç olmadan insanları iyi ediyordu. Tamam da benim, içi iltihaplanmış kabarcıklarla dolu iki gözümü nasıl iyileştirecekti? Ya gözlerimi hepten kör ederse?!. Devamı yarın > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT