|
|
|
07 Aralık 2006 Perşembe
‘Her şeyi olgunlukla takip ediyoruz
AB hedefimizden vazgeçmeyeceğiz’
> İçimizdeki rantçılar
MERKEL-Chirac zirvesini değerlendiren Başbakan, “Görüşme sabahı Merkel’i aradım, bana müzakereleri etkilemeyeceğiz sözü verdi. Beklenen de olmadı. Ama bizim içimizde hâlâ AB sürecinin bozulmasından rant umanlar var” diye konuştu.
> Duygusal değiliz
ERDOĞAN, şunları söyledi: “AB’deki her gelişmeye karşılık B planımız da var, C planımız da. Şimdilik bekliyoruz. Önce 15 Aralık’taki zirveyi görelim. Biz AB yolculuğumuzu durduracak değiliz. Her şeye hazırlıklıyız. Duygusal davranmayacağız.”
---------------
ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “AB yolunda öyle gidişimizi durdurmak gibi bir anlayışın içinde değiliz. Bu konularla ilgili bizim şüphesiz ki B planımız olacak, C planımız olacaktır ama bunlar 11, 14, 15 Aralık tarihlerinde atılacak adımları görmeden söylenecek şeyler değil” dedi. Başbakan Erdoğan, Suriye’ye hareketinden önce Esenboğa Havaalanı’nda açıklamalarda bulunduktan sonra soruları cevapladı. Bir gazetecinin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac görüşmesinin sonucunu nasıl değerlendirdiğine dair soru üzerine Erdoğan, Paris’te yapılan üçlü toplantının zirve olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
Merkel’e telefonda söyledim
“Paris’te bir üçlü toplantı yapıldı. Bu üçlü toplantıya giderken ben de Merkel ile bir telefon görüşmesi yaptım. Yaklaşık 20 dakikalık bir telefon görüşmesiydi bu. Görüşmemizde, kendilerine özellikle sürece yönelik 11 ve 14 Aralık’ta yapılacak zirvelerde atılacak hatalı adımların veya müdahalelerin büyük hata olacağını açık ve net söyledim. Kendileri de bu noktada sürece yönelik iyi niyet taşıdıklarını bize ifade ettiler. Nitekim daha önce yer alan bazı haberlerin üçlü toplantının ardından aynı şekilde çıkmadığını gördünüz. Bazı tarihler konuşuluyordu, bunların olmadığını gördünüz.” Türkiye’nin AB sürecinin sıkıntılı geçmesini isteyenlerin bulunduğunu belirten Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bizim kendi içimizde sağ olsun bu sürecin çok daha sıkıntılı geçmesini isteyen anlayışlar var. AB süreci siyasi partiler için bir rant aracı olarak kullanılmaya gayret edilirse, burada kusura bakmasınlar kazanacakları hiçbir şey yoktur. Biz bu konuda rahatız, yapılması gereken ne varsa yapılıyor. Dün (önceki gün) zaten grup konuşmamda bunun detaylarını anlattım.”
Fransızlar seçimi düşünüyor
Başka bir gazetecinin, “Avrupa Birliği’nin, Türkiye’de gelecek yıl yapılacak seçimleri, yeni hükümeti beklediği yorumları yapılıyor. Bir başka yorum da Türkiye konusunun bu ülkelerde iç politika malzemesi olarak kullanıldığı şeklinde, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi: “Onu Fransa’ya soracaksınız. Bizim seçimlerimize bir sene var ama Fransa’nınki mayıs ayında. Onlar şu anda kendi içindeki seçimleri düşünüyorlar, bizim seçimlerimizle alakası yok. Bizim her şeyimiz yolunda gidiyor.” Bir gazetecinin, “Bazı iddialar var, komisyonun kararı aynen geçerse Türkiye’nin ilişkilerini değiştireceği yönünde. Örneğin siyasi stratejik ilişkileri ağırdan alacağı... Türkiye’nin böyle bir hazırlığı var mı?” sorusuna karşılık Erdoğan, şunları söyledi:
Duygusal davranmayacağız
“Bu konularla ilgili bizim şüphesiz ki B planımız olacak, C planımız da olacaktır. Ama bunlar yani 11, 14, 15 Aralık tarihlerinde atılacak adımları görmeden söylenecek şeyler değil. Ben her zaman şunu söylüyorum: AB yolunda öyle gidişimizi durdurmak gibi bir anlayışın içinde değiliz. Türkiye ya da AB’deki bazı çevreler, başta Rumlar olmak üzere bunu çok istiyor. Öyle bir şeyimiz yok. Ha ne olur, taş çatlasın süreç yavaşlayabilir ama biz yine aynı şekilde müzakerelerle ilgili fasılların açılmasında yapılacak olan ne varsa bunların hepsini yapmaya devam edeceğiz. Daha önce açıkladık. Kopenhag siyasi kriterleri noktasında bir şey olursa, Ankara siyasi kriterleri olur. Maastricht ekonomik kriterleri ile ilgili bir şey olursa bu İstanbul ekonomi kriterleri olur, yolumuza bu şekilde devam ederiz, durmayız. Bir olgunluk içerisinde biz bu süreci takip ediyoruz. Hiçbir zaman duygusal davranmayacağız.”
> Meselelerin temeli Filistin
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik Suriye ziyaretinde Filistin meselesi üzerinde de durduklarını belirtti. Erdoğan, “Bölgemizdeki tüm meselelerin merkezinde Filistin meselesinin olduğunu karşılıklı olarak teyit ettik” dedi. Meselenin çözümü için yeni bir barış dinamiğine ihtiyaç olduğunu kaydeden Erdoğan, öncelikle Gazze’de ilan edilen ateşkesin süratle yaygınlaştırılması gerektiğini ve Filistin’de en kısa zamanda bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasının da önemli olduğunu ifade etti. Erdoğan, Suriyeli muhataplarıyla bu konuda da görüşlerinin örtüştüğünü gördüklerini dile getirdi. Orta Doğu barış sürecinin Suriye’yi de kapsayacak şekilde canlandırılması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Erdoğan, “İlgili Birleşmiş Milletler kararları ve toprak karşılığı barış ilkesi temelinde Arap-İsrail ihtilafına adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulunması şarttır” dedi.
Kurt-kuzu hikayesi
Erdoğan, kaçırılan İsrail’li askerlerle ilgili bir soru üzerine, “Şunu çok merak ediyorum; şu anda Filistin’in veya Filistindeki örgüt hangi örgütse kaçıran, orada kaçırılan bir kişiyi soruyorlar da Lübnan’daki iki askeri niye sormuyorlar diye ben de merak ediyorum. Bir de bunu istiyorsunuz da karşılığında İsrail olarak ne vereceksiniz veya ne istiyorsunuz? Bunlar hâlâ ortada ne yazık ki yok. Şu anda hâlâ Filistin’in bakanları mahkum. Çocuklar, kadınlar aynı şekilde çaresiz. İnanıyorum ki eş zamanlı bir adım atılsa, bu konuda kararlı bir tutum içinde olunsa ve taraflar bu konuda (tamam biz dediğimizi yapacağız) deseler iş çözülecek. Bu defa biz şunu düşünmeye başlıyoruz; bu olayın böyle bir ranta dönüştürülmesi mi var? Bunun devamında kendileri için fayda mülahaza edenler mi var? Öbür tarafta da o asker, (bak bizim askeri kaçırdınız) kurt kuzu hikayesi, bu mu var? Bu sorulara cevap arıyoruz” diye konuştu.
> Barışa katkıda kararlıyız
ŞAM/ANKARA - İran’ın ardından Suriye’ye de günübirlik bir ziyaret gerçekleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu ülke yetkilileriyle iki ülke meselelerinin yanı sıra Irak, Filistin ve Lübnan konusunu görüştü. Erdoğan, “Komşu ülkeler olarak buralarda neler yapabilirizin gayreti içindeyiz. Bu kadar koşturmamızın sebebi Türkiye’nin bölgedeki öneminden kaynaklanıyor” dedi. Başbakan Erdoğan, dün Suriye’ye günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Devlet Sarayı’nda ağırladığı Erdoğan’a Gaziantep’i mutlaka ziyaret etmek istediğini söyledi. Başbakan Erdoğan da Gaziantep’in modern bir sanayi şehri olduğunu kaydetti.
Erdoğan’a teşekkür
Esad, 2 saat süren görüşme ile ilgili olarak, iki ülkenin pek çok konuda “ortak düşündüklerini” belirterek, ziyaretinden dolayı Erdoğan’a teşekkür etti. Esad, Türkiye’nin Orta Doğu’daki barışın sağlanmasına yönelik katkılarını takdirle karşıladıklarını belirterek, şükranlarını iletti. Görüşmenin ardından Türkiye ve Suriye heyetleri kısa süreli bir araya geldiler. Erdoğan ve Esad, iki ülke heyetindekilerin de katılımıyla daha sonra çalışma yemeğine geçtiler.
Erdoğan, Suriye Başbakanı Naci Otri ile de bir araya geldi. Başbakanlıkta gerçekleşen görüşmenin ardından, heyetlerarası görüşmeye geçildi. Görüşmede, Suriye Başbakanı Otri, ülkesindeki yatırımlar hakkında Erdoğan’a bilgi verirken, ortak yatırım yapma önerisinde bulundu ve “Birlikte düşünelim birlikte yapalım” dedi. Başbakan Erdoğan da 2007 yılı başında iki ülke arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe gireceğini hatırlatarak iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1 milyar doların altında olduğuna işaret etti. Bu ticaret hacminin önce 2 milyar dolara çıkarılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Kaybedecek vaktimiz yok” diye konuştu. Günübirlik Suriye ziyareti dönüşünde Esenboğa Havalimanında açıklama yapan Başbakan Erdoğan, Esat ve Otri ile çok yararlı ve zamanlı bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Görüşmelerde ikili ilişkileri etraflı bir şekilde ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, bölgesel meselelerin ağırlıklı olarak ele alındığını ifade etti. Görüşmelerde Orta Doğu Barış sürecine ilişkin son gelişmeleri değerlendirdiklerini ve meselelerin çözümüne yönelik bölgesel aktörlerin ortak katkılarının neler olabileceğinin üzerinde durduklarını söyleyen Erdoğan, iki ülkenin bölgedeki meselelerin çözümünde hemfikir olduğunu görmenin kendilerini memnun ettiğini kaydetti.
Barış ve istikrar
Erdoğan, şöyle konuştu: “(Komşu ülkelerin iş birliği Orta Doğu’daki barış ve istikrara katkısı olacaktır ve bu acil bir ihtiyaçtır. Bunun için Suriye olarak biz ne yapmamız gerekiyorsa varız. Türkiye olarak sizlerin bölgedeki önemine inanan bir ülkeyiz, güveniyoruz) bunu ifade etmeleri bizi memnun etti. Bu kritik dönemde Lübnan’da istikrar ve huzurun muhafazası için bölge ülkeleri olarak yapıcı gayretler içinde bulunmamızın son derece önemli olduğu hususunda aynı fikri düşünüyoruz. Biz bu düşüncemizi vurguladık, karşılığını da aynen Sayın Esad’dan gördük.” Lübnan içindeki grupların uzlaşmacı bir yaklaşımla hareket etmeleri konusunda neler yapılabileceği konusunu da ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, Suriye’nin bu konuda da gerekli desteği vereceğini açıkladığını belirtti.
Ulusal uzlaşı ruhunun sürdürülmesi ve Lübnan’ın hassas toplumsal dokusunun korunmasının şart olduğunu taraflar olarak teyit ettiklerini belirten Erdoğan, “Bunun gerek Lübnan halkı gerekse bölgemiz açısından büyük önem taşıdığını, Hizbullah’ın hükümetten çekilmemesi, tekrar hükümetteki yerini alması gerektiğini vurguladık” dedi.
Irak’ın toprak bütünlüğü
Görüşmelerde Irak’ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğü konusunda da Suriye ile aynı düşüncede olduklarını gördüklerini belirten Erdoğan, Irak Hükümeti’nin güvenlik ve istikrarı tesis etmeye yönelik çabalarının desteklenmesi konusunda fikir birliğine vardıklarını ifade etti.
Erdoğan, “Suriye’nin Irak ile diplomatik ilişki kurma kararından da memnuniyet duyduğumuzu ifade ettim. Irak’ta şu ana kadar bazı bölünme hesaplarının olduğu, buna yönelik bazı açıklamaları zaman zaman değişik yerlerden duyuyoruz. Irak’ın toprak bütünlüğüne yönelik İran’da da Suriye’de de bizde de aynı inancın, kararlılığın olması Irak’ın toprak bütünlüğünü teyit edecektir, sağlayacaktır. Kaldı ki böyle hesaplar içinde olanlar, Irak’ın bölünmesi hesaplarını yapanlar, Irak’ın geleceği noktasında da kime fayda getirir düşüncesinden hareketle bunu yapıyorlar bilemiyorum ama bu bölgedeki barışı tehdit eden bir olaydır. Buna sıcak bakmamız mümkün değil. Irak Hükümeti’nin güvenlik ve istikrarı tesis etmeye yönelik çabalarını da müşterek olarak bundan sonraki süreçte destekleyeceğiz.” Erdoğan, bölgede barış ve istikrarın tesisine yönelik çabalara bundan sonraki dönemde de iki ülke olarak önemli katkılarda bulunacaklarını teyit ettiklerini kaydetti.
|
|