Viyana'da İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Mogherini, bugünün tarihi bir gün olduğunu vurgulayarak, cesaret, siyasi irade, karşılıklı saygı ve liderlikle, dünyanın ümit ettiği şeyi sağladıklarını söyledi. Mogherini, bunun barışa yönelik müşterek taahhüt ve daha güvenli bir dünya için birlik olmak anlamına geldiğini söyledi. Mogherini, müzakerelere katılan tüm tarafların yapıcı tutumuyla, heyetlerin becerisi ve adanmışlığı sayesinde, müzakereleri başarıyla sonuçlandırdıklarını ve 10 yılı aşkın süredir devam eden bir sorunu çözdüklerini belirtti.


"İRAN NÜKLEER SİLAH ÜRETEMEYECEK"

ABD Başkanı Barack Obama, yardımcısı Joe Biden ile Avusturya'nın başkenti Viyana'da İran'ın nükleer programı konusunda nihai anlaşmaya varılması konusunda Beyaz Saray'da sabah erken saatlerde açıklama yaptı. ABD ve uluslararası ortaklarının yaklaşık iki yıl süren müzakerelerin ardından büyük bir başarı elde ettiğini belirten Obama, İran ile kapsamlı, uzun süreli anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etmesini önleyeceğini kaydetti. Obama, "Anlaşmayla İran'ın nükleer silah elde edebileceği tüm yollar kesildi" diye konuştu.


KONGREYE ÇAĞRI

Obama, İran'ın nükleer programına yönelik varılan nihai anlaşmanın ABD'nin ve müttefiklerinin ulusal çıkarları doğrultusunda olduğunu belirterek, ABD Kongresi'nin anlaşmayı reddedecek bir yaklaşık sergilememesini istedi. Kongre'ye çağrıda bulunan Obama, "Bu anlaşmanın başarılı şekilde uygulanmasını önleyecek herhangi bir yasayı veto edeceğim" ifadesini kullandı. Obama, Washington'daki sert konuşmaların problemleri çözmediğini vurguladı. Bu arada Kongre'nin Cumhuriyetçi ve Demokrat üyeleri anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasına ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, Kongre'deki Cumhuriyetçilerin, söz konusu anlaşmanın iyi bir anlaşma olmadığına inanmaları halinde, Kongre'nin onaylaması gereken anlaşmayı bloke edebileceklerini söyledi. Boehner, "Detayları öğrenmek için elimizden geleni yapacağız ve eğer bu kötü bir anlaşmaysa ki şu an öyle olduğunu düşünüyorum, anlaşmayı durdurmak için her şeyi yapacağız" dedi.


"TÜM AMBARGOLAR KALKACAK"

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani nükleer konusunda anlşama sağlanamsının ardından İran ve dünya arasından yeni bir döenmin başladığını duyurdu. Ruhani ayrıca, "Merhamet talep etmedik, adil görüşmeler istiyoruz." dedi. Ruhani, nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasıyla dünya ile ilişkilerde yeni bir sayfa açıldığını, silah ambargosu dahil tüm yaptırımların kalkacağını söyledi. Yaptırımların asla amacına ulaşamadığını belirten Ruhani "Bununla birlikte insanların hayatları üzerinde de etkili oldu." dedi. Ruhani'nin açıklaması ABD Başkanı Barack Obama'nın açıklamasının ardından geldi. İran'ın nükleer programıyla ilgili 12 yıldır süren anlaşmazlık bugün sona erdirildi.


BM GENEL SEKRETERİ BAN MEMNUN

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, "İran ile 5+1 ülkeleri arasındaki tarihi anlaşmayı samimiyet ve memnuniyetle karşıladığını" belirtti. BM Kalkınmanın Finansmanı 3. Uluslararası Konferansı kapsamında Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da bulunan Ban, yaptığı yazılı açıklamada, "İran ile 5+1 ülkeleri arasındaki tarihi anlaşmayı samimiyet ve memnuniyetle karşılıyorum" ifadesini kullandı.


Anlaşmanın, liderlerin cesareti, müzakereciliği ve diyaloğunun bir kanıtı olduğunu vurgulayan Ban, "Bu anlaşma gelecekte karşılıklı anlayışa, uluslararası sorunların çözümüne, uluslararası ve bölgesel istikrara katkıda bulunacak" değerlendirmesinde bulundu. Ban'ın açıklamasında, BM'nin anlaşmanın uygulanmasında taraflara yardımcı olmaya hazır olduğu kaydedildi. İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında Viyana'da süren nükleer müzakerelerde anlaşmaya varıldığı bildirilmişti.

"TARİHİ HATA"

İsrail, "Batı, İran'ın liderliğini yaptığı şer ekseni tarafından kuşatıldı" açıklaması yaptı. Netanyahu'da anlaşmayı "tarihi" hata olarak nitelendirdi. Avusturya'nın başkenti Viyana'da 17 gündür dışişleri bakanları düzeyinde devam eden İran'la nükleer müzakerelerde nihai anlaşmanın sağlandığı belirtiliyor. İran ve 6 Batılı dışişleri bakanı birkaç saat içerisinde basının karşısına geçerek anlaşmayı açıklaması beklenirken, İsrail'den tepki geldi. 


Viyana'daki tarihi anlaşmayı sert sözlerle eleştiren İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Tzipi Hotovely, "Batı, İran'ın liderliğini yaptığı şer ekseni tarafından tarihi bir anlaşmayla kuşatıldı" dedi. İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Hotovely, "İsrail bu anlaşmanın hayata geçmesini engellemek için bütün güçünü harekete geçirecektir" şeklinde konuştu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, İran'la varılan nükleer anlaşmayı "tarihi" hata olarak nitelendirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'ın nükleer heveslerini engellemek için mücadele edeceklerini söyledi.

OBAMA'DAN LİDERLERE TELEFON

ABD Başkanı Barack Obama, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Al Suud ve Birleşik Arap Emirlikleri veliahttı Muhammed Al Nahyan ile İran'la nükleer müzakerelerde varılan anlaşmayı ele alan bir telefon görüşmesi yaptı. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre, Obama, liderlerle ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmede, sağlanan anlaşmanın, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğundan emin olmalarını sağlarken, İran'ın nükleer silah elde etmesini teyit edebilecekleri şekilde önleyeceğini iletti. Körfez ülkeleri ile İran'ın bölgede denge bozucu bir aktör olarak bulunmasına karşı duracaklarını belirten Obama, "İran'ın bölgede çıkaracağı sorunlara karşı biz de dostlarımızın savunma güçlerine yardımcı olacağız ve bölgedeki sorunları birlikte halledeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Başkan Obama, iki liderle Yemen'de devam eden sorunu da ele aldı. Mayıs ayında, Körfez ülkelerinin liderleri Başkan Obama'nın da katıldığı Camp David zirvesine davet edilmiş fakat beklenenin aksine birçok ülke lideri veliahtlarını yollamıştı. Körfez ülkelerinin bu tavrı, ABD yönetiminin İran ile masaya oturmasına tepki olarak yorumlanmıştı.


ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile İran'la nükleer müzakerelerde varılan anlaşmayı ele alan bir telefon görüşmesi yaptı. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre, Obama, sağlanan anlaşmanın, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğundan emin olmalarını sağlarken İran'ın nükleer silah elde etmesini teyit edebilecekleri şekilde önleyeceğini de Netanyahu'ya iletti. Washington'ın İsrail'in güvenliğine ilişkin güçlü taahhütlerinin altını çizen Obama, "nükleer silah edinmiş bir İran" endişelerini yok edecek nihai anlaşmanın, aynı zamanda ABD ve İsrail'in ulusal güvenlik çıkarlarının sonucu olduğunu aktardı.


ABD Başkanı Barack Obama, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasını Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı David Cameron ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile telefonda ele aldı. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre, Obama, liderlerle ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmede, yaklaşık 20 aylık yoğun geçen müzakerelerin ardından ulaşılan anlaşmada önemli rol oynamalarından dolayı kendilerine teşekkür etti. Nihai anlaşmanın, nükleer bomba elde edilebilecek potansiyel tüm yolları tıkaması nedeniyle İran'ın nükleer silah elde edemeyeceğini teyit edilebilecek tarihi bir çözüm sunduğunu teyit eden liderler, kalıcı anlaşmanın işlevselleştirilmesinde de yakın koordinasyon içinde olma taahhüdünde bulundular. Obama görüşmelerde ayrıca Yunanistan ile resmi kreditörleri arasında mutabakat sağlanmasını memnuniyetle karşıladığını aktardı.

İNGİLTERE DIŞİŞLERİ BAKANI

İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond, İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında varılan anlaşmayla İran'a nükleer programıyla ilgili sıkı denetimler getirileceğini, bunun karşılığında ise bu ülkeye yönelik bazı yaptırımların kaldırılacağını söyledi. İran'ın nükleer programıyla ilgili bugün Viyana'da varılan anlaşmadan duyduğu memnuniyeti ifade eden Hammond, 10 yıldan fazla süren zorlu müzakerelerin ardından tarihi bir anlaşmaya varıldığını belirterek, "bu anlaşmanın İran'a nükleer programıyla ilgili sıkı limitler ve denetimler getireceğini" kaydetti.


Anlaşmayla İran'ın nükleer programıyla ilgili Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na erişim sağlayacağını ifade eden Hammond, böylece İran'ın uluslararası topluma programının barışçıl olduğu ve kalacağına dair güvence vermiş olacağını belirtti. Hammond, bunun karşılığında da uluslararası toplumun İran'a yönelik bazı kısıtlamalarını kaldıracağını, bunun da ekonomik ve mali faydaları olacağını dile getirerek, şöyle konuştu: "Bu anlaşmanın tamamen uygulanmasını ve İran'ın nükleer silahlara ulaşmaktan uzak olmasını sağlayacağız. İran'ın tarihsel olarak tekrarladığı bölgedeki aktivitelerle ilgili endişelerin farkındayız. İran'ın içişlerine karışmaması için Körfez ülkelerini desteklemeyi sürdüreceğiz. Bu anlaşmanın İran'ın komşuları ve uluslararası toplumla ilişkilerinde bir adım da olsa değişikliğe neden olmasını umuyoruz."


İran'a yönelik ekonomik ve mali yaptırımların zamanla kaldırılmasının, İran halkının ülkenin geleceği ve bölgedeki rolüyle ilgili alacağı kararlarda önemli bir fırsat olduğunu kaydeden Hammond, "Uluslararası ortaklarımızla birlikte İran'ı bölgesinde özellikle şiddet içeren İslami aşırıcılığa karşı şeffaf ve yapıcı bir rol oynaması için cesaretlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi.

"DÜNYA RAHAT BİR NEFES ALDI"

Rusya'nın, İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1 grubu) arasında yürütülen nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasını memnuniyetle karşıladığı bildirildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'in resmi sitesinde yayımlanan açıklamasında, müzakerelerin yürütüldüğü Viyana'da varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Eminim, dünya bugün rahat bir nefes aldı" ifadelerini kullandı. Putin, varılan anlaşmanın Rusya ve İran arasında barışçıl nükleer enerji alanında işbirliğinin gelişmesine katkı sağlayacağından emin olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Rusya Parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması'ndan yapılan açıklamada, anlaşma "diplomasinin zaferi" olarak nitelendi.


"OLUMLU BİR GELİŞME"

İran ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması ve bu konuda Türkiye'nin pozisyonu konusundaki soruyu ise Davutoğlu, şöyle yanıtladı: "İran'a yönelik ambargoların kalkması da bizim için olumlu bir gelişmedir. Hem Türkiye-İran ilişkilerinin seyri bağlamında hem de biz bu tür ambargoların kalıcı etki yapma bakımından sınırlı olduğu kanaatini hep gündeme getirdik. O bakımdan hayırlı olmasını diliyorum. Her zaman Türkiye, küresel ve bölgesel barışı destekleyecek adımların yanında olacaktır."


"İYİ NİYETLİ VE TİTİZ"

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, ülkesinin, müttefikleri ile birlikte İran'ın nükleer enerji programı konusunda varılan anlaşmanın uygulamaya sokulmasını iyi niyet ve titizlikle izleyeceğini bildirdi. Elysee Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Hollande'ın İran konusunda ABD Başkanı Barack Obama ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği kaydedildi. Görüşmede Hollande, İran'ın Ortadoğu'da artık istikrarın sağlanması noktasında çok önemli ve sorumlu bir aktör olması konusundaki temennisini dile getirdi. Hollande, ciddi ve geçerli bir anlaşma sağlanması konusunda müzakerelerin başarı ile sonuçlanmasına katkı veren heyetleri çalışmalarından ötürü övdü. ''Görüşmelerin bittiği ve icraatın zamanının geldiği vurgulanan'' açıklamada, ''Belirlenen takvim uyarınca sorumluluklarını yerine getirmesi artık İran'a kaldı. Fransa, müttefikleriyle birlikte, anlaşmanın uygulanmasını iyi niyet ve titizlikle izleyecektir'' ifadesi kullanıldı. Açıklamada, anlaşmanın başarılı bir şekilde hayata geçirilmesinin bölge ve uluslararası güvenlik açısından önemli olduğu vurgulandı.


"İRAN'IN HÜKÜMLERİNİ YERİNE GETİRMESİ ÖNEMLİ"

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, uluslararası toplulukla İran arasında yapılan kapsamlı ve simgesel anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Anlaşma tam anlamıyla uygulandığında uluslararası güvenliği arttıracak" ifadelerini kullandı. Stoltenberg, yaptığı açıklamada İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında bugün varılan anlaşmanın tarihi bir dönüm noktası olduğu değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası toplulukla İran arasında yapılan kapsamlı ve simgesel anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirten Stoltenberg, tarafları azimli çalışmalarından ötürü tebrik etti. Stoltenberg, İran'ın anlaşma hükümlerini yerine getirmesinin çok önemli olduğunu, bunun bölge güvenliğini arttıracağını ve anlaşmanın tam anlamıyla uygulandığında uluslararası güvenliği arttıracağını ifade etti.


MERKEL'DEN TARAFLARA ÇAĞRI

Almanya Başbakanı Angela Merkel, İran ile anlaşmaya varılan nükleer müzakerelerin sonucunun kararlaştırılan takvime göre uygulanmasının önemine işaret ederek taraflara bunun hızlı bir şekilde uygulanmasına katkı sağlamaları çağrısında bulundu. Federal Basın ve Enformasyon Dairesinden yapılan açıklamaya göre Başbakan Merkel, Viyana'daki müzakere sonucundan memnuniyet duydu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) ile İran arasındaki anlaşmanın, ısrarcı politikanın ve uluslararası diplomasinin önemli bir başarısı olduğunu belirten Merkel, "Şimdi bu müzakere sonucunun kararlaştırılan takvime göre uygulanması önemli. Tüm taraflara bunun hızlı bir şekilde uygulanmasına katkı sağlamaları çağrısında bulunuyorum. Böylelikle uluslararası düzeydeki en zor anlaşmazlıktan birini diplomatik yollarla aşmak için gerçekçi bir fırsat var" değerlendirmesinde bulundu. Viyana'daki müzakere sonucunda saydam ve emsalsiz uluslararası kontrol sistemi ile İran'ın askeri amaçlı nükleer programa sahip olmaması hedefine çok yaklaşıldığını belirten Merkel, "İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını imkansız hale getirmek istiyoruz" ifadesini kullandı. Merkel, bunun gerek bölge gerekse bölge dışı güvenlik için önemli bir kazanç olacağını kaydetti.


"İSRAİL'İN GÜVENLİĞİ ÖNEMLİ"

Kanada Dışişleri Bakanı Rob Nicholson, İran'ın varılan anlaşmaya rağmen nükleer hırsları, terörizme verdiği destek ve İsrail'in haritadan silinmesi için tekrarladığı çağrıları nedeniyle tehdit olmaya devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Nicholson, nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanması üzerine yaptığı yazılı açıklamada, P5+1 ülkelerinin anlaşma için sergiledikleri çabaları taktir ettiklerini kaydetti. "Ancak biz, İran'ı sözleriyle değil, eylemleri ile değerlendirmeye devam edeceğiz" diyen Nicholson, açıklamasında, "Bu amaçla, İran'ın taahhütlerine uyumunu izlemek için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı çabalarını desteklemeyi sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi. Nicholson, açıklamasını şöyle sürdürdü: "İran rejiminin nükleer hırsları, terörizme verdiği destek, İsrail'in haritadan silinmesi için tekrarladığı çağrıları ve temel insan haklarına yönelik uygulamaları, uluslararası barış ve güvenliğe önemli bir tehdit olmaya devam etmektedir. Biz herhangi net bir değerlendirmede ve eylemde bulunmadan önce daha bu anlaşmayı izlemeye devam edeceğiz."


"DÜNYA DAHA GÜVENLİ BİR YER HALİNE GELECEK"

İngiltere Başbakanı David Cameron, "Israrlı diplomasi ve sert yaptırımların ardından uluslararası toplum İran ile tarihi bir anlaşmaya varmıştır. Bu anlaşma, İran'ın nükleer silah üretimini engelleyecek ve dünyamızı daha güvenli bir yer haline getirecektir" dedi. Cameron, İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında bugün varılan anlaşmayla ilgili yaptığı açıklamada, uzlaşma sürecinde "yorulmadan çalışan" herkesi kutlayarak "Bu anlaşmaya varmak her iki taraf için de liderlik, cesaret ve kararlılık gerektirmiştir" ifadesini kullandı. Anlaşmanın tamamen uygulanmasının sağlanması gerektiğini kaydeden Cameron, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ekonomik anlamda İran'ın bu anlaşmadan fayda sağlaması için gerçek bir fırsat önünde bulunmaktadır. Tabii bu ancak İran'ın nükleer programıyla ilgili uluslararası toplumun endişelerini gidermesine bağlıdır. Bu anlaşma elbette tüm zorlukları ortadan kaldırmayacaktır, özellikle de İran ve komşuları arasındaki. Bölgedeki ortaklarımızla istikrar ve güvenliği sağlamak için çalışmayı sürdüreceğiz. İran'ın da bu yolu takip etmesini umut ediyorum."


İRANLILAR SOKAKLARA DÖKÜLDÜ

İran'da, nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasının ardından, Batı ülkeleri tarafından İran İslam Devrimi'nin gerçekleştiği 1979 yılından bu yana ülkelerine uygulanan yaptırımların kaldırılacağı haberi sevinçle karşılandı. Başkent Tahran'da sokaklara çıkan vatandaşlar, sevinç gösterilerinde bulundu. Veli Asr Meydanı'nda AA muhabirine, İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5+1) arasında varılan nihai anlaşmayı değerlendiren İranlılar, görüşmelerin sonuçlanmasını olumlu karşıladıklarını belirtti. Sevinç gösterilerine katılan 47 yaşındaki Fatma Hanım, "Söz konusu anlaşmayla tüm dünyayla ilişkilerimiz daha iyi olacak. Bu anlaşma tüm dünya için faydalı olacaktır. Çok mutluyum" dedi.


Anlaşmayla silah ambargosunun da kalkacağını dile getiren Muhammed Rıza da "Yanı başımızdaki DAEŞ belasından kurtulmak ve onlara karşı mücadele etmek için İran kendi savaş uçaklarını dışarıda tamir ettirebilecek" ifadesini kullandı. Nükleer programa karşı ülkesine uygulanan yaptırımlar nedeniyle ülke haklının çok zorluklar çektiğini dile getiren 59 yaşındaki Suzan adlı kadın ise "Zarif ve arkadaşlarının eline sağlık. Gençlerin geleceği için önemli olan ambargo sorunlarını çözdü" değerlendirmesinde bulundu. Kutlamalara katılan Rıza Hakikatpur da anlaşmanın etkisinin zamanla belli olacağını anlatarak, temkinli olunması gerektiğini dile getirdi. Hakikatpur, "Şimdilik bir şey söylemek mümkün değil. Bu anlaşmanın etkisinin bir veya iki yıl içinde ortaya çıkacağını pek düşünmüyorum" yorumunda bulundu.


İran'ın yurtdışında dondurulan mal varlığının serbest bırakılarak ülkeye dönmesini umduğunu belirten 61 yaşındaki Meryem adlı vatandaş da anlaşmadan duyduğu memnuniyetini dile getirerek, "İnşallah bu anlaşmayla İran'ın dondurulan tüm parası İran milletine ödenir" ifadesini kullandı. Ahmet adlı vatandaş da Ruhani'nin bu anlaşmayla halkın arasında güvenini artırdığını belirterek, "Artık önemli aşamayı katettik. Ruhani'ye oy verip kendi hedefime ulaştığıma inanıyorum. Bu iyi bir gelişmedir. Biz hep bu anlaşmanın sonuçlanmasını destekledik. Büyük bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Ülkesine uygulanan yaptırımların ana sorumlusunun eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad hükümeti olduğunu savunan 50 yaşındaki Ali de "Nükleer müzakere heyeti iyi iş çıkardı. Ülkenin dış politikasında rasyonel düşüncelerin hakim olmasını istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.


"ENERJİ SEKTÖRÜ CANLANACAK"

Azerbaycan Enerji Bakanı Natig Aliyev, İran'la 5+1 ülkeleri arasında yürütülen nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasının enerji sektörünü canlandıracağını söyledi. Aliyev, Azerbaycan Diplomatik Akademisi (ADA) Üniversitesi Yaz Okulu'nda öğrencilerle yaptığı söyleşide, İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1 grubu) arasında Viyana'da yapılan nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Bakan Aliyev, "Bu karar bizi sevindirdi. Yaptırımların kalkması petrol üretimini etkileyecek. Özellikle OPEC'in kotasının artırılması ile sonuçlanacak. Müzakerelerde anlaşmaya varılması enerji sektörünü canlandıracak" diye konuştu.

"BU İYİ BİR ANLAŞMA"

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, İran ile 5+1 ülkeleri arasında varılan kapsamlı anlaşmayla ilgili, "İran yükümlülüklerini yerine getirdikçe yaptırımlar kaldırılacak. Yükümlülüklerini yerine getirmezse BM ve AB yaptırımları yeniden uygulamaya konulacak" dedi. Kerry, Avusturya'nın başkenti Viyana'da basın toplantısı düzenledi. Anlaşmanın herkes için olumlu olduğunu belirten Kerry, "Anlaşma, çatışma kuruntularından uzaklaştıran, muhtemel barışa yaklaştıran bir adımdır. Bu bizim aradığımız iyi bir anlaşmadır" diye konuştu. Kerry, anlaşmanın Batılı ülkelerle İran arasında krize neden olan İran'ın nükleer programını kısıtlayacağını, karşılığında İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılacağını belirtti.


Anlaşmanın İran'ın nükleer programını kısa vadeye değil, uzun ömürlü program kapsamına soktuğunu belirten Kerry, İran'ın barışçıl nükleer faaliyetlerde bulunabileceğini, nükleer bomba üretimine giden yolun bu anlaşma ile kesildiğini söyledi. Kerry, İran'ın 15 yıl boyunca yüzde 3,67'nin üzerinde uranyum zenginleştirmesi yapamayacağını, yeni ağır su reaktörü inşa edemeyeceğini, santrifüj sayısını düşüreceğini, plütonyum üretemeyeceğini ve nükleer faaliyetlerinin muhtemel askeri boyutu hakkında üç ay içinde rapor hazırlanacağını aktardı.


Kerry, "İran yükümlülüklerini yerine getirdikçe yaptırımlar kaldırılacak. Yükümlülüklerini yerine getirmezse BM ve AB yaptırımları yeniden uygulamaya konulacak" ifadesini kullandı. Bir anlaşma yapılmaması halinde İran'ın nükleer tehdit olmaya devam edeceğini ifade eden Kerry, anlaşma olmaması halinde İran'ın birkaç yıl içinde yüzlerce santrifüj üreteceğini ve nükleer bomba üretimi yolunun açılacağını savundu. Anlaşmanın sadece ABD'nin güvenliğini değil, herkesin güvenliğini sağlamaya yönelik olduğunu kaydeden Kerry, anlaşmanın İsrail ve Körfez ülkelerinin de güvenliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Kerry, anlaşma kapsamında İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde hemen cevap vereceklerini vurguladı.

"ANLAŞMA MEMNUNİYET VERİCİ"

Türkiye, 5+1 ülkeleri ile İran arasında İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın nükleer programına ilişkin sorunun çözümü için diplomasiyi tek seçenek olarak gören Türkiye'nin, 5+1 ülkeleri ile İran arasında uzun zamandır devam eden müzakerelerin "kapsamlı ortak eylem planı" adı verilen bir anlaşma üzerinde mutabakatla sonuçlanmasını memnuniyetle karşıladığı bildirildi.


Anlaşmanın güven verici bir anlayışla kesintisiz biçimde ve tam olarak uygulanmasının bölge barış, güvenlik ve istikrarı bakımından da hayati? önem taşıdığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Tarafları bu neticeyi mümkün kılan çabaları için kutluyor, varılan anlaşmanın tüm unsurları ile uygulanmasına önem atfediyor, önümüzdeki dönemde uygulamanın denetlenmesinde merkezi rol üstlenecek olan Uluslararası Atom Enerji Ajansı ve uluslararası toplum ile tam bir şeffaflık temelinde anlaşmada öngörülen işbirliğinin hayata geçirilmesini bekliyoruz."

"DİPLOMASİ ZAFERİ"

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İran'ın nükleer programı konusunda yürütülen müzakerelerde nihai anlaşmaya varılmasını, "Soğuk Savaşın sona ermesinden bu yana diplomasinin elde ettiği en büyük zaferlerden birisi" olarak değerlendirdi. Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin süreci yakından takip ettiğini ve daima desteklediğini hatırlattı. Kendisinin de Dışişleri Bakanlığı döneminde ve Cumhurbaşkanı olarak özel zaman ayırıp bu konuda çaba gösterdiğini, görüşmeler için bizzat Tahran'a gittiğini ve görüşmelerin bir kısmına da Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını anlatan Gül, görüşmelerin başarıyla neticelenmesinden büyük memnuniyet duyduğunu vurguladı. 


Anlaşmayı "Soğuk Savaşın sona ermesinden bu yana diplomasinin elde ettiği en büyük zaferlerden birisi" olarak nitelendiren Abdullah Gül, şunları kaydetti: "BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülke, İran ve Almanya başta olmak üzere ilgili tüm tarafları tebrik ediyorum. Bilhassa içten ve dıştan gelen baskılara rağmen büyük bir cesaret örneği sergileyen ABD Başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı John Kerry ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in hakkını teslim etmek gerekir."


Böylesi büyük anlaşmalarda uygulamadan kaynaklanan sorunlar olabileceğine işaret eden Gül, uygulama sürecinde tüm tarafların titiz ve yapıcı olması gerektiğini vurguladı. 11. Cumhurbaşkanı Gül, "Tabiatıyla bu anlaşmayı bilhassa bölgemiz bakımından yeni bir başlangıç olarak görmek lazım. Şimdi İran'ın tehdit algıları temelinde şekillendirdiği Ortadoğu politikalarında değişiklik olacağını ümit ediyorum. Bu diplomatik zaferin bölgedeki diğer meselelerin çözümü için de örnek teşkil edeceğini ve kolaylaştıracağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"TARİHİ BİR GÜN"

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varıldığı bugünü "tarihi" olarak nitelendirdi. Steinmeier, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin gerçekleştiği Avusturya'nın başkenti Viyana'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 12 yıldan beri devam eden ve kendisinin 10 yıldan beri katıldığı müzakerelerin sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, "12 yıl süren müzakereler sona erdiği için bugün tarihi bir gün" dedi. İyi bir anlaşma yapıldığını ifade eden Steinmeier, bu anlaşmayla belki Ortadoğu'da yer alan ülkeler arasındaki ilişkilerde yeni bir başlık açılmasının başarılabileceğini belirtti. 


Steinmeier, diplomasinin ve diyaloğun galip geldiğini vurgulayarak, anlaşmanın çatışma içinde bulunan taraflara diyalog yolunu aramaları için cesaret verebileceğini söyledi. "Ortadoğu'yu ve dünyayı bir parça güvenli yapacak bir anlaşmaya varıldığına inanıyorum" diyen Steinmeier, müzakerelerin hedefinin başından beri denetlenebilir bir şekilde İran'ın atom bombasına ulaşmasını başarısız kılmak ve İran'ın nükleer programını barışçıl amaçlar için kullanılmasını sağlamak olduğunu kaydetti. Steinmeier, müzakerelerin daha önce ifade edildiğinden biraz uzun sürdüğünü ancak bunun gerekli olduğunu da dile getirdi. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Sigmar Gabriel de Çin Cumhuriyeti'ne ziyareti kapsamında yaptığı açıklamada, aylar süren müzakerelerden sonra çatışma tehdidinin azalması ve İran ile iyi ilişkilerde bulunma ışığının görüldüğünü belirterek, sağlanan anlaşmayı "büyük bir ilerleme" olarak niteledi.

"BÖLGEYİ DAHA TEHLİKELİ BİR HALE GETİRECEK"

Suudi Arabistan, "İran'la yapılan anlaşma bölgeyi daha tehlikeli hale getirebilir" açıklaması yaptı. Suudi Arabistanlı bir yetkili, İran ve Batılı ülkeler arasında varılan nükleer anlaşmayı değerlendirdi. Suudi yetkili, söz konusu anlaşmanın İran'ın nükleer silahlanmasını engellemesi durumunda Batılı güçler için "büyük bir gün" anlamı taşıyacağını ancak kötü bir anlaşma olarak sonuçlanırsa, bölgeye çok zarar vereceğini iddia etti. Suudi yetkili, İran'ın Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'deki faaliyetleriyle bütün Ortadoğu'yu istikrarsızlaştırdığını da ileri sürdü. Suudi Arabistanlı yetkili, "Eğer anlaşma yeni tavizler anlamına geliyorsa, bölge çok daha tehlikeli bir yer haline gelir" şeklinde konuştu.

"ÖNEMLİ BİR ADIM"

Katar, İran ile nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasını memnuniyetle karşıladı. Katar resmi haber ajansı QNA'nın yayınladığı Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında dün varılan anlaşmayı "önemli bir adım" diye nitelendirilerek, Doha'nın, "bölgedeki barış ve istikrarın korunmasına her zaman istekli" olduğu kaydedildi. Bu arada, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, Katar Dışişleri Bakanı Halid bin Muhammed el Atiyye ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarını telefonla aradığı bildirildi. Atiyye ve Kerry arasındaki telefon konuşmasında, anlaşmanın detayları ve "sağladığı güvencelerin" ele alındığı belirtildi. Atiyye'nin, Kerry'ye, Katar'ın anlaşmadan duyduğu memnuniyeti ve bu anlaşmanın "bölgede barış ile istikrarı artıracağına inancını" vurguladığı ifade edildi.


LİTVANYA'DAN DESTEK

Litvanya Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius, İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında varılan anlaşmaya, Konseydeki oylamada veto koyulmayacağını tahmin ettiğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı'nın resmi sitesinden açıklama yapan Linkevicius, "12 senelik müzakerelerden sonra beklenen anlaşma sonunda gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Katkıda bulunan tüm bakanları ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'yi kutlayan Linkevicius, Litvanya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki oylama sırasında anlaşmayı destekleyeceğini bildirdi. Litvanyalı Bakan, "Anlaşma henüz yürürlüğe girmedi. Önce ABD Kongresi'nde dikkatle bakılacak. Litvanya kesin olarak anlaşmayı destekleyecek. Büyük ihtimalle BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri tarafından anlaşmaya veto koyulmayacak" diye konuştu. İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında Viyana'da süren nükleer müzakerelerde anlaşmaya varıldığı bildirilmişti.


"GÜVENLİĞİMİZ İÇİN TARİHİ BİR ADIM"

ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, İran'ın nükleer silah yapımını engelleyecek bir anlaşmaya varıldığını belirterek, "Bu tarihi anlaşma, ABD'nin milli güvenliği için çok büyük öneme sahiptir" dedi. Dışişleri Bakanı John Kerry ve Enerji Bakanı Ernest Moniz'in diğer ülkelerin temsilcileri ile birlikte İran'ın nükleer silah yapımını engelleyecek bir anlaşma yaptığını vurgulayan ABD Savunma Bakanı Carter, "İran'ın nükleer silah yapımını engelleyecek bir anlaşmaya varıldı. Bu tarihi anlaşma, ABD'nin milli güvenliği için çok büyük öneme sahiptir" değerlendirmesinde bulundu. Ülkenin menfaatleri için her zaman göreve hazır olduklarını kaydeden Carter, "Ortadoğuda bulunan askerlerimiz bölgede bir barış sağlayabilmek için ellerinden geleni yapmaktadır. Bölgede dostlarımızın, özellikle İsrail'in güvenliğini tehlikeye düşürebilecek herhangi bir durum karşısında hazır bir şekilde bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


CUMHURİYETÇİLER TEPKİLİ

Cumhuriyetçiler kanadından Ileana Ros-Lehtinen, anlaşmanın kazanan tarafının "ABD'ye ölüm, İsrail'e ölüm gibi sloganlarla nefret üreten İran" olduğunu söyledi. Ros-Lehtinen, anlaşma kapsamında, İran'ın BM tarafından gelecek askeri tesislere giriş talebini sorgulama hakkının olmasını eleştirerek, "Beklenen oldu ve Obama yönetimi tehlikeli bir anlaşma masasında ülkemizin ve İsrail'in varlığını tehlikeye atan bir anlaşmaya vardı. Daha önce kendisine defalarca söylemiş olmamıza rağmen sözlerimizi görmezden geldi. En sonunda varılan anlaşma İran'ın nükleer gücünü geliştirmesini engelleyebilecek bir anlaşma değil ve İran'ın bu konudaki çalışmaları gözetimimizde kolay olmayacak çünkü bu Tahran'ın izniyle yapılabilecek" diye konuştu.


"DÖNÜM NOKTASI"

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power, Viyana'da varılan anlaşmanın onayı ve yaptırımlarla ilgili adımlar için ABD'nin BM Güvenlik Konseyi karar tasarısı hazırlayarak Konsey'e sunacağını bildirdi. Power, yaptığı yazılı açıklamada, İran ile BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1) arasında bugün varılan anlaşmayla İran'ın nükleer silah yapımının engelleneceğini kaydetti. İran'ın anlaşmaya uymaması durumunda tekrar yaptırım kararı alınacağını belirten Power, "ABD önümüzdeki günlerde P5+1 ve AB adına BM Güvenlik Konseyi karar tasarısı hazırlayarak Konsey'e sunacak. Bu tasarı anlaşmayı onaylayacak ve İran'a uygulanan mevcut yaptırımlar, Viyana'da uzlaşılan yeni yapıyla değiştirilecek. Tasarının zamanlıca kabul edilmesini umuyoruz" ifadelerini kullandı. İran'ın nükleer programının barışçı olması ve böyle kalması için daha yapılması gereken önemli çalışmalar olduğunu kaydeden Power, "Ancak bugünkü anlaşma Amerika'nın, daha güvenli bir dünya çabasında önemli bir dönüm noktasıdır" ifadelerini kullandı.