ABD'de Barack Obama yönetimi, İran ile sağlanan nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesinde söz sahibi olacak Kongre'de üyelerin anlaşmaya ilişkin tereddütlerini gidermek için çaba sarf ediyor.
Obama yönetimi, P5+1 ülkeleri ile İran arasında İran'ın nükleer programı üzerine imzalanan anlaşmanın ardından Kongre üyelerindeki kuşkuları gidermeye çalışıyor. Bu kapsamda ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Kongre'ye giderek Senato Dış İlişkiler Komitesi üyelerine nükleer anlaşmaya ilişkin bilgilendirmede bulundu. Demokrat Parti Maryland Senatörü Ben Cardin'in daveti üzerine senatörlerin akıllarındaki soru işaretlerini gidermeyi amaçlayan Biden, bir saati aşan toplantının ardından herhangi bir açıklama yapmadan binadan ayrıldı.
Basın mensuplarının görüşmeye ilişkin sorularını yanıtlayan Senatör Cardin, "açık ve doğrudan bir tartışma" yaptıklarını belirterek, İran'ın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda Kongre'nin seçeneğinin ne olacağı da dahil birçok konuyu ele aldıklarını söyledi.
Komitenin en kıdemli Demokrat üyesi konumunda bulunan Cardin, anlaşmanın oylanmasında "evet" veya "hayır" oyu kullanacağını söylemekten kaçındı. Ancak Cardin, ABD tarafından hazırlanan BM Güvenlik Konseyi (BMGK) karar tasarısında, Viyana'daki anlaşma uyarınca İran'a yaptırımların kademeli olarak kaldırılması talebini eleştirdi. Obama yönetiminin Kongre'den önce BM nezdinde böyle bir adım atmaması gerektiğine işaret eden Cardin, "Yönetimin, Kongre'nin anlaşmayı gözden geçirme periyodunu tamamlayıncaya kadar beklemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu beklemeyle neyin kaybedilmiş olacağını bilmiyorum" diye konuştu.
Komitenin başkanı Cumhuriyetçi Parti Tennessee Senatörü Bob Corker da ABD'nin BMGK'daki girişimine ilişkin, "Bunu Amerikan halkına, Kongre'ye ve Temsilciler Meclisi'ne yapılmış bir hareket olarak görüyorum" ifadesini kullandı.
Joe Biden, bir gün önce de Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat Parti üyelerine anlaşmaya ilişkin bilgilendirmede bulunmuştu.
Biden'ın yanı sıra Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes da gün içinde Temsilciler Meclisi'nin Yahudi üyeleriyle Beyaz Saray'da bir araya gelerek Kongre üyelerinin tereddütlerini gidermeye çalıştı.
ABD Başkanı Barack Obama, anlaşmanın başarılı bir şekilde uygulanmasını önleyecek Kongre'den çıkacak her türlü tasarıyı veto edeceğini açıkça ifade ederken, Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçilerin, çoğunluğu nükleer anlaşmaya şüpheli yaklaşıyor.
Kongre'nin anlaşmayı gözden geçirmek için 2 aylık süresi var. Kongre'den anlaşmayı reddeden bir tasarı geçerse Obama, bu tasarıyı veto edebilecek. Daha sonra Senato'nun, Obama'nın vetosunun önüne geçmek için ret tasarısını üçte ikilik çoğunlukla, yani en az 67 senatörün desteğiyle kabul etmesi gerekiyor. Diğer bir ifadeyle Obama'nın, vetosunu korumak için 34 senatörü ikna etmesi yeterli olacak.
Kongre'de nükleer anlaşmanın eylül başlarında oylanması bekleniyor.
-Yönetim, müttefiklerin de kaygılarını gidermeyi hedefliyor-
Obama yönetimi, ülke içindeki soru işaretlerini gidermenin yanında yurtdışında da müttefiklerinin kaygılarını dindirmeyi hedefliyor. İran'la nükleer anlaşmanın imzalanmasının ardından özellikle İsrail ve Körfez ülkelerinden gelen ciddi eleştirilerden sonra Obama, müttefiklerini, anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etmesinin önündeki yolları tıkadığına ikna etmeye çalışıyor.
Bu çabalar kapsamında ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, hafta sonu İsrail'i ziyaret edecek. İsrailli muhataplarını anlaşmaya ilişkin bilgilendirecek olan Carter, ABD'nin İsrail'in güvenliğine yönelik taahhütlerini de yinelemesi bekleniyor. Carter'ın bir sonraki durağı ise Suudi Arabistan olacak.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de 3 Ağustos'da Katar'a giderecek Körfez ülkeleri liderlerine anlaşmaya ilişkin bilgilendirmede bulunacak. Suudi mevkidaşı Adil el-Cubeyr ile Dışişleri Bakanlığında yaptığı görüşmeden sonra, kendisinin de bizzat Körfez ülke liderleriyle görüşmek için Doha'ya gideceğini duyuran Kerry, "Varılan anlaşmayla ilgili kendilerine bizzat detaylı şekilde açıklamalarda bulunup, eğer soruları varsa onları yanıtlayacağım" diye konuştu.