Yerel basında yer alan haberlerde, sayıları yüzbinleri bulan göstericiler, Rousseff'in çok partili hükümetinin adının karıştığı yolsuzluklara son verilmesini ve Devlet Başkanı'nın yüce divanda suçlanmasını istedi. Polis, gösteriler sırasında Sao Paulo'da 350 bin kişinin sokaklara döküldüğünü açıklarken, göstericilerin büyük bölümünün, ülkedeki olumsuz ekonomik koşullara öfkeli olduğu gözlendi. Vem Pra Rua, Movimento Brasil Livre ve Revoltados On Line hareketleri tarafından organize edilen gösteriler sırasında Brezilya için daha iyi bir gelecek temennisi de dile getirildi. Göstericilerden 49 yaşındaki Sao Paulolu avukat Ani Caprara, "Bugün, ülkemizi mahveden suç çetesini, hükümeti protesto etmek için buradayım. Brezilya'nın yakışık alır bir demokrasiye geri dönebilmesi için daha iyi insanların yönetime gelmesine ihtiyacımız var. Brezilya bunu hak ediyor" dedi. Sao Paulo'da idarecilik yapan 56 yaşındaki Marcius Kelen de ailesi için daha iyi bir gelecek istediğini ifade ederek, "Brezilya, daha önce hiç görmediğim bir süreçten geçiyor. Bu yozlaşmış, utanmaz hükümete karşı savaşmamız gerekli" yorumu yaptı. Büyük bölümü, beyaz ve orta sınıftan kişilerden oluşan göstericiler arasında küçük bir grup da askeri müdahaleden yana olduklarını savundu. Brezilya'da geçen yıl düzenlenen devlet başkanı seçiminde Dilma Rousseff'in rakibi Aecio Neves de gösterilere katılanlar arasında yer aldı. İlk kez hükümet karşıtı gösterilere katılan Neves, yerel basına yaptığı açıklamada, "Brezilyalılara karşı duyarsızlık, yolsuzluk ve yalana son verilmesi zamanı" diye konuştu. Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, 2003 ile 2010 yılları arasında devlete ait petrol şirketi Petrobras'ın başkanlığını yapmıştı. Rousseff'in başkanlığı sırasında şirkette 800 milyon dolarlık yolsuzluk yapıldığı, ihalelere fesat karıştırıldığı, yetkililerin rüşvet aldığı iddia ediliyor. Rousseff, müfettişler tarafından aklanırken, hükümetinin kilit öneme sahip üyelerinin soruşturma altında olduğu ve İşçi Partisi'nin bazı üyelerinin bu bağlamda suçlandığı biliniyor.