Mısır'da 25 Ocak devriminin ardından demokratik sürece katılarak sandığa gitmeye başlayan halk, askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin devrildiği, 3 Temmuz 2013'ten bu yana yapılan seçimlere ilgi göstermiyor. 
Hüsnü Mübarek'in 30 yıllık yönetimine son veren 25 Ocak devriminden sonra Mısır'da idareyi eline alan Yüksek Askeri Konsey tarafından, "yeni parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önündeki engelleri kaldırmak" amacıyla 19 Mart 2011'de anayasa referandumu yapıldı. 
Modern Mısır'ın ilk demokrasi deneyimi olarak tarihe geçen söz konusu referandumda, halk oy kullanabilmek için seçim merkezleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu ve birbirine son derece saygılı bir şekilde sabırla sıranın kendilerine gelmesini bekledi.
Anayasadaki ilgili maddelerde değişiklik yapılmak üzere yürütülen seçimler, "demokrasi şöleni" şeklinde nitelendirildi. Katılım oranı yüzde 41 olarak açıklanan söz konusu referandumda 45 milyon seçmenin 18,5 milyonu oy kullandı. Referandum, yüzde 77,2  "evet" oyuyla sonuçlandı. 
Referandumdan 9 ay sonra parlamento seçimleri, Aralık 2011- Ocak 2012 tarihleri arasında iki aşamalı olarak yapıldı. 49,2 milyon seçmenden, 32,2 milyonu sandık başına gitti ve yüzde 65'lik katılım o dönem 'rekor oran' olarak yorumlandı.
Mısır'ın 5'inci ve ülke tarihinin demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi'nin aday olduğu 30 Haziran 2012 seçimlerinde, katılım yüzde 50 olarak açıklandı. 50 milyon 524 bin seçmenden, 25 milyon 441 bin kişi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullandı. Mursi'nin yüzde 51,73 oy olarak cumhurbaşkanı olduğu seçimde rakibi Ahmed Şefik de 48,27 oy aldı. 
- Darbeden sonra halk, sandıktan uzaklaştı
Ülkede, 30 Haziran 2013'teki yönetim karşıtı gösteriler ve ardından 3 Temmuz'daki askeri müdahale, Mısır halkının sandık başına gitme konusunda tereddüt yaşamasına sebep oldu. 
Mursi'nin görevinden uzaklaştırıldığı gece açıklanan "yol haritası"nın ilk adımı anayasa değişikliğiydi. Darbe yönetimi tarafından belirlenen komisyonun  2 Aralık 2013'te hazırladığı yeni anayasa, 14-15 Ocak 2014 tarihleri arasında halk oyuna sunuldu. Söz konusu referanduma katılım oranı yüzde 38,6 olarak ilan edildi.
'Yol haritasının' ikinci adımı olarak Mayıs 2014'te ülkede cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirildi. İlk gün katılım oranının çok düşük olduğu gözlenen seçimlere katılımı teşvik etmek amacıyla kampanyalar yürütüldü ve devlete çağrıda bulunarak halkı sandığına gitmesi için ikna etmesi istendi.
Bu çerçevede ikinci günden itibaren seçimlerin bir gün daha uzatıldığı ve seçimin üçüncü gününün ayrıca resmi tatil ilan edildiği açıklandı. O günlerde seçmenlerin kendi şehirlerinde sandık başına gidebilmeleri için bazı toplu taşıma araçlarının bedava olması dahi gündeme geldi.
Seçimlerin üçüncü gününe gelindiğinde ise katılım oranının yükseldiği duyuruldu.
Katılım oranı 47,45 olarak açıklanan seçimlerde uzun kuyruklar oluşmaması dikkatlerden kaçmadı. Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçimine oranla katılımın hatırı sayılır bir şekilde düşmesi günlerce kamuoyunu meşgul etti. 
Darbenin ardından askerin siyasete müdahale etmeyeceğini açıklayan ancak halkın talebi doğrultusunda "cumhurbaşkanlığına" aday olduğunu belirten Abdufettah es-Sisi yüzde 96,91'lik oy oranıyla cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu. Kendisini liberal olarak tanımlayan  Halk Akımı Platformu Başkanı Hamdin Sabbahi'nin ise Sisi karşısında aldığı oy oranı 3,9'da kaldı. 
- Parlamento seçimlerine katılım oranı yüzde 17
Mısır'da 3 Temmuz 2013 tarihindeki askeri darbenin ardından ilan edilen "yol haritası"nın üçüncü aşamasını oluşturan ve 18 Ekim'de başlayan ve 2 gün süren parlamento seçimlerinin ilk turu kapsamında seçmenler, 27 vilayetin 14'ünde sandık başına gitti.
Seçim merkezlerinde daha ziyade yaşlıların ve kadınların oy kullandığı gözlenirken, resmi olmayan rakamlara göre parlamento seçimlerine katılım oranı yüzde 17 civarında seyrediyor.
Parlamento seçimlerini Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP), Devrimci Sosyalistler, Muhammed el-Baradey tarafından kurulan Dustur Partisi, Eymen Nur liderliğindeki Devrimin Yarını Partisi gibi siyasi akımlar boykot ediyor. Eski Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa liderliğindeki Kongre Partisi'nin ise boykot ettiğini duyurmamasına rağmen seçimlere katılmaması dikkati çekti.
Ülkenin tarihi partilerinden Vefd ve Selefi hareketin siyasi kanadı Nur Partisi ile "Mısır Sevgisi İçin Koalisyonu" seçimlere katılan iki önemli siyasi akımı oluşturuyor. Dün ilk turu biten seçimin ikinci turu, 22-23 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek.