Romanya'da Başbakan Victor Ponta'nın istifa etmesi, geçen hafta bir gece kulübünde çıkan yangın ve sonrasında yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı gösterilere dayandırılsa da ülkedeki siyasi krizin temelinde hayli karmaşık sorunlar yatıyor.
Başkent Bükreş'te 30 Ekim akşamı bir eğlence mekanında çıkan yangında 43 kişinin yaşamını yitirmesi ve 100'den fazla kişinin yaralanması, Romanya siyasetinde deprem etkisi yaşattı. Yaşanan felaket, benzer toplu can kayıplarına neden olan hadiselerin sık yaşanmadığı Romanya için demokrasiye geçişin ardından en büyük trajedilerden biri olarak gösteriliyor. Nitekim olayın ardından hükümet 3 gün yas ilan etti.
- Yangın felaketi, öfke patlamasına neden oldu
Romanya'da makroekonomik göstergelerde meydana gelen iyileşmeler halkın ekonomik durumuna aynı hızla yansımadı. AB'nin en yoksul iki ülkesinden biri olan Romanya'da halk, bu durumdan siyasi kadroları ve yolsuzlukları sorumlu tuttu. Romanya'da yolsuzlukla mücadele alanında çok önemli adımlar atan Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (DNA) çok sayıda bakan, milletvekili ve belediye başkanı hakkında davalar başlattı. Bütün bir siyasi yelpazeye yayılan yolsuzluk davaları son 2 yıldır kamuoyunun en önemli gündem maddesini oluşturuyor.
Siyasi krizin ilk tohumu, Iohannis'in cumhurbaşkanı olmasıyla atıldı
Bu şartlarda, 2014 sonunda yapılan seçimlere favori aday olarak giren Ponta'nın cumhurbaşkanlığını kazanıp, ülkedeki Sosyalist Parti iktidarını sağlamlaştırması beklenirken, seçimleri ikinci turda Liberal Parti adayı Alman kökenli Iohannis'in kazanması, bugünkü siyasi krizin ilk tohumlarını attı.
Bu gelişmeler nedeniyle Cumhurbaşkanı Iohannis ve muhalif kamuoyunun eleştirilerine maruz kalan ve açıkça istifaya davet edilen Ponta, ekim ayında parti genel başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı.
- Batı, muhalefetten yana
Ponta'ya yönelik baskılara bazı Batı başkentleri de aleni destek verdi. 29 Ekim günü Romanya'ya resmi ziyaret gerçekleştiren Alman Parlamenter Gunter Krischbaum, ziyaret sırasında Başbakan Ponta ile görüşmeyi reddederek basına Ponta'nın kendisiyle görüşmeden önce ilgili yargı mercileriyle görüşmesi gerektiğini ima eden açıklamalarda bulundu.
Bu nedenle yaklaşık bir yıldır birkaç cephede ciddi şekilde siyasi yaşam mücadelesi veren Ponta, beklenmedik bu son trajedinin (yangının) ardından, sokağın sesine yanıt verdiğini ifade ederek istifa etmeyi yeğledi.
- İstifa, krizi bitiremedi
Ponta'nın istifasına rağmen gösteriler ülke genelinde yayılarak devam ediyor.
Analist Alex Cumpanasu ise sokaklara çıkan protestocuların, hükümetin oluşturulabilmesi yönünde bir güce sahip olmadığına işaret etti. Ülkedeki siyasi aktörlerin gelecek yıl yapılacak seçimler öncesi sorumluluk almaktan çekindiğini kaydeden Cumpanasu, "Korkakça davranıyorlar" dediği tarafların güvenilmez olduğunu ileri sürdü.
Alex Cumpanasu, son siyasi kriz nedeniyle ülkenin Ukrayna, Libya veya Mısır'a dönüşmesinin beklenmemesi gerektiğini belirtti.
Öte yandan, halk hareketlerinin beklenmedik şekilde devam etmesi nedeniyle siyasi partilerin inisiyatif almaktan korktuğu gözleniyor.