Libya'da son bir yıldır biri Tobruk'ta (Temsilciler Meclisi) diğeri Trablus'ta (Milli Genel Kongre) olmak üzere iki meclis ve rakip yönetim bulunuyor. Bu siyasi tablo içerisinde ülkedeki temel iki kutup arasında 2014 yazından itibaren kanlı, çetin ve tarafların da kesin üstünlük sağlayamadığı bir mücadele yaşanıyor.

Dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon, 6 Ekim'de "Libya Ulusal Birlik Hükümeti"ni ilan etmişti. Ancak, Trablus ve Tobruk blokları içindeki gruplardan ulusal birlik hükümetiyle ilgili farklı açıklamalar gelmişti. Türkiye'nin de içinde bulunduğu uluslararası aktörlerin desteğine rağmen, Libya'da siyasi uzlaşı konusunda temel sorunların aşılamayacağı sinyali verilmişti. 

Ancak önceki gün Tobruk ve Trablus bloklarından oluşan iki heyet bir araya gelerek bir ön anlaşma metni imzaladılar. BM’nin 2014 yazında başlattığı Libya siyasi çözüm sürecinden ayrı olarak gerçekleştirilen Tunus görüşmeleri neticesinde imzalanan anlaşma, uzlaşı hükümeti, seçim ve anayasa yazımı olmak üzere üç önemli konuda basit ve açık bir yol haritası ortaya koyuyor.  

Anlaşmanın içeriği

Ön anlaşmaya göre, Tobruk ve Trablus hükümetlerini temsilen 5'er milletvekilinin yer aldığı, 10 üyelik bir komisyon kurulacak. Komisyon, uzlaşı hükümetinin başbakanı ve başbakan yardımcılarını belirleyecek. Bu komisyon, öncelikli olarak 1951 Anayasasını gözden geçirecek. Seçim için gerekli hazırlıkların yapılması, yani anayasa dahil olmak üzere temel yasaların oluşturulması için ayrı bir komisyon daha kurulacak.

Libya krizinde 2011’den beri var olan en önemli fay hattı, ülkenin siyasi olarak nasıl idare edileceğine yönelik bir fikir ayrılığıydı. Sürekli görmezden gelinen bu durum, ülkenin doğu, batı ve güney olarak bölünmesinin en temel sebeplerinden biriydi. Ön anlaşmada federatif yapıyı esas alan 1951 Anayasasının başlangıç noktası sayılması, ülke idaresine ilişkin belirsizliğin ortadan kalkmasını da sağlayacak. 

İki bloktan gelen tepkiler

Önanlaşma Libya krizinin en temel sorunu olan idari yapıya kökten bir çözüm sunsa da, her iki blok içinden anlaşmaya ilişkin farklı sesler yükselmeye başladı. 

Tobruk Temsilciler Meclisi Trablus temsilcisi Lui Algavi, anlaşmayı "radikal bir azınlığın ılımlı çoğunluğa ve Libya’nın özgür iradesine karşı çabası" olarak niteledi. Milletvekili İsam El Cehani de, Tunus görüşmelerinde Tobruk Temsilciler Meclisi'ni temsil eden İbrahim Fethi Amiş’in Tobruk Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilmediğini, görüşmelerden meclisin haberdar olmadığını iddia etti. Bu açıklamalar, ulusal birlik hükümetinin ilanından sonra içindeki görüş ayrılıkları belirginleşen Tobruk bloğunun, ön anlaşma konusunda da yekpare tutum sergileyemediğini gösterdi.

Trablus bloğu ise ön anlaşmayı memnuniyetle karşıladıkları belirtti.