İsrail'in insan hakları ihlalleri hız kesmeden devam ederken, geçtiğimiz yıla damgasını vuran olaylar ise İsrail polisinin Mescid-i Aksa'nın mihrabına kadar postallarıyla girmesi ve Filistinli bir ailenin Yahudi yerleşimcilerce yakılarak katledilmesi oldu.

18 aylık bebeğin yanarak can vermesine sebep oldular

İsrail işgali altındaki Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarında bir evi kundaklayan yerleşimciler, Ali Devabişe isimli 18 aylık bebeğin yanarak can vermesine sebep oldu. Devabişe bebeğin anne-babası da kaldırıldıkları hastanede can verirken, ailenin sağ kurtulan tek üyesi vücudunun yüzde altmışı yanan dört yaşındaki Ahmed oldu. Ahmed şimdi ölümlerden habersiz, tedavi gördüğü hastaneden çıkınca ailesine kavuşacağı günün hayalini kuruyor.

İsrail'in "bıçaklı saldırı girişiminde bulundukları" iddiasıyla insanları sokak ortasında yargısız infaza tabi tutması da geçen yılın en çok eleştirilen insan hakkı ihlalleri arasında yer aldı.

'Taş atan çocuklara' 20 yıl hapis cezası

"Taş atan çocuklara" 20 yıl hapis cezası öngören kanunun yasalaşması, polise ve askere "taş atanı vur emri" verilmesi, yüzbinlerce takipçisi bulunan 1948 Filistin islami Hareketi'nin yasaklanması da son bir yılda yaşananlar arasında. Ayrıca İsrail'in 2006'dan beri Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka geçtiğimiz yıl da devam etti. Özellikle elektrik ve su sıkıntısının yaşandığı ve saldırılarda yıkılan evlerin çoğunun hala yapılamadı. Gazze'deki insani kriz giderek derinleşiyor. 

170 Filistinli öldürüldü, binlercesi yaralandı 

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) açıkladığı rakamlara göre İsrail son bir yılda 170 Filistinliyi öldürdü, 15 bin 377'sini yaraladı. 

6 bin 830 Filistinli gözaltına alındı 

İsrail yönetimi, geçtiğimiz yıl toplam 6 bin 830 Filistinliyi gözaltına aldı.

Filistinlilere ait 539 ev ve tesis yıkıldı

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) raporuna göre, İsrail 2015 yılı içinde Batı Şeria ve Kudüs'te Filistinlilere ait 539 ev ve tesisi yıktı. Yıkımlar sonucu 742 Filistinli bulundukları yerden göç etmek zorunda kalırken, yıkımlardan olumsuz etkilenen toplam kişi sayısı 2 bin 600 olarak açıklandı. İsrail yıkımların çoğuna gerekçe olarak "bu yapıların ruhsatsız olmasını" gösterirken, yıkılan evlerden 19'u sahiplerinin "İsraillilere saldırmasına ceza" olarak gerçekleşti.

İşgal 1948'den beri genişliyor 

Filistinlilerin yarıdan fazlası, 1948'de İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve kendilerinin zorunlu göçe tabi tutulması sonucu vatanlarından sürüldü. BM'nin 1950 yılında yayımladığı rapora göre, dönemin Filistin nüfusunun yarıdan fazlası (957 bin kişi) vatanını terk etmek zorunda kalarak sığınmacı konumuna düştü.