İnsan hakları savunucuları mülteci kamplarının adeta bir cezaevine dönüştürüldüğünü bildirdi. New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) sözcüsü Eva Cosse, AB-Türkiye anlaşmasını eleştirdi. Cosse, “Yunanistan’da uygulamaya giren AB politikaları DAEŞ teröründen, Taliban tehdidinden ya da Suriye rejiminin varil bombalarından kaçan aileleri cezaevine tıktı” dedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, mültecilerin tümünün kapalı kamplarda tutulmasının ne ahlaki ne de yasal açıdan haklı gösterilebileceğini duyurdu. Her iki kampın da açık kayıt ve kabul merkezleri olarak tasarlandığını hatırlatan insan hakları savunucuları, mart ayında varılan AB-Türkiye anlaşmasından sonra bu tesislerin adeta cezaevine dönüştürüldüğü görüşünü dile getirdiler. Kampların tamanının çevresinin tel örgüler ve dikenli tellerle çevrili olduğu bildirildi. Hatta Midilli’deki Moria kampı çevresinin üç kez dikenli tellerle çevrildiği, bu kampta yaklaşık 3 bin 100 kişinin tutulduğu belirtildi. Kamplarda görev yapan birçok yardım kuruluşunun geri çekildiği belirtildi. Şartların o tarihten bu yana daha da kötüleştiğine de dikkat çekildi. Bu arada, Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, mültecilere destek vermek için Yunanistan’ın Midilli adasına gitti. Papa’nın 10 mülteciyi Vatikan’a götüreceği öğrenildi.