İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya  (5+1 ülkeleri) arasında Viyana'da süren nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması, İran ile Batılı ülkeler arasında ekonomik ve siyasi işbirliğinin artacağı yönündeki beklentileri gündeme getirdi.
İran'a mali ve siyasi yaptırımların kalkması, Almanya ekonomisi için de yeni bir pazar anlamına geliyor. Özellikle makine, otomotiv, raylı araç üreticileri ve küçük aile şirketleri açısından İran'da yeni ticaret olanakları bulunabileceği belirtiliyor. 
Anlaşmanın hemen sonrasında Batılı ülkeler ile İran arasında bazı adımlar atılmaya başlandı. Bu süreçte, özellikle Almanya'nın istekli tavrı dikkati çekti. 
Almanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel, İran ile varılan anlaşmanın ardından ilk Batılı siyasetçi olarak Alman iş adamları heyeti ile 19 Temmuz'da Tahran'a giderek İran-Almanya Ekonomik İşbirliği Toplantısı'na katıldı. 
İkili ekonomik görüşmelerin ve iş potansiyellerinin ele alındığı toplantıları gerçekleştiren heyette yer alan Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Başkanı Eric Schweitzer, Alman basınına yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki ticaret hacminin genişleme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. 
İran'ın 1970'li yıllarda Almanya'nın Avrupa dışındaki en önemli ikinci büyük ihracat pazarı olduğunu aktaran Schweitzer, yaptırımların kalkmasının ardından İran'la kısa süre içinde 5 milyar avroluk, orta vade ise 10 milyar avroluk ticaret hacmine ulaşılabilineceğini kaydetti.
Ayrıca, iki ülke arasında bankacılık alanında da iş birliği yapılması gündeme geldi. Bakan Gabriel'in ziyaretinin ardından İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Tahran ve Berlin hükumetlerinin Ortak Bankacılık Komitesi kurma kararı aldığını bildirdi. 
İran, Almanya'nın ihracatında 50'nci, ithalatında ise 82'nci sırada yer alıyor.