Ebru Karatosun ANKARA
Parmaklıklar ardında çalışan mahkûmlar cezaevlerini fabrikaya dönüştürdü. Hükümetin ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların serbest bırakıldıklarında da iş bulabilmeleri amacıyla başlattığı çalışma gün geçtikçe çeşitleniyor. Hem kurumlara hem de mahkûmlara kazanç kapısı haline gelen uygulama kapsamında her ceza infaz kurumu farklı ürünlerin üretimini gerçekleştiriliyor.
Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda mahkûmlar kişisel bakım ve temizlik sektörüne hitap eden ürünler üretiyor. Mahkûmlar, organik sabun, zeytinyağlı el ve yüz kremi, sütlü gece kremi, cep kremi, kolonya, zeytinyağı özlü şampuan, kadın ve erkek duş jeli, yüzey temizleyici, bulaşık deterjanı, çamaşır suyu ve cam temizleyici gibi ürünleri yapıyor.
İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda da mahkûmlar stor ve zebra perde üretimine ilk defa bu yıl başladı. Hem ceza infaz kurumlarına hem adliyelere hem de kamu kurumlarının ihtiyacı olan stor ve zebra perde üretimi İzmir'deki mahkûmlar tarafından yapılıyor.
Bergama Açık Ceza İnfaz Kurumunda başta seracılık, sebze ve meyve yetiştiriciliği, ağaç budama, olmak üzere tarımsal alanda 'iyi tarım uygulamaları' konusunda mahkûmlara eğitim veriliyor. Kurumdaki mahkûmlar bu yıl başta 40 dekar alanında çam fıstığı dahil 24 ayrı sebze üretimi konusunda eğitim verildi. Kurumda ayrıca, salça imalatına da başlandı.
Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda da kadın mahkûmlar üretim için kolları sıvadı. 70 mahkûm tekstil atölyesinde başta sağlık kurumları olmak üzere kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu tekstil ürünlerinin imalatını yapıyor. Kamu hastanelerine, başta yataklar için yastık kılıfı, muayene masa örtüsü, mavi ve yeşil renkli ameliyathane çamaşırı, havlu ve el havlusu, lastikli beyaz çarşaf, lastikli sedye çarşafı, tek kişilik çarşaf pike, elyaf yastık, battaniye, ameliyathane forması, erkek ve kadın hasta pijamaları olmak üzere çok farklı türde tekstil ürünü imal ediliyor.