Bryza, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından, Rusya tarafından ileri sürülen iddialara ilişkin, AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Türk hükümetinin DAEŞ'ten petrol almak veya ticaretini sağlamak gibi bir politikasının kesinlikle olmadığını belirten Bryza, "ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda ABD'nin eski Bakü Büyükelçisi olan Bryza, Rusya'nın, jetinin düşürülmesinden önce o bölgede aşırı oluşumların yanında savaşan kendi vatandaşlarını da bombaladığını savunduğunu belirterek, "O zaman hangisi doğru? Rusya, Türkiye'ye gittiğini iddia ettiği kaçak petrol altyapısını mı vuruyor, yoksa aşırılıkçıları mı?" diye sordu.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, "Rus uçağının düşürülmesinin, Türkiye'nin gerçekleştirdiği petrol kaçakçılığına" müdahalenin ardından gerçekleştiği" iddiasına ilişkin de Bryza, "Bu çok gülünç bir iddia. Bakanın iddiası bana jeopolitik gelişmeleri tamamen petrole bağlayan komplo teorilerini anımsatıyor. Petrol önemli ama jeopolitik tamamen petrole bağlı değil" diye konuştu.

Bryza, Türkiye'nin Rus jetini düşürme sebebinin, çok sayıda sınır ihlalleri olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
"Bu olay, Rusya'nın ABD'den Birleşik Krallık'a ve Norveç'e uzanan NATO bölgesine yönelik gerçekleştirdiği uzun süredir devam eden birçok tacizin bir örneği. Bir uçağın Rusya'nın provokasyonlarının sonucunda düşürülmesi zaten an meselesiydi. Bir diğer önemli faktör ise Rusya açıkça DAEŞ mevzilerini vurmuyor. Etnik olarak Türk olan ve Osmanlı çöktüğünde sınırın öteki tarafında kalmış Türkmenleri vuruyor. Şimdi, Türkiye'nin Rusya sınırında etnik olarak Rus olan bir halkı vurduğunu düşünün. Rusya çıldırırır ve her türlü askeri müdahalede bulunurdu"

"Putin'in yapmaya çalıştığı hedef şaşırtmaca"
Boğaziçi Enerji Kulübü İcra Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü de DAEŞ petrolünü alan birçok ülke bulunduğunu ve Esed rejiminin de bunlardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Bu kaçakçılığı Türkiye'nin üzerine atmak çok büyük insafsızlık olur" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu suçlamalarla Türkiye ile DAEŞ'i aynı safta göstermeye çalıştığına işaret eden Öğütçü, "Putin'in yapmaya çalıştığı hedef şaşırtmaca. Türkiye'nin Esed muhaliflerine verdiği desteği DAEŞ'e veriyor gibi göstermek ve kendi askeri müdahalesini haklı göstermek. Kanıtlayabiliyorlarsa hemen ortaya koysunlar. Uluslararası camia bunu kabul eder. Türkiye de buna cevabını verir" ifadelerini kullandı.

Öğütçü, DAEŞ'in kontrol ettiği alanda 5 milyona yakın insanın yaşadığını belirterek, "Orada petrol üretiliyor. Kaçakçılığı yapılıyor. Türkiye açısından bunu önlemek coğrafi olarak çok kolay değil. Türkiye'ye de kaçırılıyordur ama bu hiçbir şekilde devletin kontrolünde yapılan bir şey değil" diye konuştu.

"Türk savaş uçaklarının DAEŞ petrolünü korumak" gibi bir görevi olduğunu ileri sürmenin ağır bir hakaret olduğunu vurgulayan Öğütçü, şöyle devam etti:
"Defalarca yapılan sınır ihlalleri, Türk Genelkurmayı ve Dışişleri tarafından iletilmiştir. Ciddiye almayıp devam ettikleri için bir mesaj verilmiştir. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi üzücüdür ama Türkiye'nin de egemenlik haklarını ihlal ettirmeyeceği mesajını vermesi gerekiyordu. Ruslar benzeri şeyleri Kafkaslar'da da Karadeniz'de de yapıyorlar. Hatta İngiltere de bile Kuzey Denizi'ne Rus denizaltıları yaklaştı ve İngiltere'nin karasularını ihlal etti. Deneme yanılma yöntemiyle sabrı ölçmeye çalışıyorlar. Türkiye haklıdır"

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Ortadoğu Uzmanı Ali Semin ise Rusya'nın iddialarını propaganda olarak niteleyerek, "Türk hava sahasının ve sınır ihlallerinin üstünün örtülmesi için böyle bir iddiada bulunulduğunu düşünüyorum" dedi.

Esed rejimi ile DAEŞ arasında petrol ticaretinin birçok kez uluslararası platformda gündeme geldiğini ifade eden Semin, "Rusya, Türkiye'yi suçlamak yerine Esed ve DAEŞ arasındaki petrol ticaretini kesebildi mi buna bakmak lazım" ifadesini kullandı.

Semin, Rus uçağın düşürülmesinin asıl nedeninin Türk hava sahasının 13 kez ihlal edilmesine rağmen ikazlara uyulmaması olduğuna dikkati çekerek, suçlamaların doğru olmadığını kaydetti.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus jetinin düşürüldüğü bölge üzerinden DAEŞ petrolünün Türkiye'ye sevk edildiğini ve bölgede DAEŞ ile bağlantılı muhimmat depolarının bulunduğunu iddia etmişti. Türkiye ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve "iftira" olduğunu söylemişti.