Sıfır otomobillerde son yıllarda artan fiyatlar dolayısıyla ikinci el otomobile yönelen vatandaşların, araç alım satımlarını, kasko bedelleri üzerinden değil de noter sözleşmelerinde anlaşılan değere göre yapmaları gerektiği bildirildi.

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, son zamanlarda ikinci el otomobil satışlarının arttığını ancak bu alım satımlardan dolayı bazı vatandaşların mağdur duruma düştüğünü söyledi.

Her işlem kanuna uygun olarak yapılıyormuş gibi gösterilse de aracını satan kişilerin farkında olmadan dolandırıcıların eline düşebileceğini dile getiren Ağaoğlu, otomobilini satanların birkaç ay sonra para ödemek zorunda kalabileceğini vurguladı.

Noter satış sözleşmelerindeki kasko bedellerinin Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından taşıtın cinsi, markası, modeli, tipi, imal yılı gibi hususlar göz önünde bulundurularak tespit edildiğini anımsatan Ağaoğlu, "İkinci el araç satışlarında Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından belirlenen bedel, o nakil vasıtasının alım, satım vergisine esas alınacak matrahtır. Oysa satışı yapılan her aracın bedelini kendi koşulları içinde değerlendirmek gerekmektedir. Aracın fiyatı günümüz koşullarında daha önce kaza geçirip geçirmediği, araçta montaj hatası olup olmadığı, araçla kaç kilometre yol alındığı, satıcının nakit ihtiyacı, piyasa koşulları gibi hususlarla belirlenmektedir" ifadelerini kullandı.

Özellikle noter satış sözleşmelerine vatandaşlara sorulmadan anlaşılan miktar değil de kasko bedelinin yazıldığını aktaran Ağaoğlu, "İkinci el araç alan veya satan vatandaşların çoğu bu konuda bilgi sahibi değil. Bu konuda noterlerde de bilgi verilmiyor. Daha sonra oluşan uyuşmazlık durumunda konu mahkemeye taşındığında ve dava açıldığında resmi evrak niteliğinde olan noter satış sözleşmesi dikkate alınıp bu rakam üzerinden değerlendirme yapabiliyor" dedi.

"Ucuza sattığınız araç için alıcıya para ödemek zorunda kalabilirsiniz"

Ağaoğlu, ikinci el araç alan veya satan kişilerin çok dikkatli olması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Örneğin piyasa değeri 40 bin lira olan aracınızı nakde ihtiyacınız olduğu için 35 bin liraya sattınız. Aracın kasko bedeli ise 45 bin lira çıktı ve noter satış sözleşmesine de bu rakam yazıldı. Satış yapıldıktan bir süre sonra alan kişi, araçta kusur olduğunu iddia ederek size dava açtı. Eğer karşınızdaki kişi art niyetliyse mahkemede 'Ben bu aracı 45 bin liraya aldım. Ben alırken aracın kazalı olduğu söylenmedi. Daha sonra araştırdığımda aracın kazalı olduğunu öğrendim. Mağdur oldum ve zararımın giderilmesini istiyorum' diyebilir. Bu durumda aracı satan kişi, satış esnasında kendisine ödenen parayı veya satış rakamını ispat edemezse mahkeme, noter satış sözleşmesindeki rakamı dikkate alıp ona göre karar verebilir. Satıcı zaten ucuza sattığı aracının üzerine bir miktar karşı tarafa para ödemek zorunda kalabilir."

Kasko değerinden daha düşük fiyata araç satan kişilerin, gerçek satış değeri üzerinden vergi ödeyebilmesi için aracının yetkili mercilerde kıymet takdirini yaptırması gerektiğini vurgulayan Ağaoğlu, "Vatandaşlar bu külfete katlanmamak ve zaman kaybetmemek için bir miktar fazla vergi ödemeyi göze alarak kasko değeri üzerinden vergisini ödüyor, noter satış sözleşmesine de aynı değerin yazılmasını kabul ediyorlar" diye konuştu.

Ağaoğlu, sonradan mağduriyet yaşanmaması için kasko değeri üzerinden vergisi ödense bile noter satış sözleşmelerine tahsil edilen bedelin yazdırılması gerektiğini vurgulayarak, "Satışlarda parayı elden vermek yerine daha sonra ne kadar ödendiğini ispatlayabilmek için karşı tarafın banka hesabına yatırılmalı. Ayrıca noter sözleşmesinin haricinde alıcı ve satıcı arasında ikinci bir sözleşme yapılması ve bu sözleşmeye araçların kilometre, plaka, şasi numarası ve hasar bilgilerinin yazılarak alan ve satan kişinin imzalayıp bir nüshasını saklanması iyi olur. Tarafların elinde yazılı belge bulunması hukuki durumlarda kişinin elini güçlendirecektir" dedi.