Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geleneksel hale getirdiği "muhtarlarla buluşma"ların sekizincisini dün gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen buluşmada konuşan Erdoğan, gündemdeki birçok konuya değindi. Son günlerde tekrar piyasaya sürülen "Cumhurbaşkanı'nı eskisi gibi Meclis seçsin" tartışmasını hatırlatan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: …Yine millet değil tekrar parlamento seçsin demeye başladılar. Yahu parlamento kim? Onlar milletin vekili, millet kim? Aslı. Aslın olduğu yerde vekilin hükmü olur mu? 
Gezi ve 17-25 Aralık süreçleri… Bir resmi ziyaret için Cezayir'e gitmiştim. Beni yurtdışına kaçmakla itham eden ihanet şebekesi mensuplarının birer ikişer yurt dışına kaçtıklarını görüyoruz. Daha yeni, bu acımasız kararları verenler şimdi Ermenistan'a kaçıyor… Biz de iz sürüyoruz. Bir yerlerde muhakkak yakalanacak ve yaka paça buraya gelip yaptıklarının hesabını er veya geç verecekler. 
Bölücü terör örgütü Suruç'taki bombalı eylem bahane ederek alçakça saldırılara girişti. Bölücü örgüt uzantıları, ölümlerin faturasını şahsıma ve hükümete çıkarmaya çalışanların asıl niyetlerinin farkındayız. Ne diyorlardı, "seni başkan yaptırmayacağız…" Bu sözün aslında "Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırmayacağızı" ifade etiğini iyi biliyoruz. 6-7-8 Ekim'de, Kürt kardeşlerimi sokağa çağıran kimdi biliyorsunuz değil mi? Eline saz vererek insanı modern noktaya oturtamazsınız. Köşelerde cici çocuk demekle olmuyor.
Bir taraftan demokrasi deyip sandığı referans alan, ama diğer taraftan sırtını terör örgütüne dayadığını ifade eden partinin mensupları aslında siyasete arkasını dönüyor demektir. Bu parti ve mensupları öncelikle silahtaki kurşunla, sandıktaki oy arasında bir tercih yapmak zorundadır.
Kobani'den kaçanları misafir eden biz değil miyiz? ÖSO'nun, Peşmergelenin topraklarımızdan Kobani'ye girmesini sağladık. Bu arada Sayın Obama beni aramıştır, 'iki güne kalmaz Kobani düşer, sizden yardım istiyoruz' demiştir… 'Kobani düştü düşecek' diye cımbızlanan ifademin arkasında bu var.
…Operasyonlar devam edecek. Tabii canımız yanıyor. Şunu bilmemiz lazım, şehadet makamı kıyamete dektir, devam edecektir. Mesele bunu minimize etmektir. Bazıları 'terör örgütü silahlarını sustursun' diyor. Hayır, ne demek sustursun. Tüm teröristler ya ülkemizi terk edecekler, ya da dediğim gibi silahlarını bırakacaklar, gömecekler. Türkiye'nin 1990'lı yıllara döndüğü iddialarını da reddediyorum. Bu itham her şeyden önce milletimize haksızlıktır. Görüyorsunuz, operasyonlarda nasıl silahlar ortaya çıkıyor… Bu konuda muhtarlarımızdan da destek bekliyorum. Biliyorum ki benim muhtarım hangi evde kim var, nedir ne değildir bilir. Bunu kaymakamına, gerekirse valisine, emniyet müdürüne bildirecek. Dayanışma içerisinde olacağız.

'İntihar  edecek hali yok'

Erdoğan, koalisyon temaslarına ilişkin de şunları söyledi: "Sayın başbakan hükümeti kurma görüşmelerini devam ettiriyor. Ana muhalefet ile iktidar koalisyon kursun diyenler var, ondan sonra görüşelim diyenler var. Başbakan, 45 günde kendisinin de partisinin de inandıklarına mütenasip bir ortak bulabilirse, ama bir tekrar seçim ama farklı bir anlayışla ortaklık için adım atabilir. O da kendi ilkeleriyle de karşı düşüncenin örtüşmesi lazım. Herhalde örtüşmüyorsa, intihar edecek hali yoktur. Koalisyon hükümetinin kurulması benim temennimdir, bu süreç 45 gündür. Bu mümkün olmadığı takdirde, ya mevcut hükümetin azınlık hükümeti olarak devam etmek suretiyle bir erken seçime gitmesidir ki buna bir destek gerekiyor. Parlamentodan güvenoyu alması gerekiyor."