İsmail Sonsuz ANKARA - Başbakan "süreli bir reform hükümeti" önerdiklerini, CHP'nin ise "uzun süreli bir hükümet" istediğini ve anlaşamadıklarını açıkladı. "Tekrar milli iradeye başvurma ihtimali yükselmiştir" dedi. Ankara Palas'taki tarihî zirveden uzlaşma çıkmadı, Türkiye 'erken seçim'e gidiyor… Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu koalisyon ihtimallerini konuşmak için ikinci defa bir araya geldi. AK Parti'den Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve CHP'den Parti Sözcüsü Haluk Koç'un da katıldığı buluşma 1,5 saat sürdü. 
İki lider de toplantı biter bitmez partilerinin MYK'larını toplayıp son değerlendirmeleri yaptı. Daha sonra ilk açıklama, AK Parti Genel Merkezi'nde kameraların karşısına geçen Başbakan Davutoğlu'ndan geldi. Davutoğlu, CHP'ye "süreli bir reform hükümeti" önerdiklerini, CHP'nin ise "uzun süreli bir hükümet" istediğini ve anlaşamadıklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu ve ekibine "üslup kurallarına riayetleri dolayısıyla" teşekkür eden Başbakan tarihi zirveyi "Açık ilkeli ve şeffaf yürümüştür. Derin tartışmalar yaşanmıştır, ama hep karşı taraflar birbirlerinin görüşlerini not etmişlerdir" sözleriyle anlattı. 

'SÜRELİ REFORM HÜKÜMETİ'

"Üzerinde ittifak edilen hususlar olduğu da aşikar. Tabi iki farklı akımdan gelen siyasi partiler olarak, derin görüş ayrılıklarımızın olduğu da bir vakadır" diyen Başbakan, özetle şunları söyledi: "Geçtiğimiz pazartesi 4,5 saate yakın tek tek gözden geçirdik. Derin görüş ayrılıkları dolayısıyla, uzun dönemli koalisyonda doğabilecek sıkıntıları da göz önüne aldık. CHP'ye, üzerinde mutabık kaldığımız hususlarda süreli bir reform hükümeti kurularak, seçimleri de göz önünde bulunduran bir yaklaşımla birlikte bir çalışma yapma teklifinde bulundum.

CHP 'UZUN DÖNEM' İSTEDİ

Ancak sayın Kılıçdaroğlu, uzun dönemli bir koalisyona daha olumlu baktıklarını, kısa dönemde süratle reforma odaklı kaygılarını ifade ettiler. Hükümet ortaklığının gerçekleştirileceği zemin olmadığı yönünde kanaat oluştu. Bu Türkiye'nin yönetim boşluğuna düşeceği anlamına gelmez. Çabalarımız devam edecek. Ben daha ilk aşamada zikrettiğim gibi, Sayın Bahçeli'yle de Kılıçdaroğlu'yla temasları sürdüreceğimi ifade ettim. 

EN GÜÇLÜ İHTİMAL

Görünen o ki, Bahçeli'nin erken seçim açıklamaları da göz önüne alındığında, ülkemizin bu yöntemler denendikten sonra, tekrar milli iradeye başvurma ihtimali yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir. 
Ancak 23 Ağustos'a kadar biz liderler olarak, bu meseleyi kendi aramızda halletmeliyiz. Tabi cumhurbaşkanımız anayasal çerçevede kendisine verilen yetkiyi kullanabilir. Ama siyasi liderlerin başarısız olduğu senaryoyu düşünmek bile istemiyorum. Erken seçimden en fazla fayda bulacak parti AK Parti'dir. Neden? 18 vekil daha kazanırsa, tek başına iktidar şansı var. Diğer partilerin yok. Buna rağmen, hükümet ortaklığı, benim için ahlaki ilke her türlü ithamın önünde değer taşır.

ERDOĞAN'IN TELKİNİ OLMADI

Cumhurbaşkanımızın herhangi bir yerde 'koalisyon olmasın' telkini olmamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşmemizden sonra Sayın Cumhurbaşkanımızla telefonda görüştük. Zaten haftalık olağan görüşmemiz vardı.
Toplumda erken seçim beklentisi var. Anketlere de yansıyan bu. CHP ile derin görüş ayrılıkları olmasaydı, kendi kitleme dönüp, 'bunu yapmamız lazım' derdim. 
Kongre (AK Parti kongresi) konusunda yetkili kurullarla konuşuruz ama ben her şeyin doğal seyri içinde olmasından yanayım. AK Parti'de olağanüstü bir durum yok. Herkes sakin olsun. Önümüzdeki aylarda bu ülkeyi kendi rayına oturturuz."