Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari'deki terör saldırısına ilişkin olarak "Genelkurmay Başkanımızın izahatları hakikaten üzücü. Temennim odur ki şu anda yapılacak açıklama ve onun ardından da tabi oradaki devam edecek olan mücadele çok daha farklı çok daha kararlı olacaktır. Hepimizin başı sağolsun. Milletimizin başı sağolsun, Allah sabırlar versin" dedi.

Erdoğan, ATV ve A Haber ortak canlı yayınında soruları yanıtladı.

Hakkari'deki terör saldırısı dolayısıyla büyük üzüntü yaşadıklarını belirten Erdoğan, saldırıya ilişkin olarak Genelkurmay, Hakkari Valisi ve Kolordu Komutanından bilgi aldığını aktardı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ankara'ya dönüşüyle bir güvenlik toplantısı yapılacağını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"O ana kadar da herhalde kesin neticeleri almış olurlar. Bu kesin neticeyi aldıktan sonra durumu açıklayacaklar. Tabi şu anda orada hava şartları, vesaire, o da çok çok kötüymüş ve bu kötü hava şartları altında orada böyle bir mücadele var ve Dağlıca'da yapılan bir temizlik neticesinde böyle bir olay gerçekleşiyor. Oradaki zırhlı araçlarla ifade edildiği kadarıyla mayınlarla kurulmuş olan tuzaklar neticesinde bir olay burada art ardına oluşuyor. Tabii şu anda bu konuyla ilgili Genelkurmay Başkanımızın izahatları hakikaten üzücü. Temennim odur ki şu anda yapılacak açıklama ve onun ardından da tabi oradaki devam edecek olan mücadele çok daha farklı çok daha kararlı olacaktır. Hepimizin başı sağolsun. Milletimizin başı sağolsun, Allah sabırlar versin."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçimlerin ardından terör haberleri var, muhalefetin eleştirileri oluyor. Bu çatışmaların, çatışma ortamının, seçimin ardından sert açıklamalar, gerek Cumhurbaşkanlığından gelen gerekse siyasal iktidardan, Hükümet cephesinden gelen açıklamalar nedeniyle gerçekleştiği de söyleniyor. Hatta şöyle bir ifade kullanılıyor, sizin seçim öncesinde metro açılışında kullandığınız, '400 vekil temenni ediyorum, istiyorum' sözünüzü bu çatışmalı ortama geçilmesinde etkili olduğu söyleniyor. O konuşmanızın tam içeriğini bizimle paylaşır mısınız? Ne diyorsunuz bu eleştirilere" şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Bunu anlamak mümkün değil. Yani bu 400 hedefini gösterme, aslında yeni bir anayasanın inşası noktasında böyle bir hedefi hangi parti alırsa alsın bu yeni anayasayı inşa edebilsin, kurabilsin ve bu yeni anayasayla birlikte de Türkiye'de atmak istediğimiz yeni Türkiye adımını rahatlıkla atabilelim... Buna yönelik bir hedeftir bu. Tabi buna yönelik hedefin yanında şunu da görmek lazım. Parlamentoya girme gayreti içinde olanların parlamentoya 80 milletvekiliyle girdikleri halde, düşünün parlamentoda daha zayıf oldukları dönemde olmayacak kadar bu dönem içinde yaptıkları tahribatı neyle izah edeceğiz? Biliyorsunuz 6-7-8 Ekim olaylarını yaşadık, ardından bir Suruç olayını yaşadık. Diyarbakır olayını yaşadık. Burada başka yerlere fatura kesmenin anlamı yok. Bunlar hep bir dayanışmanın, bir yardımlaşmanın neticesinde en azından ülkemizde terör belasının estirilmesinden başka bir şey değildi. Bu terörü estirmek suretiyle buradan rant elde ediyorlar. Yaptıkları şey hep bu. Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya anayasayı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu. Her şeyden önce bir yeni Türkiye hareketini, bir adımını atmak için böyle bir şey çok çok önemliydi."

Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na hükümeti kurma görevi verdiğini ve Davutoğlu'nun CHP ve MHP ile görüşmeler yaptığını anımsatarak,

"CHP ile mutabık kalınabilseydi iki partinin sayısı bir anayasayı inşa etme noktasında yeterli bir sayıydı ama maalesef belli yerlere takılmak suretiyle bu olmadı. Daha sonra MHP ile görüşmeler oldu. O tabi belki anayasayı kurmaya yeterli değildi ama en azından millete gitme noktasında, bir referandum noktasında böyle bir imkanı sağlayabilirdi. Fakat MHP ile böyle bir anlayış maalesef görülemedi. Bir taraftan teröre karşı olduğunu söyleyeceksin, teröre karşı olduğunu söyleyenler kalkıp da elini, vücudunu taşın altına koymayacak. Böyle bir anlayış olamaz. Böyle bir milli duruş, milli yaklaşım olamaz. Maalesef bunlar da yaşandı. Tabii ki ondan sonra da ben anayasanın bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak süratle ülkemizi seçime götürmenin gayreti içerisinde oldum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "malum siyasi parti"nin terör örgütünü, bölücü terör örgütünü arkasına almak suretiyle oy devşirdiğini bunu da açık açık söylediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Biz sırtımızı nereye dayıyoruz diyorlar, 'YPG'ye, PYD'ye, PKK'ya dayıyoruz...' Bunları açık açık kendileri söylediler, eş başkan söyledi bunu üstelik. Bunun söylendiği bir Türkiye'de bunlarla siz parlamenter demokrasiyi nasıl yaşayacaksınız? Nasıl bunlarla birlikte ülkemizde huzur ortamını inşa edeceksiniz. Öyleyse yapılması gereken nedir? Tabii ki hükümet, tabii ki güvenlik güçlerimiz ellerinden ne geliyorsa bunları yapacaklardır. Burada Cumhurbaşkanına değişik şekilde hakaretler, her türlü şeyleri söylemek vesaire, bunlar tabi milletimiz tarafından takdir ediliyor, milletimiz bu noktada notunu veriyor. Musluklardan kan akıtanların kimler olduğunu milletimiz gördü. Bunlar kandan besleniyor zaten. O kan olmasa bunların yapacağı hiçbir şey yok. Bunları hep gördük, görüyoruz. Temenni ederim ki milletim bunun takdirini gayet iyi yapar ve ona göre de adımlar atılır."