AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını hep beraber doğru değerlendirirsek ve önde gidenlerin açtıkları çığırın ayak izleri üzerinden doğru bir istikamete, geleceğe, azim ve kararlılıkla yürürsek Allah'ın izniyle yeni zaferler önümüzdedir. Bu zaferlerden biri de 1 Kasım seçimlerinde inşallah hem Türkiye'de hem de dünyada yankılanacak" dedi.

Başbakan Davutoğlu, AK Parti kurucuları ve kuruluşundan bugüne MKYK üyeleri ile AK Parti Genel Merkezi'nde, yemekte bir araya geldi.

AK Parti'nin tüm başarılarındaki en önemli hususun her şeyi vaktinde, kurallara uygun, meşru ve iddialı bir şekilde yapması olduğunu anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"3 Ekim 2009'da görev alan ve 30 Eylül 2012'ye kadar görev yapan üçüncü olağan büyük kongredeki MKYK'mız ise bu sefer başka sınavlarla beraber, ikinci MKYK'nın üstünde yükselen zaferleri de yaşadı. 2010 Referandumu büyük bir zafer. Anayasa referandumu yapılmış olması. Arkasından 2011 seçimlerinde bir siyasi partinin Türk siyasi tarihinde alabileceği en yüksek oy oranlarından birini alarak iktidarımızın perçinlenmesi. Ustalık dönemi diye adlandırılan dönemin başlaması. Bütün bu başarılar o dönem içinde, bugün olduğu gibi terör saldırılarıyla karşılaşmamızı ortadan kaldırmamıştı. Hem onlarla mücadele ettik. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi devreye girdi."

Davutoğlu, daha sonra 2011 seçimlerine giden süreçte yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Küresel ekonomik kriz... Emeği geçen bütün arkadaşlarımızı bir kez daha burada saygıyla anıyorum. Bu küresel ekonomik krizden Türkiye, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle teğet geçmişse, AK Parti kadrolarının ekonomiye bakış tarzı, ekonomide rasyonalite ve ahlak boyutunun da içinde olduğu yeni bir sıçrama döneminin önünün açılmasını sağladı" ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, küresel ekonomik krizin de etkisiyle mahalli seçimlerde bir düşüş yaşadıklarını kaydetti. AK Parti'nin oy oranının 2009 mahalli seçimlerinde yüzde 40'ın altına düşmesinin bazılarını sevindirdiğine işaret eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"AK Parti'nin bu anlamda nefesinin tükendiğini, küresel ekonomik krizin tesiriyle 2011 seçimlerine büyük bir çözülmeyle gideceğini farz edenler, umut edenler oldu ama 2009 mahalli seçimlerinden sonra hemen o ekimde yapılan kongreyle yeni MKYK, 2010 referandumuyla 2011 seçimlerinin önünü açtı. Onları da saygıyla selamlıyorum. Dördüncü MKYK'mız bugün de görev yapmakta olan ve cumartesiye kadar görev yapacak MKYK'mız bir önceki MYKK'nın zaferlerle veya olumlu sıçrayışlarla anılan döneminden sonra yine sınavlarla karşı karşıya kaldı. 30 Eylül 2012'de bir reform paketiyle kongremizi yaptık ama arkasından gezi olayları yaklaşık 9 ay sonra yeni bir türbülansı önümüze getirdi. Gezi olayları karşısında dimdik durmak için çaba gösterme gayreti içindeki, MKYK ve bütün parti üyelerimizin çabalarından sonra 17-25 Aralık olayları bir hükümet darbesi mahiyetinde önümüze, gündemimize, masaya dayatıldı. Bütün bu süreçte 'acaba AK Parti'den bir şey koparabilir miyiz' diyenler dördüncü kongrede iş başına gelmiş ve benim de içinde olduğum arkadaşlarımızın direnci, kararlılığı ve Cumhurbaşkanımızın dirayetiyle bütün bunlar boşa çıkartıldı. Yetmedi 17-25 Aralık'tan sonra 30 Mart seçimleri bir zafer. Cumhurbaşkanlığı seçimleri de bir zafer. Arkasından Kobani olaylarıyla yeni sınavlar ve çetin bir dönemi bugün onurla dördüncü MKYK olarak tamamlıyoruz."

Omuz omuza bir dönemi birlikte taşıdığı arkadaşlarına teşekkürü bir borç bildiğini anlatan Davutoğlu, "Kurucular kurulundan bugünkü MKYK'ya kadar geçen her süreçte bu hak ve büyük yola, bu insan onuruna, köklü kadim medeniyetimize, değerleri yüceltme yoluna katkıda bulunan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.

"Öyle siyasi hareketler vardır ki kaderleri ülkelerinin kaderleriyle birleşmiştir"

AK Parti'nin 5. Olağan Kongre'sinin hemen önünde olduklarını hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Öyle siyasi hareketler vardır ki kaderleri ülkelerinin kaderleriyle birleşmiştir. O siyasi hareketin içinde olanlar ülke kaderleriyle bütünleşmiş olmanın sorumluluğunu taşımak durumundadırlar. Sendeleyemezler, yavaşlayamazlar, tereddüt edemezler, kendilerine yönelik bir kaygıyı beraberinde getiremezler. Hep ayakta olmak durumundadırlar. Aksi takdirde başta söylediğim zafer ile sınama arasındaki dengeyi kurmakta zorluk çekerler. Elhamdülillah, AK Parti kadroları bu dengeyi hep korudular, koruyacaklar. 7 Haziran seçimleri yeni bir sınavdı. İlk defa, belki oyumuz Türk siyasi hareketinin en yüksek oylarından biriydi ama dört partili bir parlamento oluşması dolayısıyla tek başımıza iktidar olamadık ama o günden bugüne bu sınavın hakkını vermeye çalıştık. Ülkemizi herhangi bir şekilde bir yönetim boşluğuna düşürmemek için 7 Haziran seçimleriyle milletimizin bize gösterdiği işaretleri, almamızı istediği dersleri ya da ibretleri görmek için yoğun çaba sarf ettik.

İşte şimdi bu çabaların üzerinde yeni bir seçime doğru yürüyoruz. Nasıl 2009 mahalli seçimlerindeki göreceli düşüşümüz daha sonra 2010-2011'de hem anayasa referandumu zaferi hem de arkasından 2011 seçim zaferiyle taçlanmışsa... 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını hep beraber doğru değerlendirirsek ve önde gidenlerin açtıkları çığırın ayak izleri üzerinden doğru bir istikamete, geleceğe, azim ve kararlılıkla yürürsek Allah'ın izniyle yeni zaferler önümüzdedir. Bu zaferlerden biri de 1 Kasım seçimlerinde inşallah hem Türkiye'de hem de dünyada yankılanacak."

Davutoğlu, siyasi hareketler ülke kaderleriyle bütünleştiği takdirde kimsenin şahsi hesap yapmaya hakkının olmadığını dile getirdi.

 "AK Parti'de birlik ve dirlik Türkiye'de birlik ve dirlik anlamına gelir"

AK Parti hareketinin Türkiye'nin kaderiyle örtüşmüş bir siyasi hareket olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "Bugün AK Parti'de birlik ve dirlik Türkiye'de birlik ve dirlik anlamına gelir. Son 12 yıl içinde Türkiye'de bir yükseliş yaşanmışsa bunda AK Parti'nin birliğinin, beraberliğinin bütün MKYK'larının, kurucular kurulunun sağlam bir dirayetle ve tam bir fedakarlıkla çalışması sonucudur. Her birimiz geriye tatlı bir hatıra bırakmak için yürümüyoruz. Geleceğe sağlam bir bina inşa etmek için de yürüyoruz. Sağlam bir bina ancak temellerin sağlam olmasıyla gerçekleşebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "7 Haziran'dan bu yana hem hükümet kurma çalışmaları ve daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın 23 Ağustos'ta aldığı kararla anayasal zorunluluk hükümeti kurmakla ülkeye hizmet yolunda çaba sarf ederken, bir taraftan da azdırılan bir terör belasıyla mücadele dönemi tekrar açıldı" ifadesini kullandı.

"Bütün bu şehitlerin bizde hakları var"

Van'da şehitleri uğurlarken, Süphan Dağı'nı, Van Gölü'nü ve Van Kalesi'ni gördüğünü anlatan Davutoğlu, "Bütün o tarihin üzerimize yüklediği sorumluluğu ve önümüzde dizilen al bayraklı tabutları, şehitlerimizin mübarek naaşlarını gördüğümde bir kez daha irkildim ve şunu düşündüm, bütün bu şehitlerin bizde hakları var. Bizim yavaşlamaya hakkımız yok. Bizim durmaya, bizim düşünmeye... Vebalimiz var, düşünmek zorundayız ama durup düşünmeye değil, yürürken düşünmeye ve birlikte tam bir azim ve kararlılıkla yola devam etmeye ihtiyacımız var" şeklinde konuştu.

Bugün öğle namazında bir şehit cenazesine daha katıldığını anımsatan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Şu ana kadar telefonla görüştüğüm hiçbir şehit ailesi ya da bugün olduğu gibi bizzat gidip taziye dilediğim hiçbir şehit ailesi ne kadere, ne vatana, ne ülkeye sitem ettiler. Onların bu büyük fedakarlıkları üzerinde hepimizin gelecekle ilgili olarak yaptığımız planlamalarda, bu ülkenin kaderi, bu ülkenin geleceği söz konusu olduğunda, bütün hesapların bittiği ve sadece ve sadece bu ülkeye, bu tarihe hesap vermek durumunda olduğumuz gerçeğinden hareketle bu kaderi inşa edebilmek için Rabbimizin lütfuyla ayakta, dirayetle durmamız gerektiğini düşünme vaktidir."

Cumartesi günü partisinin 5. olağan büyük kongresinin yapılacağına dikkati çeken Davutoğlu, "5. olağan büyük kongre, yeni sıçramaların, yeni inşanın ve Türkiye'yi 2023'e, yüzüncü yıla taşıyacak, yeni büyük hamlelerin önünü açacaktır" dedi.

 "Bu coğrafyada yaşamak bir nimettir"

Geçmiş 14 yılda ne kadar zor sınavlar yaşanmışsa, gelecek 14 yılın da zor sınavlar getireceğini aktaran Başbakan Davutoğlu, "Bu coğrafyada yaşamak bir nimettir ama bu nimetin bir bedeli vardır ve o bedeli ödemekten kaçınanlar, o bedelin hakkını veremeyenler de bu coğrafyada, bu mekanda ayakta duramazlar" dedi.

Davutoğlu, 2011 yılında Ortadoğu'da karışıklıklar yaşandığını dile getirerek, Halep ve Şam'da kardeş kavgalarının en kanlılarının görüldüğünü, Irak, Mısır, Yemen, Sana, Libya'da 1. Dünya Savaşı'ndaki kadar neredeyse, ölenler olduğunu belirtti.

Başbakan Davutoğlu, "Bütün bu ateş çemberi içinde biz ülkemizin huzuru, sükunu, güvenliği ve en önemlisi de vatandaşlarımızın onuru, özgürlüğü, izzeti için AK Parti hareketi olarak her zamankinden daha kararlı, her zamankinden daha kendinden emin ve her zamankinden daha fazla çalışmak durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Geçmişteki hizmetleri dolayısıyla kurucular kurulu üyelerine ve MKYK üyelerine teşekkür eden Davutoğlu, yeni göreve başlayacak MKYK üyelerine seslenerek, "Bütün bu birikim üzerinde, en sağlam bir temelde daha iyi bir siyaset, daha iyi bir Türkiye inşası, daha iyi bir dünya inşası için çalışacağından eminim. Allah yolunuzu hayır eylesin. Menzilimizi hayır eylesin. 5. olağan büyük kongremizi de nice olağan büyük kongrelerin önemli bir aşaması olarak, hayırlara vesile kılsın" diye konuştu.