AK Parti'nin bir önceki seçime göre oylarını yüzde 9 artırarak dördüncü defa tek başına iktidara gelmesi muhalifleri üzdü. Sadece yurt içindekiler değil, yurt dışındakiler halkın tercihine tepki gösterdi. Televizyondaki programlardan, gazetelerdeki köşelerinden ve sosyal medyadan öfke kusanlar, “Hani seçmene saygı?” dedirtti.





 Yazar Rüstem Batum Twitter'dan  “Tartışmamız gereken konu: Makarna ve kömürle satın alınan mahlûkların oylarıyla seçim kazanılmasının demokrasiyle bir ilgisi var mıdır?” diye yazdı.


1 Kasım seçimlerinde 48 milyonluk seçmenin 27 bininin bile oyunu alamayan Liberal Demokrat Parti (LDP) Genel Başkanı Cem Toker katıldığı televizyon programında “Hiç kimse benden seçmenin iradesine saygı duymamı beklemesin. Gayet net. Neden saygı duymadığımı 1930'larda yaşayan Almanlara sorun. Öyle her seçmenin her iradesine saygı duyulmaz” dedi.


 Sandıktan çıkan sonucu beğenmeyen Şair  Yılmaz Odabaşı,  “Edirne'ye kadar gidemezsin diyenler, şu an İsviçre'deyim ve politik rest olarak bugünden itibaren Türkiye'yi terk etmiş bulunuyorum!” diye konuştu.
Gazeteci  Cüneyt Ülsever , “Yazdıklarım hiç bir işe yaramıyor” diyerek köşe yazarlığını bıraktı!
Provokatif söylemleriyle dikkat çeken Tiyatrocu Levent Üzümcü , “Kendilerini desteklemeyeni vatan haini olarak görüyorlar, beğenmediklerine küfür ediyorlar, kalabalıklar o yüzden kendilerini haklı sanıyorlar” sözleriyle hakaretten şikayet ederken hakarette bulundu.


Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni  Bülent Keneş  “Bu millete söyleyeceğim sözüm kalmadı! Son Türkçe tweetlerimi atıyorum! Değmezmiş! Daha iyisini, daha fazla hakedenlere konuşacağım!” dedi.
Cumhuriyet yazarı  Mine Gökçe Kırıkkanat , “100 kelimeyle düşünen insanlar, 1000 kelimeyle düşünenleri yendi. Aptallığa hizmet eden tv'leri kutlarım. Cehaletin öldürdüğünü göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Financial Times yazarı  David Gardner , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Toplumu bölme stratejisi uyguladığını ve Türkiye'nin bedel ödediğini” yazdı.
Daily Telegraph yazarı  Mark Almond  “Erdoğan'ın zaferi Türkiye'nin istikrarına tehdit. Cumhurbaşkanının gerilim ve korku politikası kazandı” dedi.
Financial Times yazarı Piotr Zalewski “Korku faktörü: Dindar ve muhafazakâr Kürtler iktidar partisine geri döndü” diyerek farklı bir Türkiye resmi çizdi.


Guardian gazetesi yazaı Simon Tisdall  “Türkler, Erdoğan'ın vadettiği istikrar için ağır bir bedel ödeyebilir” sözlerini kullandı.
Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin lideri  Geert Wilders  “Hollanda'da diktatör Erdoğan'ın partisini seçen Türkler, Türkiye'ye gidin ve İslamofaşizmin tadını çıkarın” diyerek nefterin alasını yaptı.
Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı  Cem Özdemir , “Erdoğan'ın bir tür Putin rejimine çevirdiği Türkiye'de insanların yaşamak istememelerini anlayışla karşılamak gerekiyor” dedi.