Başbakan Ahmet Davutoğlu, Elçi'nin yanında bulunan silahın, saldırıyı yapanlara ait olduğunu söylerken, polisi şehit eden kurşunun da bu silahtan çıktığını söyledi. "Tahir Elçi'nin muhterem eşi Türkan Hanımı aradığım zaman kendisine de ifade ettim. Bu kayıp tüm Türkiye'nin kaybıdır" diyen Davutoğlu şunları söyledi: "Daha olay olduğu anda hemen devleti suçlayan, dün Meclis kürsüsünde de hükümete ve devlete dönük 'katliam' vesaire gibi ifadeler kullanan siyasilere de dönük olarak da söylüyorum. Her olayda Ankara Garı'nda DEAŞ terör yapar, döner devlete 'katil' demeye kalkarsanız, Sayın Tahir Elçi hayatını kaybeder, ortada hiç bir delil yokken devlete hükümete bu işi mal etmeye kalkarsanız ve olayın hemen öncesinde şehit edilen iki polisimizin canını yok sayarsanız, onlara dönük hiç bir şey söylemeden sanki Sayın Tahir Elçi'ye dönük devletin bir provokasyonu varmış gibi bir tutum takınırsanız, bu hem ülkeye barış getirmez hem de siyasal anlamda bedeli olan bir tutumdur. Eğer Diyarbakır'ın o tarihi Sur bölgesinde hendekler kazılmamış, terör faaliyetleri yapılmamış olsaydı şu anda bu canlarımız kaybolmadığı gibi o güzelim Diyarbakır'da herkes huzur içinde yaşıyor olacaktı. Bütün bu olayların sorumlusu terör olaylarını tekrar başlatan bölücü terör örgütüdür ve ona karşı mücadelemiz de kararlı bir şekilde sürecek. Olayın hemen sonrasında başsavcı ve ekibine roketatarla kim saldırdı. Birisi bu olayı örtmek istiyorsa o terör örgütüdür. Tahir Elçi’nin cenazesinin yanında bulunan tabancanın balistik incelemesinde bu tabancanın ondan önce ilk polisi şehit eden silah olduğu belirlendi."