Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-İş 22. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, "Yeni anayasa meselesi, aslında tam anlamıyla bir memleket meselesidir" dedi.

Türkiye tarihinde ilk defa, siyasetçilerin iradesiyle bir sivil anayasanın yapılabileceği dönemin açıldığını belirten Erdoğan, "1 Kasım'da önümüze açılan yeni dönemi, hep birlikte en iyi şekilde değerlendirmeli ve fırsata çevirmeliyiz. Bu tarihi fırsatı değerlendirmek, yeni anayasanın altında imzası olan herkese, inanıyorum ki şeref kazandırır. Gelin bu şeref, 26. Dönem Meclisi'ne, bu Meclis'te görev alan milletvekillerine ait olsun" şeklinde konuştu.

"Rusya Suriye'de ne arıyor?"

"Türkiye olarak nasıl Balkanlara, Kafkaslara, Akdeniz havzasına, Irak'a bigane kalmamız söz konusu olamaz ise Suriye'de yaşananları da kesinlikle yok sayamayız" diyen Erdoğan, "İşte onun için diyorum Rusya, Suriye'de ne arıyor? Onun için diyorum efendim neymiş; 'Birleşmiş Milletler'in kendilerine verdiği böyle bir yetki var'. Neymiş o yetki; 'Eğer o ülkenin yönetimi davet ederse gidilirmiş'. Oraya gitmek mecburiyetinde değilsiniz, 380 bin insanı öldüren katil Esed'in davetine icabet etmek mecburiyetinde değilsiniz. O gayri meşru bir yönetimdir, meşru değildir bunu görmek durumundasınız, bunu ben sayın Putin'in kendisiyle çok konuştum" ifadelerini kullandı.

"Kimse taviz vermemizi beklemesin"

Suriye ile ilgili görüş farklılığı olan ülkelere karşı özel bir husumet bulunmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bununla birlikte egemenlik haklarımızla ilgili hassasiyetimizden en küçük bir taviz vermemizi de kimse bizden beklemesin. Bu millet aç kalır, açıkta kalır ama asla istiklalinden vazgeçmez. Sokullu Mehmet Paşa, İnebahtı Savaşı ile ilgili, 'Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik, sizse İnebahtı'nda bizim sakalımızı traş ettiniz' diyor. Kesilen kol yerine gelmez ama kesilen sakal daha gür olarak yeniden çıkar. Türkiye, bugün de kendisine dost olanlara kazandıran, husumet besleyenlere kaybettiren bir konumdadır."

Erdoğan, Rusya'nın iddialarına ilişkin de "Hele hele ailemi bu işe karıştırmak, o bu işin çok da ahlaki olmayan bir yanıdır ki bunu daha önce İran televizyonları yaptı. İran Devlet Başkanı ile bunu konuştum, dedim ki 'bak siz çok büyük bir yanlışın içindesiniz, eğer bu böyle devam ederse bunun karşısı çok ağır olur, bedelini siz İran olarak çok ağır ödersiniz'. On gün filan sürdü, daha sonra sitelerinden bunu kaldırdılar. Niye? Çünkü iftira, yalan, takiye üzerine kurulu sistemler bu işi daha çok kullanıyor" değerlendirmesinde bulundu.