Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Azerbaycan ziyareti sonrasında AA  muhabirinin sorularını yanıtlayan Yavuz, Başbakan Davutoğlu'nun güvenoyu  almasından hemen sonra Bakü'ye gerçekleştirdiği geleneksel ziyaretin Türkiye ve  Azerbaycan arasındaki kardeşliği ve bu kardeşliğin derinliğini gösterdiğini  söyledi. 
 
 Rusya ile yaşanan sıkıntılı günlere denk gelen ziyaretin farklı bir  anlam kazandığını ifade eden Yavuz, Türkiye'nin uzun bir dönemden beri enerji arz  güvenliğini ve çeşitliliğini sağlamak için önemli açılımlar, politikalar  ürettiğini belirtti. 
 
  Yavuz, Türkiye'nin bu kapsamda 2014'te Şah Deniz II sahasındaki  doğalgaz yatağına Türkiye Petrolleri (TP) aracılığıyla yüzde 19, aynı gazı  Hazar'dan İtalya'ya kadar taşıyacak Güney Gaz Koridoru'nun Trans Anadolu Doğalgaz  Boru Hattı (TANAP) ayağına da Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ)  aracılığıyla yüzde 30 ortak olduğunu hatırlattı. 
 
TANAP projesinin Türkiye açısından enerji arz güvenliğini sağlamanın  ne kadar önemli olduğunu gösterdiğine işaret eden Yavuz, Başbakan Davutoğlu'nun  Azerbaycan ziyareti sırasında Türkiye ve Azerbaycan arasında gerçekleşen  görüşmelerde TANAP projesinin daha hızlı bitirilmesi için siyasi desteğin  artırılması kararı verildiğini aktardı. 
 
Yavuz, bu kararın projenin uygulayıcıları olarak kendileri için çok  önemli olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: 
 
  "Bizler zaten projeyi yakından takip ediyorduk ama artık daha da yakın  izleyeceğiz. Ne kadar erken bitirilebilirse o kadar önemli olduğunun  bilincindeyiz. Zaten hızlı bitirilmesi için 1800 kilometrelik hattın farklı  bölgelerinde farklı ihalelerle ayrı firmalara verilmişti ki hepsi eş zamanlı  olarak çalışabilsinler diye. Üç inşaat sezonunda bitirilmesi planlandı, çalışma  saatlerine bakılacak, malzeme ekipman tedarikindeki etkinliğe bakılacak,  firmaların daha hızlı çalışabilmesi için neler yapılacak bunlara bakılacak ve  gece gündüz 365 gün 24 saat çalışılacak. Kaybedilecek bir tek saniye bile yok. Ne  kadar erken bitirilebileceğiyle ilgili kesin bir şey söylemek mümkün değil ama  tüm ekip olarak herkes elinden geleni yapacak." 
 
"6 milyardan daha fazla gaz Türkiye'de kullanılabilir" 
 
TANAP projesinin başlangıç kapasitesinin 16 milyar metreküp olduğunu  ve bu kapasitenin 6 milyar metreküpünün Türkiye'ye, 10 milyar metreküpünün ise  Avrupa'ya gideceğini anımsatan Yavuz, "Ama Güney Gaz Koridoru'nun Avrupa ayağı  olan Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) ayağının ne zaman tamamlanacağı bizim  kontrolümüzde değil. Dolayısıyla burası tamamlanana kadar Türkiye'de kalacak  doğalgaz başlangıçta daha da artırılabilir" ifadesini kullandı. 
 
Önemli olanın projenin ikinci fazı olduğuna işaret eden Yavuz,  "Bilindiği üzere bu hat Eskişehir'e kadar 31 milyar metreküp kapasiteyle inşa  ediliyor. Dolayısıyla 2023-26 aralığında yeni kapasite 31 milyar metreküpe  ulaştığında Türkiye için çok daha büyük bir fırsat söz konusu olacak ve bu hattan  gelecek ilave gazın da tamamı gerekirse Türkiye'de kalabilir. Böylece Azerbaycan,  Türkiye'nin en önemli doğalgaz tedarikçisi haline dönüşecektir" diye konuştu. 
 
"Kapasite artışı Türkmen gazıyla daha hızlı realize olabilir" 
 
 Yavuz, TANAP projesinin bölgedeki kaynakların değerlendirilmesi ve  önünün açılması konusunda öncü bir proje olduğunun altını çizdi. 
 
  Türkmenistan gazının da TANAP ile ileride bütünleştirilmesinin söz  konusu olduğuna işaret eden Yavuz, "Böylece, 31 milyar metreküplük kapasiteye  ulaşmak daha hızlı realize olabilir" dedi. 
 
 Yavuz, Hazar Havzası'nın dünya enerji haritasına yeni dahil olan bir  bölge olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en önemli projelerden  birisinin de bu bölgede İpek Yolu'nun canlandırmak olduğunu anımsattı. 
 
Bu yolun Çin'den Brüksel'e kadar uzanacak bir hat olduğunu söyleyen  Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı: 
 
 "Sayın Başbakanımızın bu ziyaretinde diğer önemli bir madde de Bakü  Kars Demiryolu'nun bir an önce tamamlanması üzerine oldu. Bakü Kars Demiryolu  tamamlandığında Hazar transit koridoru dünya haritasına girmiş olacak.  Türkmenistan'dan Azerbaycan'a, Azerbaycan'dan da Gürcistan ve Türkiye'ye  uzanacak. Tabii üzerinden geçen ülkelere hem katma değer sunacak hem de  yatırımların artmasına imkan sunacak. Dolayısıyla İpek Yolu'nun giderek hayata  geçmesi, TANAP ile enerji ipek yolunun hazırlanması gibi Türkiye'nin yaptığı bu  ataklar hakikaten 21'inci yüzyılı bir Türk yüzyılı haline dönüştürebilecek  kabiliyettedir. O yüzden de bugünkü yaşanılan çalkantılar bu atılımların doğal  sonuçlarıdır."