Erdoğan, Türkmenistan’ın tarafsızlığının 20. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen Tarafsızlık Konferansı'na katıldı. 

Konferanstaki konuşmasına devlet ve hükümet başkanları ile katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkmenistan'ın güzel başkenti, sevgi, muhabbet şehri Aşkabat'ta sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye'nin, 27 Ekim 1991'de bağımsızlığını ilan eden Türkmenistan'ı ilk tanıyan ve Aşkabat'ta ilk büyükelçiliği açan ülke olduğunu anımsatan Erdoğan, "Bağımsızlığından bu yana ata vatanımız Türkmenistan'la olan ilişkilerimize hep özel önem verdik, itina gösterdik. Türkmenistan'la sahip olduğumuz köklü tarih ve müşterek değerlerimiz, ilişkilerimizin sağlam zeminini oluşturuyor. Bu temel üzerine bina ettiğimiz ilişkilerimizin inşallah önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek süreceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Orta Asya Önleyici Diplomasi Bölge Merkezi'nin Aşkabat'ta açılmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bu merkez için Aşkabat’ın seçilmesi Türkmenistan'ın bölgesel ve uluslararası alanda oluşturduğu güven duygusunun göstergesidir. Türkiye, Türkmenistan'ın bölgesel ve küresel barışa, istikrara, dayanışmaya katkı sağlamaya yönelik girişimlerini desteklemektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkmenistan'ın yanında yer almaya devam edeceğiz" dedi.

Toplantıda dünyanın ihtiyaç duyduğu barış ve güvenlik konularının yanı sıra kalkınmaya yönelik uluslararası işbirliğini de ele alacaklarını anlatan Erdoğan, "Güvenlik sorunlarının arttığı, terörizm tehdidinin giderek yaygınlaştığı bir dönemde gerçekleştirilen bu konferans, zamanlaması bakımından da önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

"Uluslararası toplumun ve kuruluşların en fazla sorumluluk üstlenmesi gereken bir süreçten geçiyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, "Barış ve istikrarı tehdit eden ihtilaflar ile bu ihtilafların ortaya çıkarttığı belirsizlikler istisnasız tüm ülkeleri etkiliyor. Sivil kayıplar ve toplu göç olayları sebebiyle insani boyutu ön plana çıkan bu ihtilafların uluslararası hukuk ve işbirliği çerçevesinde bir an önce çözüme kavuşturulmasını arzu ediyoruz. Önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalacağımız sınamaların üstesinden ancak hep birlikte hareket ederek gelebiliriz" diye konuştu.