Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen "Şeb-i Arus İstanbul 2015" programında yaptığı konuşmada, vuslatının 742'nci seneidevriyesinde Hazreti Mevlana'yı rahmetle yad ettiğini söyledi.

Erdoğan, bölgedeki terör örgütlerinin, örtülü veya açık olarak aynı yerlerden, aynı kaynaklardan beslendiğini söyledi.

Bölgede güya terörle mücadele için yığılan silahların, terör örgütlerinin elinde birer ölüm makinesine dönüştüğünü dile getiren Erdoğan, bu meselenin, Türkiye ve tüm bölge halklarının bekası meselesi haline dönüştüğünü anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak'ta, Suriye'de ve diğer ülkelerde DAEŞ denilen istismar aracının süratle ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "Aynı şekilde ülkemizin içinde de benim Kürt kardeşlerime en büyük eziyeti yapan, ülkemizin istikrarını tehdit eden bölücü terör örgütünü, en küçük bir müsamahaya izin vermeden devreden çıkarmak zorundayız. Bunu devreden çıkarıncaya kadar silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, gönüllü köy korucularımız hep birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz" diye konuştu.

'Müslümanım diyen birileri hala zulmü teşvik etmeyi sürdürüyor'

"Bölgemizde tüm Müslümanlarla birlikte milletimiz bakımından da çok önemli, çok hayati gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz" diyen Erdoğan, asırlık sorunların, yeni ve daha karmaşık bir şekil alarak Müslümanlar aleyhine büyüdüğünü aktardı.

İslam dünyasının bir büyük imtihanla daha karşı karşıya olduğunu dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bir yandan mezhepçilik fitnesinin güçlendiğini görüyoruz, diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumlulukların önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntüyle şahit oluyoruz. Bu emareler, içinden geçtiğimiz imtihanın başarılı bir yönde ilerlemediğine işaret ediyor. Mevlana Hazretleri diyor ki 'Koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz, şaşılacak şey koyunun kurda gönül vermesidir'. Maalesef hem ülkemizde hem de tüm İslam dünyasında kendi inancına, kendi medeniyetine, kendi varlığına düşmanlık edenlere gönüllü hizmet edenler bulunduğunu görmenin üzüntüsü içindeyiz. Suriye'de 400 bin masum insan katlediliyor, 12 milyon masum insan evinden, yurdundan ediliyor, 'Müslümanım' diyen birileri hala zalimin yanında yer almayı, zulmü teşvik etmeyi sürdürüyor. İslam'a ait söylemlerle, sembollerle Müslümanlara karşı tarihin en büyük savaşlarından birini yürüten DAEŞ gibi örgütler bahane edilerek, Müslümanlara darbe üstüne darbe vuruluyor. Hemen yanı başımızda Suriye'yi bombalayan bir ülkenin operasyonlarına bakıyoruz. Yüzde 10 oranında DAEŞ'i, yüzde 90 oranında içinde Türkmen kardeşlerimizin de olduğu ülkedeki rejim muhalifi diğer grupları yani Müslümanları hedef aldığını görüyoruz. Lütfen artık kimse kimseyi kandırmasın. Suriye'de DAEŞ bahanesiyle yürütülen güç mücadelesi, at izinin it izine karıştığı trajik bir oyuna, bir tiyatroya dönüştü. Herkes rol yapıyor, herkes rol çalmanın peşinde koşuyor ama ölen insanlar gerçek, ölen bebekler, çocuklar, ölen kadınlar, ölen ak sakallı ihtiyarlar gerçek. Yıkılan evler, okullar, ibadethaneler, tarihi eserler gerçek. Bombalar bambaşka hesaplar için atılıyor. Ama bunların patladığı yerde dökülen kanlar, kararan hayatlar var."

"Terör terördür, hepsi kötüdür"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu'da, Güneydoğu'da Fatih Sultan Camisi'nin ateşe verildiğini ifade ederek, Kurşunlu Camisi'nin kurşunlandığını aktardı.

 Okulların yakıldığını, ibadethanelerin aynı şekilde, öğretmenlerin terki diyar ettiğini kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bütün kardeşlerimiz oraları terk ediyor. Acaba bu teröristler bunu kim adına, niçin, hangi gayeyle yapıyor ve bunlar yeri geldiğinde de şunu söylüyor; 'Devlet yukarıdan helikopterle bombaladı' diyor Fatih Sultan Camisi'ni. Bu nasıl iş ki yukarıdan helikopterle bombalayacaksın, minare yıkılmayacak, kubbeler yıkılmayacak, alttan, yan taraftan kapılar ateş alacak. Kimi aldatıyorsunuz. Artık evet, bize uyanmak zamanı. Nasıl İslam adına hareket ettiği iddiasıyla ortaya çıkan DAEŞ, en büyük zulmü Müslümanlara uyguluyorsa, ülkemizde PKK, güneyimizde PYD ve YPG, bütün bunlar birbiriyle aynıdır, farkları yoktur. Terörün dini, milleti, ırkı, vatanı yoktur. Terör terördür, hepsi kötüdür."

'Tüm İslam alemi Türkiye'yi takip ediyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyayı dolaşan bir elçiniz olarak, bir kardeşiniz olarak, şunu bilin: İslam alemi Türkiye'ye bakıyor. Türkiye'yi takip ediyor. Bu bakımdan sorumluluğumuz çok büyük. Millet olarak hem kendimiz hem kardeşlerimiz hem tüm insanlık için süratle hedeflerimize ulaşmak, dostumuza güven, hasmımıza korku veren bir konuma gelmek mecburiyetindeyiz. Allah yar ve yardımcımız olsun" dedi.