Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, 140'ın üzerindeki ülkeye, "bu Müslüman'dır, Müslüman değildir" ayrımı yapmadan yardımlar yaptığını belirterek, "Türkiye, 2014 itibariyle 4,5 milyar dolar yardımla dünyanın en cömert 3. ülkesi olmuştur. Bunu gayri safi milli hasılaya oranla ifade edecek olursak, o zaman ülkemiz yardımlarını en fazla artıran ülke olmuştur” dedi. Erdoğan, Uludağ Üniversitesi’nce düzenlenen “Türkiye'nin İnsani Diplomasisi” konulu panele ve üniversite senatosu tarafından kendisine verilen fahri doktora tevcih törenine katıldı. Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı, bugüne kadar Türkiye'nin, bölgenin ve tüm dünyanın barış, huzur ve selameti için nasıl ter döktüyse bundan sonra da gece gündüz demeden mücadele edeceğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin son 13 yılda kat ettiği mesafenin, yaşadığı büyük dönüşümün en net şekilde görüldüğü alanlardan birisinin insani yardımlar olduğunu ve bu konuda hiçbir ülkeyle mukayese edilemez başarılar elde ettiğini anlattı.  “2002'den önce, 'alan el' durumunda olan bir Türkiye'den, hamdolsun 'veren el' konumuna yükselen bir Türkiye'ye ulaştık” diyen Cumhurbaşkanı, “Bizim petrol kuyularımız, doğalgaz rezervlerimiz, altınımız, yer altı zenginliklerimiz yok, ama Anadolu büyüklüğünde bir vicdanımız var” diye konuştu. 
O MEKTUBA KİM DAYANABİLİR?
Türkiye'nin Suriye ve Irak'tan gelen 2,5 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, “Bunu insani ve Ensar ruhuyla yapıyoruz. Bu misafirlerimiz için 9 milyar dolar harcama yaptık. 'Dünya nerede?' diye sorduğunuz zaman, maalesef dünya kilo olarak var da vicdan olarak yok. İnanan, komşusu açken tok yatmayı ayıplayan, yetim başı okşamayı, fukaranın derdiyle hemhal olmayı ibadet gören bir medeniyetin mensuplarıyız” şeklinde konuştu. Suriyeli bir kız çocuğunun vasiyet mektubundaki duygu yüklü ifadeleri yeniden gündeme getiren Erdoğan, “Geçen hafta basına yansıyan Suriyeli yavrunun ciğerlerimi adeta dağlayan, gözlerimi yaşartan vasiyetini duymuşsunuzdur. 'Ey ölüm meleği, acele et ki cennette yemek yiyeyim' diyen bir feryada eğer nasır bağlamamışsa hangi vicdan dayanır? Bir yavru bunu söyleyecek şuura, idrake sahip. Çocukların o küçük bedenleri, açlık, ölüm gibi savaş gibi ağır yükleri nasıl taşır? Akdeniz'i bir mülteci mezarlığına çeviren çaresizliğe kim gözlerini kapatabilir?” diye sordu. Terör konusuna da değinen Cumhurbaşkanı, “Terör örgütlerine methiyeler düzen, şiddete özenen kimi marjinal örgütlerin sizleri esir almasına lütfen fırsat vermeyin. Bizim arzu ettiğimiz gençlik; yakıp yıkan değil, şiddetle arasına mesafe koyan, kalemin ve sözün gücüne inanan gençliktir” dedi.  BURSA