Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı(TİKA) Koordinatörler Buluşmasında konuşan Akdoğan, "dünyanın her yerine uzanıp nerede dertli bir insan varsa oraya ulaşma, onun elinden tutma, onu ayağa kaldırma" vizyonunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu bir vizyon olduğunu anlattı.

AK Parti hükümetlerinin de bugün aynı vizyonu devam ettirdiğini, Türkiye'nin dostluk ve şefkat elini dünyanın dört bir yanına götürdüğünü, ülke içinde yapılan hizmetler kadar dost coğrafyalardaki hizmetlerin de büyük önem taşıdığını aktardı.

Türkiye'nin ecdat yadigarı eserlere olduğu gibi ecdat yadigarı topluluklara da sahip çıktığını belirten Akdoğan, "Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar, Kuzey Afrika... Bütün bu bölgeler Osmanlı hinterlandı içinde olan, bizim gönül coğrafyamız içinde olan ülkeler. Buralardaki eserleri de ayağa kaldıracağız, buralardaki toplulukları da güçlendireceğiz, ayağa kaldıracağız. Oralardaki insanlara da hizmet edeceğiz, o ülkelerin gelişmesine de katkıda bulunacağız" diye konuştu.

AK Parti hükümetleri döneminde TİKA'nın bütçesinin 30 kat arttığını, AK Parti'ye kadar gerçekleştirilen proje sayısı 2 binken bu rakamın 8 kat artarak 16 bin küsur projeye çıktığını ifade eden Akdoğan, TİKA koordinatörlerine şöyle seslendi:

"Dünyada insani yardım konusunda şu anda Türkiye üçüncü sırada. Milli gelire oranla ise birinci sırada. Ben hep söylüyorum, bizim petrol kuyularımız, doğalgaz rezervlerimiz yok ama vicdanımız var. 2,5 milyon Suriyeli insana kucağımızı açtık, gönlümüzü açtık ve hiç ayırt etmeden, acaba bunların mesleği nedir, ben bunu nasıl kullanabilirim, ne fayda sağlarım onlardan diye değil, tamamen insani bir dram ve trajediyi bertaraf etmek için, tamamen insani gerekçelerle kucağımızı açıyoruz. Bütün bu dost coğrafyalardaki insanlara kucağımızı açıyoruz. Türkiye çok zengin bir ülke değil ama bakın işte bize laf eden ülkeler küçülüyor, Türkiye'nin bu kadar küresel çalkantıya rağmen ekonomisi büyüyor. Çünkü Cenab-ı Hak ona göre bu işin bereketini veriyor. Bu yüzden bu işler önemlidir. Oradaki mazluma, mağdura sahip çıkmak önemlidir ama Türkiye'nin ulusal menfaatleri açısından da bu önemli bir konudur."

Türkiye'nin bu coğrafyalarda daha iyi tanınması ve sevilmesi açısından da TİKA faaliyetlerinin büyük önem taşıdığını dile getiren Akdoğan, "Ülkemiz bölgesel bir güç oluyorsa, insanlar Türkiye'de olup biteni merak ediyorsa, ellerini göğe açıp dua ediyorlarsa Türkiye'nin geleceği için, bunda sizin çalışmalarınızın büyük önemi var. Türkiye'nin bütün bu coğrafyadaki halklara kucağını açmasının bir katkısı var. Yani başı sıkışan Türkiye'ye dönüyor, Türkiye'den medet umuyorsa Türkiye'den bir yardım bekliyorsa işte o zaman gönül bağı kurulmuş demektir. Biz de güçlü ve muktedir olmalıyız. Hem kudret eli, hem şefkat ve merhamet eli. Bu ikisi bir arada olursa işte amacımıza ulaşmış oluruz. Biz insana yatırım yapmaya hizmet etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Salonda medya mensuplarının da olduğuna dikkati çeken Akdoğan, terör olaylarına da değindi.

Yalçın Akdoğan, şöyle konuştu:

"Biliyorsunuz seçim döneminde bir takım kişiler, 'cici çocuk' diye parlatılıyordu. Bunlar şimdi adeta canavara dönüştü. Bağımsız devletten bahsediyorlar, silahı savunuyorlar, silahlı teröristlere avukatlık yapıyorlar ve bunun adına demokratik siyaset diyorlar. Bakın çok açık söylüyorum, silahı savunan, terör şebekelerini savunan insanlar demokratik siyaset yapıyor değildir, bunun adı terör siyasetidir. O insanların yaptığı terör faaliyetidir. Yani, hendek kazmak, devletin askerine, polisine kurşun sıkmak... Bunlar hem çocukları ölüme gönderiyorlar hem de çocukların okullarını mayınlıyorlar. Okulları, camileri kurşunluyorlar. Ambulansı, cenaze aracını kurşunlamak nasıl bir insanlıktır  Bunun adı bal gibi de terördür. Onu yapan teröristtir, onu savunan da terör siyaseti yapıyordur. Bunun adını da çok net koymamız gerekiyor. Onların, o katil sürüsünün, teröristlerin avukatlığını yapmak, bunun dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde tanımı demokratik siyaset değildir ve hiçbir hukuk sisteminde de bu mazur görülebilecek bir durum da değildir."

"Bağımsız devlet"e kadar giden "Kürtlerin statüsü" gibi söylemlerde bulunulduğunu aktaran Akdoğan, "Peki siz onların adına konuşma hakkını nereden buluyorsunuz  Kürtler sizin tapulu malınız mı  Bu anlayış işte köle olarak gören bir zihniyettir. Bir topluluğu, halk kesimini kendi kölesi, tapulu malı gibi görüp onun adına konuşan bir anlayış" dedi.

Katil sürüsünün çarpık anlayışına izin verilmeyeceğini kaydeden Akdoğan, "Bizler insana yatırım yapmaya devam edeceğiz. İnsanı kucaklamaya hem hak ve özgürlükler açısından hem maddi yatırımlar açısından kucaklamaya devam edeceğiz" dedi.

TİKA'nın 48 ülkedeki koordinatörlerini bir araya getiren toplantı, 30 Aralık Çarşamba gününe kadar sürecek. 28, 29 ve 30 Aralık'taki toplantılar ise Ankara'da yapılacak.