Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu'ndaki terör saldırısı ile ilgili olarak, "Halka açık mekanlarda gerçekleştirilen bu saldırıların amacının insanları korku ve yılgınlığa sürüklemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Esasen dünyada bu tarz saldırı yöntemleriyle netice almış hedefine ulaşmış hiçbir terör örgütü yoktur. Öyleyse niçin PKK, DAİŞ gibi terör örgütleri, ülkemizi bu şekilde hedef almaktadır diye düşündüğümüzde karşımıza başka güçler ve onların Türkiye'yle ilgili niyetleri çıkıyor" ifadelerini kullandı.

"Terörün gündemine asla teslim olmayacağız" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülke ve millet olarak hedeflerimizden kesinlikle uzaklaşmayacak, vizyonumuzu kaybetmeyeceğiz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına sıkı sıkıya sahip çıkarak, terör örgütlerini ve arkalarındaki güçleri Allah'ın izniyle er vaya geç hüsrana uğratacağız" şeklinde konuştu.

"Yaşatılan acının sebebi kirli hesapların devreye konulmasıdır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çatışmalarda şehit olan polislerimiz, askerlerimiz, korucularımız ile katledilen sivil vatandaşlarımız için milletimize yaşatılan acının sebebi kirli hesapların devreye konulmasıdır. İsmi farklı ama yöntemi, amacı hedefi aynı olan terör örgütleri bu planın taşeronluğunu yapmaktadır" dedi.

"Oyunlarını bozacağız"

"Güvenlik kuvvetlerimiz daha çok çalışarak terör örgütünün eylemlerine engel oluyorlar, olacaklar" ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletçe birliğimize, beraberliğimize sahip çıkarak terör üzerinden Türkiye'yi terbiye etmeye çalışanların oyunlarını bozacağız. Gerekirse bu mücadeleyi ülke olarak tek başımıza yürütecek ama mutlaka başarıya ulaştıracağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu menfur eylemleri organize edenlerin mutlaka birer birer tespit edileceğini ve adalete hesap vereceklerini belirterek, "Millet olarak, acılarımızı yüreğimize gömüp kayıplarımızın aziz hatıralarını ömür boyu hatırlayarak, yolumuzda kararlı bir şekilde yürümeyi sürdüreceğiz" dedi.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kaderin ötesinde bir şey olabilir mi? Öyleyse biz kadere teslim olmuşuz, mesele o yolda yürümektir ve yürüyeceğiz. Bu zor zamanlarda bizimle birlikte olan dostlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız. Aynı şekilde bize çekilen silahları ve onları destekleyenleri de unutmayacağız."

"O paçavraları oralarda sallandırdığınız sürece bu ifadeleri duyacaksınız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne deseler beğenirsiniz? 'Düşünce özgürlüğü'. Bu nasıl bir düşünce özgürlüğü ki Paris'te olduğu zaman kıyamet koparıyorsunuz. Peki Ankara veya İstanbul'da olduğu zaman niye rahatsız olmuyorsunuz? Hatta daha ileri gidip Sayın Başbakana 'Cumhurbaşkanınız da böyle konuştu, bize oradan böyle böyle dedi'. Ne diyecektim? Alkışlayacak mıydım sizi? Güzel yapıyorsunuz, bunu mu diyecektim. O paçavraları oralarda sallandırdığınız sürece, bizden bu ifadeleri duyacaksınız, duyurmaya da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

"Sayın Başbakan oradayken indirdiler paçavrayı, bu konuşmalardan sonra. Brüksel'den ayrılınca tekrar paçavrayı astılar, o teröristlerin resimlerini tekrar koydular. Bunlar nasıl dost ya, böyle dost olur mu? Bugün de Sayın Başbakan'a söyledim, dışişleri vs. bunlarla hemen yoğun bir şeye girsinler diye, nitekim girdiler. Niye? Arkadaşlar, dost, dostluğunun gereğini yapacaktır. Biz dostları çoğaltmaya niyetliyiz. Düşmanı da azaltmaya niyetliyiz. Ama bunları bilmeyenlere de haddini bildirmek bizim hakkımızdır diye düşünüyorum."

"Bürokratik bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıllarda, yıllardır kanayan bir yara olan dershane meselesine el attık, sonrasında başımıza gelmeyen kalmadı" ifadelerini kullanarak,  şöyle konuştu:

"Bu konuda ben Sayın Bakanımıza çok teşekkür ediyorum çünkü o da bu mücadeleyi kararlı bir şekilde verdi. Yoksa bu mücadelenin başlangıcı Sayın Avcı'nın dönemi değildir. Daha onun geçmişi var. Ama o dönemlerde söylememize rağmen bu adım atılamadı. Bürokratik bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Dershane gibi, eğitimin ruhuna, özüne, mantığına aykırı bir yapıya karşı mücadele etmek için o vurduğumuz neşter, Türkiye'yi örümcek ağı gibi ören bir örgütün can damarlarından birine denk geldi. 'El hayru fî mâ vaka'a', her olanda hayır vardır. Dershane meselesi diye çıktığımız yolda tarihimizin en büyük ihanet şebekelerinden birini deşifre ettik ve bertaraf ettik."