Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürülen Rus uçağının pilotunu öldürdüğü açıklamaları basına yansıyan Alparslan Çelik ve beraberindeki 6 arkadaşının 3. Sulh Ceza Hakimliğindeki tutuklama müzekkeresinde, "6136 sayılı Yasa'nın 13/2 maddesinde düzenlenen vahim nitelikte ve sayıda ateşli silahlarla Adana ilinden İzmir'e geldikleri araç bagajında bulundurdukları, şüpheli Murat G'nin bu silahlardan iki adedinin kendisine ait olduğunu kabul ettiği" ifadeleri yer aldı.

Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama müzekkeresinde, "Silahların bulunuş şekli, vahim nitelikte ve sayıda bulunmaları, suçun vasıf ve mahiyeti mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanamamış olması, yasada belirtilen bir tutuklama nedeninin var olması, atılı suç için belirlenen ceza miktarı dikkate alındığında şüphelilerin kaçma şüphesinin bulunduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tutuklamanın ölçülü olduğu ve tutuklamadan beklenen gayenin, adli kontrol hükümleriyle sağlanamayacak olması dikkate alınarak, şüphelilerin CMK 100 ve müteakip maddeleri uyarınca ayrı ayrı tutuklanmaları" ifadesi yer aldı.

Zanlıların avukatlarının ise mahkemede yaptıkları savunmada, silahların suç işlemek için değil, güvenlik amacıyla bulundurulduğunu, bu silahların Alparslan Çelik'e ait olmadığını ifade ettikleri öğrenildi.

Çelik'in ayrıca 4 dosyadan daha arandığı tespit edildi

Cezaevine gönderilen Alparslan Çelik'in emniyette yapılan parmak izi ve kimlik tespit işlemleri sırasında ayrıca 4 dosyadan daha arandığı tespit edildi.

Çelik'in, 2 ayrı olayda "sahte para" suçundan hakkında kesinleşmiş 2,5 yıl hapis ve 2 bin lira para cezası bulunduğu belirlendi. Zanlının, ayrıca "hükümlünün kaçmasına yardım" ve "dolandırıcılık" suçlarından da Elazığ İl Emniyet Müdürlüğünce arandığı belirtildi.