Türkiye'de yargı zaman zaman çok farklı ve şaşırtan kararlar veriyor. O yüzden de başta Başbakan olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden adalete yönelik sitemler yükseliyor. Tartışılacak kararlardan biri de Yargıtay'dan geldi. Hukuk skandalı, Türkiye'de faaliyet gösteren en büyük bankalardan birine açılan işe iade davalarında yaşandı. 2011 yılında yeniden yapılanmaya giden banka aralarında çok sayıda üst düzey yöneticinin bulunduğu çalışanı ile yollarını ayırdı. İşten çıkarılanlar bankaya işe iade davası açtı. Bu davalardan 10 tanesinin avukatlığını Selva Özkarakoç üstlendi. Yerel mahkeme davacıları haklı bularak işten çıkarılanların işe iadesine karar verdi. Fesih sözleşmesinin geçersizliğine hükmeden mahkeme işten çıkarılanların geriye dönük 5 aylık maaşlarının tazmin edilmesini kararlaştırdı. Banka kararı temyize götürüldü. Dosyaların çoğu Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne düşerken sadece bir tanesine 22. Hukuk Daire baktı. Skandal da bu aşamada yaşandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne düşen davalarda yerel mahkemenin fesih sözleşmesini geçersiz bularak verdiği işe iade kararı yerinde bulunarak onandı.


TEK ŞANSSIZ O!..
İşe iade davası açanlardan sadece birinin şansı yolunda gitmedi. Atamer Kılıç'ın davası da İstanbul 12. İş Mahkemesinde görüldü. Mahkeme bu davada diğer dosyalarda olduğu gibi aynı sonuca vararak Kılıç'ın işe iadesini karara bağladı. Banka bu dosyayı da temyize götürdü. Kılıç'ın dosyası diğer arkadaşlarından farklı olarak Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'ne düştü. 22. Daire, yerel mahkemenin verdiği işe iade kararının bozularak ortadan kaldırılmasına hükmetti. Böylece aynı yerel mahkeme tarafından aynı konuda verilmiş aynı karar Yargıtay'da iki farklı daireye düşünce birbiri ile tamamen zıt iki farklı sonuç çıktı. Davacıların avukatı Selva Özkarakoç, ortaya çıkan garipliği müvekkillerine izah etmekte zorlandığını belirterek, "Hukuk yolu tükendiğinden kararın düzeltilme şansı da kalmadı" diye konuştu.