Kültür Sanat Servisi
Türkiye'nin en kıdemli sahaflarından olan Turan M. Türkmenoğlu, Bâbıâli Sohbetleri'nde "Sahaflar Çarşısı'nın hikâyesi"ni anlattı. Sahaflığın değeri ve bugünkü durumunu dile getiren Türkmenoğlu, sahaflığın aynı zamanda bir ilim ve kültür işi olduğunu söyledi.
ESKADER'in düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri"nde Sahaflar Çarşısı'nın en kıdemli isimlerinden Turan M. Türkmenoğlu, Cağaloğlu'nda Timaş Kitapkahve'de kitapseverlere "Sahaflar Çarşısı'nın Hikâyesi"ni anlattı. Sahaflar Çarşısı'nın önce Kapalıçarşı'da daha sonra Beyazıt'ta kurulduğunu anlatan Turan Türkmenoğlu, Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde burada 115 sahaf olduğunu yazıyor." dedi. Çarşının tarihçesinden uzun uzadıya bahseden Türkmenoğlu, 1945 yangınından sonra bir çok yazma eserin yandığını belirterek, şöyle dedi: "O yangından sonra sahaflara ilgi azaldı. Çarşıyı dolduracak sahaf bile bulunamıyor. İstanbul'da evler artık küçük yapıldığı için kitaplara yer bulunamıyor ve elden çıkarılıyor."
Geçmişte Sahaflar Çarşısı'nın âlimlerin, şairlerin, yazarların, sanatkârların uğrak yeri olduğunu ifade eden Türkmenoğlu, bugün için artık sahafların sayısının çok azaldığını ve genelde ders kitapları ve kırtasiye satıldığını, buna da çok üzüldüğünü söyledi. Geçmişte çarşının müdavimleri arasında önemli  şahsiyetlerin olduğunu kaydeden Türkmenoğlu, "Üniversite hocaları çok sık gelirdi. Bilhassa edebiyat, tarih, hukuk gibi sosyal bölümlerin hocaları üniversiteden çıkar çıkmaz çarşıya gelir ve kitap seçerlerdi." dedi.
Sahaflar Çarşısı'nda geçmiş yıllarda bir sahaf terbiyesinden söz edildiğine dikkat çeken Türkmenoğlu, "Bugün tabii o terbiye de kalmadı. Yeni dükkân açanlar, ustalardan istifade etmeyi düşünmüyor. Hâlbuki bu sanat da diğer zenaatlar gibi usta çırak münasebetiyle gelişilir, ilerler." şeklinde düşüncelerini ifade etti.
BOHÇACI KİTAPÇILAR
Çocukluğu çarşıda geçen, babası ve dedesi de sahaf olan Turan M. Türkmenoğlu, eskiden 'bohçacı' ve 'koltukçu' tabir edilen kişilerin olduğunu ifade ederek, "Bunlar kitapları esnaftan ucuza alıp saraylara, konaklara gidiyorlar ve biraz da yüksek fiyatla satıyorlarmış." dedi. Adı çarşı ile özdeşmiş olan sahaflardan da sık sık bahseden ve onlardan hâtıralar nakleden Turan M. Türkmenoğlu, "Sahafların kendi aralarında konuştuğu ve 'argo' zannedilen bir dili vardır. İki sahaf kendi arasında konuşurken, müşteri bunu anlayamaz. Bu genelde kitabın değeri veya değersizliği hakkındadır." diyerek bilinmeyen bazı hususları da ifade etti.