İrfan Özfatura - irfan.ozfatura@tg.com.tr

 

Hya Hanedanı, Şang Hanedanı, Çov Hanedanı…    
Çen, Sung, Vey, Ki, Suy, Tang, Hou, Şu, Nan, Han, Yuan ve Ming Hanedanları…
Evet Çin tarihinde hanedanların hüküm sürdüğünü görüyoruz birbiri ardınca. 
Ancak bazı aileler de aralarında ittifaklar yapar, ne bileyim ticari işbirliğine gider, çocuklarını evlendirir, güç kazanırlar. İçlerinden büyük çiftçiler, zengin tacirler, devlet adamları çıkar. Bir zümre palazlandıysa korkun, iktidara talip olacaktır o hızla. 
Hiçbir imparator “bunca yıl biz yönettik, buyurun biraz da siz oturun” demez. En ufak şüphede silaha sarılır, saltanatını sallantıya bırakmaz. 
Peki bir grubun iktidarı ele alması ne şekilde mümkün olabilir? Ya kızlarını imparatora zevce verecek, ya da kâhya, muhafız, haremağası şeklinde sızacaktırlar saraya. Ufak ufak komutanlıkları ele geçirecek ve fırsatını bulunca…

DEVLET BAŞTAN IRAK MI?
Çin’de uyanık imparatorlar güçlü aileleri birbirine kırdırır işlerine bakar. Saflar ise onun bunun elinde oyuncak olurlar. Ki başka aileler tarafından bertaraf edilen hanedan sayısı hiç de az değildir aslında. Han sülâlesi gibi mesela. 
İmparator Yüan-ti, Wang ailesi mensuplarından Wang Zhengjun ile evlenmiştir. Yenge hanım kocasını hoş tutar, kardeşlerini de korur kollar, önlerini açar. Bilhassa yeğeni Wang Mang halasının bir tanesidir, babasını küçük yaşta kaybetmiştir zira. 
Wang Mang Konfüçyüs mekteplerinde hayli dirsek çürütmüştür, bilgelik yolunda ter dökmüştür yıllarca. Siz gülüp geçebilirsiniz ama bu Oxford’da lisans, Harvard’da mastır mânâsına gelir, hatta Sorbon’da doktora. 
Eh, Başkomutan Wang Feng’in de yeğenidir ayrıca. Adam hastalandığında başucundan ayrılmamış aferin dedirtmiştir eşrafa. Ve bu hal ve gidiş onu maiyet memuru yapar genç yaşta. 
DAYIN VARSA
Chengdu yöneticisi Wang Shang ise dayısı olur. Onun ricası ile Xindu markizliğine atanır. Mütevazı görünür, hediyeler dağıtır halka. Sevilen bir isimdir adım adım sokulur saraya. 
İmparator Yüan-ti’nin çocuğu olmamıştır, bu yüzden ölünce tahta yeğenlerinden Ai-Ti çıkar (M. Ö. 6-1). Bu dönemde Wang Mang’in gücü iyice artar. 
Ai-Ti de genç yaşta ölür, Wang Mang onun 8 yaşındaki oğlu P’ing- Ti’yi imparator ilan eder, kendisi de naipliğini yapar. Bakın şu işe ki P’ing-Ti de ansızın hastalanır ve gözlerini hayata yumar. Bu defa Ju-Tsı-Ying’i tahta oturturlar ki (M. S. 6-8) haşmetlileri bir yaşındadır daha! 
Wang Mang’in dişe dokunur rakibi kalmamıştır. İşi kuralına göre oynar, rahipleri büyücüleri kullanır, gökten emirler geldiğini söyletir halka. Buna göre Çinliler Wang Mang’in sancağı altında toplanmalıdırlar. 
Kendisi ilgisiz gibi durur “eh madem ısrar ettiniz uyalım” modunda. Lütfedip imparator olur hesapta. 
Evet dizginleri ele geçirmiştir. Şimdi sıra gelir icraata. 
İlk işi köle kullanımını yasaklamak olur. “Yok öyle kölelik, uşaklık” der ve ekler “bütün köleler devletin malıdır bundan sonra!” 

EVDEKİ HESAP
Ardından büyük arazilere el koyar, topraksızlara üç beş evlek tarla verir, gönüllerini yapar. Göller ve meralar tabii ki devletindir, ağını atan, otunu yolan bedelini ödesindir kasaya.
Ve yağ, un, tuz, demir, pirinç, sarımsak gibi hayati malları tekelinde toplar. Ona göre hadise basittir, “parayı tutan, oturur koltuğa!”
Wang Mang tedavüle yeni sikkeler sürer, maliyeyi sıkı tutar. Halka faizle kredi verir sonra. Yok eğer birileri tefecilik yapacaksa onu da bırakmaz elin oğluna.
Bu arada “istikraz büroları” açar. Güya fiyatı düşen mahsulü değerinden alacak, zamanı gelince sürecektir piyasaya. Gelgelelim akçeli işler şaibelidir, mührü tutan kendine yontar. 
Wang Mang hanedan mensuplarından çekinmektedir hala, ani bin kararla alayının asaletini iptal eder, sade vatandaş yapar. Öyle ya n’olur n’olmaz.
BULANIK SUDA 
Bunlar alışıldık şeyler değildir, aksaklıklar başlar. Bahşiş, rüşvet, yayılır, ayırmalar, kayırmalar… 
Wang Mang bakar vaziyet vahim, ani bir kararla Hunlar’a savaş açar. 
Hunlar da şaşkındır, bir elçi gönderir, maksadını sorarlar. “Nerden icap etti şimdi? Hayrola?” 
Wang Mang’in adamları elçiye hakaret eder, adeta yara kaşırlar. Eğer kanlı bir didişme başlarsa millet derdine yanacak, iktidarın meşruiyetini sorgulamak gelmeyecektir akıllarına. Karıştır ki kalkışmasınlar, yoksa huzur batar halka. 
Ama beklenmedik bir şey olur Türkistan Wang Mang’in muazzam ordularına rağmen Çin hâkimiyetinden çıkar. Hiç yoktan iş alır başına. 
ERROR! SİSTEM İFLAS
 Wang Mang devrimciliğin kolay olmadığını neden sonra anlar. Yaptığı reformlardan tek tek caysa da halkın öfkesi durulmaz, isyan yayılır dalga dalga (M. S. 18). Asiler aşikare dolanmaktadır ortalıkta. Kaşlarını kırmızıya boyar, kendilerini saklama ihtiyacı duymazlar. 
Eski çiftlik sahipleri yangına körükle koşmaktadır, köylüleri de teşkilâtlandırır ve hayli tesirli olurlar. Kargaşa büyür ve maksadını aşar. Sadece hükümdar yakınları değil, sıradan memurlar bile saldırıya uğrar, adamlar adım adım merkeze yaklaşırlar. Peki Wang Mang’ın muhafızları? 
Ne yazık ki gider ihtilalcilere katılırlar. Yağma, askerlikten daha fazla kazandırmaktadır zira. 
Hunlar istese o dönem Çin’i dağıtabilir ama Tanhu itidal ile hareket eder, fırsattan istifadeye kalkmaz. 
Bu arada Han Sülalesinin halefleri de ortaya çıkar, sağda solda “gaspçı Wang Mang’den hesap soracağız” diye haykırırlar. Etraflarına ucuz adamlar toplar, asayişin çivisini çıkarırlar. 
TARİH TEKERRÜRDEN... 
 Dostları Wang O ve Dong Zhong yaklaşan felaketi fark eder, Wang Mang’i kenara çeker, tahttan feragate çağırırlar. Lâkin iknaı gayri kabildir, adını bile andırmaz, darılır, kırılır arkadaşlarına. 
Neticede Prens Liu Hsiu, hükümet merkezini zapt eder, çember daralmaktadır an be an. 
Wang Mang kendini kutsal mı sanır bilmiyoruz ama basit insanlar gibi kılıçla öldürülebileceğine inanmaz. Fırsat olmasına rağmen kaçmaz, atlas kaftanını kuşanır, saçını sakalını tarar. Sakin sakin isyancıları bekler taht odasında. 
Yaşlı bilgeler gibi kitap okumaktadır güya, şamdanın gölgeli ışığı, buhurdanda dumanlanan ıtırlar, sesine eko veren yüksek duvarlar. Artık, mistik bir hava için ne gerekiyorsa... 
Gelenleri veciz sözlerle durduracak, güçlü hitabeti ile peşine takacaktır hatta. 
Peki öyle mi olur?
Nerdeee? İlk giren kafasını koparır, mızrağına takar. (M. S. 22). Kesik başı 200 yıl hazinede muhafaza edilir, ibret olur maceracılara.
Çin böyle bir kargaşa yaşamamıştır, sükunetin tesisi zaman alır. Muhtelif prenslere bağlı fırkalar, hem kendi aralarında, hem de kırmızı kaşlılara karşı savaşırlar. Nihayet Liu Hsiu rakiplerini alt eder ve “İkinci Han Sülâlesinin Birinci İmparatoru” olarak tahta çıkar (M. S. 25-57).