Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cuma namazı çıkışında gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Erdoğan son yaşanan gelişmelerin yanı sıra seçim sürecini ve silahlı saldırıya uğrayan Murat Sancak hakkında da konuştu.


Saldırı sonrası hemen Murat Sancak ve Ethem Sancakla görüştüğünü belirten Erdoğan şöyle konuştu:


Dün kendilerini aradım hepsi ile görüştüm. Murat Bey ve Ethem Bey ile görüştüm. Bu ülkede fikir hürriyetinden özgürlüklerden bahsedenlerin aslında özgürlüklere tahammül edemeyişlerin en güzel örneğidir. Burada Murat Bey'e yapılan saldırı bir şeyi gösteriyor. Malum bölücü terör örgütünden gücünü alan partiler de özgürlük diyorlar ama biz hiç özgürlük onlarda görmedik. Eğer özgürlüğü savunacak olsaydı sandık başlarında özgürlüğü sağlarlardı. Muhtarlar tehdit ediliyor. Bakın benim son muhtarlar toplantıma 90 tane muhtar gelemedi. 300 kadar muhtarla toplantımızı yaptık. Buna karşı tedbirler ayrıca alınıyor. Ben burada tabi Murat Bey'e öncelikle çok çok geçmiş olsun diyorum. Arabadi korumaya şoföre geçmiş olsun diyorum. Böyle bir saldırıdan kurtulmak ta manidardır. Zaten tehdit alıyorlardı. Zaten Star Grubu biliyorsunuz o olaydan sonra biz sizin peşinizi bırakmayacağız diyorlardı. Ethem Bey ile de görüştüğümde onlar da söyledi. Onlar da bir şeye inanıyorlar. Biz inandığımız yolda kararlı bir şekilde devam edeceğiz diyorlar. Bu şehit olan kardeşlerimizin canları bizden daha değerli dediler bu çok daha önemli.


Terör eylemleriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Erdoğan terör eylemlerinin arkasında içerden ve dışardan egemen güçlerin olduğunu, bu eylemler karşısında da pek çok siyasetçinin sessiz kaldığını kaydetti.


İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satırbaşları;


MİLLET ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMAK ZORUNDADIR


Öldürülenler kürt vatandaşlarımızdır ama öldürenler de kürttür ve bu manidardır. Bölücü terör örgütünü arkasına alan bir siyasi partinin eşbaşkanı. Yine bazı egemen güçler ama medyada ama sermaye çevrelerinde çok ciddi destekler verdiler. Alladılar pulladılar zaman geldi eline saz verdiler ve bu ülkede farklı bir sürece gidildi. 15 Yaşındaki Yasin Börü şehit edildi. Bu süreçte bunları yaşadık. Buna pek çok siyasilerimiz sessiz kaldı. Arkadan 7 Haziran'ı yaşadık. Ama ne yazık ki bu süreç parlamentoda devam etmedi tam aksine çok daha aşırı bir şekilde şiddet tırmandı. Şiddetin tırmandırılmasından da öte bölücü terör örgütü çok daha farklı içerden dışardan ülkemizi bölme gayreti içerisine girdiler. Şu anda gelinen nokta bugüne kadar sabır sabır sabır. Ben bunu söylemek zorunda kaldım ve çözüm süreci artık buz dolabına konmuştur dedim. Millet üzerine düşen görevi yapmak zorundadır. TSK başta olmak üzere emniyet teşkilatımız hep birlikte burada elimizden ne geliyorsa buun sonuna kadar yapmakta kararlıyız. Artık burada taviz veremeyiz.


ONLAR TAM MANASIYLA ÜLKEYİ BÖLMEK İSTİYORLAR


Halkımız kendi içindeki bu bölücü terör örgütü mensuplarını da ayıklamak zorundadır. Gerekirse bunları güvenlik güçlerine haber vermek zorundadır. Kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Yatırımlar yapılıyor bunları yakanlar ortada. Bir şantiyede 30 makina yakılıyor. Bu yapılanlar kim için onlar için. Bunların bir defa benim Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlarımın derdiyle dertlenme gibi bir işleri yok. Onların tek derdi bu ülkeyi nasıl karıştırırız, nasıl böleriz. Tam manasıyla bölücüdürler, kendilerini gizliyorlar ve malesef bu ülkede bu ülkenin evlatlarını da birbirine düşürmenin gayreti içindedirler. Biz de yapılan operasyonlarla adımları atıyoruz.


TARİH ŞEHİTLERİMİZİ HAYIRLA YAD EDECEKTİR


Yeri geliyor canımız çok yanıyor. Ben şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bu mücadele esnasında bunların olabileceğini zaten ben inanıyorum ki TSK'daki tüm kardeşlerim evlatlarımız biliyor emniyet teşkilatında olan tüm kardeşlerim de biliyor. Bu işten Allah'ın izniyle zaferle çıkacağız ve bu şehitlerimiz tarih boyunca hayırla yad edilecektir. Şairin ifadesiyle Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Bu topraklar şehit kanlarıyla yoğrulmuştur bundan sonra da aynı şekilde yoğrulmaya devam edecek. Bizim askerimizin de polisimizin de hepsinin bir amacı gayesi vardır. O amaç da bu ülkenin huzuru, bütünlüğü, refahıdır. Köşelerinden yaptıkları tahribatla yazdıkları yazılarla bu milletin birliğini bozmaya gayret edenlerde bilsin ki bu millet onları lanetliyor ve lanetleyecektir.


ZAMAN KAYBETMEYE GEREK YOK


Şu anda seçim sürecine giriyoruz. Cumhurbaşkanının yetkileri bellidir. Televizyonda bir çok şeyler konuşuluyor. Bu yetki alanlarımı da sonuna kadar kullanmak zorundayım. Zaman kaybetmenin peşinde olmadım olmayacağım. En fazla milletvekiline sahip siyasi partinin genel başkanına görevi verdim. İki siyasi parti ile ciddi süreç geçirdiler. Netice alındı mı alınmadı. Şimdi ana muhalefet partisine yetki verilmeli. Tamam da bunlar zaten görüştüler. Ana muhalefet partisi Beştepe'ye gitmem diyeni oraya neden çağırayım ki? Zaman kaybetmeye gerek var mı yok. Cumhurbaşkanı ülkeyi seçime götürebilir mi Anayasa'ya göre götürebilir. Öyleyse şu anda Cumhurbaşkanı olarak zaten Pazartesi 45 gün doluyor. Ben tekrar Meclis Başkanı'm ile görüşüp ondan sonra da ülkemizi bir erken seçime götüreceğiz. Erken seçime götürürken de burada önemli olan bir şey de var. Kimi görevlendirirsem o kişi de burada parlamento içinden de parlamento dışından da kabineyi oluşturur ve biz de bu kabineyle seçime gideriz. Şu anki süreç budur. TSK'mız, polisimiz tedbirlerini almakta. YSK atılması gereken adımları attı. Biliyorsunuz seçimle ilgili şu anda açıklandı açıklanıyor. Bu süreçte de kim önseçim yapacaksa bu hazırlıklarını yapacak ve ona göre de açıklanan tarih bellidir. 1 Kasım'da da inşallah tekrar seçimi yaşayacaktır. Tekrar şehitlerimize rahmet diliyorum.