BBP İstanbul 3. Bölge Millletvekili Adayı Taner Çakıl adaylıktan çekildiğini açıkladı. 4 Nisan 1997 tarihinde Alparslan Türkeş'in vefatının ardından yaşanan filmin senaryosunun aynısını BBP ve Alperen Ocaklarında da yaşamaya başladığını belirten Çakıl, "BBP'nin yeni sahipleri, duygusal fırsatı kaçırmayacak şekilde Muhsin Yazıcıoğlu'nun üzerinden bir siyaset geliştirerek çalışmalarına hız verdi" dedi.
Çakıl adaylıktan çekildiğini yaptığı yazılı bir açıklama ile duyurdu. Çakıl'ın açıklamaları şöyle:
BİZ NE YAPTIYSAK YAZICIOĞLU İÇİN YAPTIK
Biz ne yaptıysak Yazıcıoğlu için yaptığımıza kendimizi inandırmaya çalışsak da olmadı dayanamadık ve ilk yapmamız gereken kendi bağlı bulunduğumuz BBP İstanbul İl Teşkilatının hatalarına tepki göstermekti ve öyle de yaptık. Mevcut Genel Merkezin de Desteklediği yönetime alternatif bir adayı destekleyeceğimizi beyan edince, İstanbul'un belkide Türkiye'nin en samimi Teşkilatı olan BBP Küçükçekmece Teşkilatının Başında bulunan Mustafa Er Başkanımızı bir gece gelip görevden aldılar. Biz de yönetim olarak hep birlikte istifa ettik.
OPARESYONLARIN ARDI ARKASI KESİLMEDİ
Ardından BBP'nin yeni sahipleri kendilerine itaat edecek kadroları, Teşkilatlardaki samimi dava adamlarının yerine koymaya başladılar. Bu operasyonlarda canımı en çok yakanlardan biri de Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Mustafa Kayatuzu'nun da görevden alınmasıydı. O günden sonra MHP ve Ülkü Ocaklarından farksız operasyonların ardı arkası kesilmedi.
KÜSTÜRMEYE BAŞLADIRLAR
Gerçek dava adamları MHP de Eski Ülkücüler, BBP de hayinler ismiyle anılmaya başlamıştı. Teşkilatın yeni mensupları zaman zaman kaba kuvvet kullanmak suretiyle, bu teşkilatın gerçek sahiplerini sindirmeye ve küstürmeye başlamıştı. Devşirme kadrolar ve bilinçsiz dava adamları ile teşkilatı ele geçiren zihniyet, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hiçbir zaman yanaşmadığı ve hiçbir zaman bulaşmadığı ilişkilere meyil verince anladım ki koltuk gerçekten yumuşakmış.
HAİN DÜŞÜNCELERE SESSİZ KALAMAZDIM
Bu gidişe bir dur demek lazımdı! Asıl bu hain düşüncelere ve bir davanın kirletilmesine sessiz kalmak bir ihanetti. Sessiz kalamazdım.
7 Haziran Seçimlerine yüzde 3 Maddi Destek barajını aşmak amacıyla Saadet Partisi İle otak girerek başarısız sonuç alan yönetime tepki olarak 27 Haziran 2015 de Sosyal medyadan da paylaştığım üzere BBP'nin yönetimine talip bir oluşum ve kadrolaşmadan bahsettim. Genç kardeşlerime çağrılarda bulundum. Sağolsun tüm dostlarım bu projeye teveccüh gösterdi.
Partiler ne tek başına nede Koalisyon ile Hükümeti kuramayınca, 1 kasım seçimleri gündeme geldi. Bende bir dost meclisinde sohbet ederken bir abimin bana aday ol demesiyle güldüğümü hatırlıyorum. Sonra düşündüm evet bu sayede iki şeyi görecektim.
BBP Teşkilatlarının hafızasının zafiyetini deşifre edbilir.Evet 1 Kasım 2015 seçimleri için BBP İstanbul 3. Bölge Millet Vekili Adayı oldum. Böylece Teşkilatın istihbarat zafiyetini onaylamış oldum. İkinci amacıma bugün ulaşacağım Allah'ın izniyle... (Yenişafak)